İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Toplumda kadın,


Geçtiğimiz ayın ortalarında 14 Şubatta sevgililer günü tüm dünya ile birlikte ülkemizde de kutladı. Sevgililer günü bir cins ayrımı ile anılmasa da genel itibari ile kadınlara ithaf edilen kadının öne çıktığı bir kutlama. Şimdi 8 Mart dünya kadınlar günü geliyor iki ay sonra yine kadınlara özel atfedilen Anneler gününü tüm dünya ile birlikte millet olarak kutlayacağız.

Bir güne sığdırılan sevgi, saygı ve hürmet gösterisi büyük/ küçük hediyeler ertesi gün normal yaşantıya dönülecek. Erkek aynı erkek kadın aynı kadın olarak yaşamına devam edecek. Hatta birçok kişi için bu günlerin diğer günlerden farkı dahi olmadan normal yaşantılarına devam edecekler.

Tabanında rant yatan bu özel günlerin bizi ilgilendiren tarafı manevi yönü. Bir günlüğüne de olsa bazı değerleri hatırlamak.  Bu günler vasıtası ile toplumumuzun kanayan yaralarına parmak basmak için bir vesile oluyor. Gönül istiyor ki çabamız yazıp çizmemizde ondandır. Bu vesile ile durup biraz düşünebilir miyiz,  hatalarımızı görüp kendimize biraz çeki düzen verebilir miyiz?  Özeti insan olmamızın ve insan olmanın gerektirdiklerini idrak ve tatbik edebilir miyiz önemli olan budur.

Çünkü aslolan insan olmayı ve yaratılış gayesini hakkı ile idrak edebilmektir. Kamil insan olmayı ve insan olabilmenin gereğini yerine getirmeden, kısacası kendimizi tanımadan bir başkasını tanımak ve anlayabilmek ne kadar mümkün olabilir.

Bu nedenle bugün toplumda kadının yerini kısaca anlatmaya çalışmak sureti ile bir katkı sağlamaya çalışacağız.

Allah?u Teala (c.c.), varlıkların en şereflisi olan insanı, bir erkek ve bir dişiden yaratmış,(Zariyat:49) her birini de farklı fizyolojik ve psikolojik yapıyla donatmıştır. İslam?da kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının konumu erkekten farklı değildir. Nitekim ilim elde etmek erkek ve kadına farz kılınmıştır. İbadetlerin yerine getirilmesinde, yasaklardan kaçınılmasında, takva sahibi olmakta, ahlaki ilkeleri benimsemekte cinsler arasında hiçbir farklılık yoktur. Bununla beraber, kadınlar hakkında ibadetlere ve muamelata ilişkin bazı özel düzenlemelerin bulunması, bir cinsin üstün tutulması veya ikinci derecede kabul edilmesi anlamında değildir.   Bu düzenlemeler, cinsin fizyolojik yapı ve fıtri özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Kadınların geçmişte ve günümüzde gerek ailede gerekse toplumsal yapıda her zaman hak ettikleri saygı ve değeri gördükleri söylenemez. Öyle ki insanlık tarihinde kadının insan olup olmadığı tartışılacak kadar insanlıktan uzaklaşılmış hatta o, namusa leke süren bir varlık olarak düşünülmüş ve hayat hakkı hiçe sayılarak kumlara gömülecek derecede vahşi muamelelere maruz kalmıştır. Üzülerek belirtelim ki, günümüzde de boyut ve biçimi farklı olsa da benzeri uygulamalara şahit olmaktayız.

İnsanlık, bilhassa kadın hakları konusunda büyük bir imtihan ile karşı karşıyadır. Dünyanın hala pek çok yerinde kadınlar; akıl almaz, vicdanlara sığdırılamaz baskı, şiddet ve zorbalıklara maruz kalmaktadır. Öteden beri kadınlarımıza ve kız çocuklarımıza yönelik baskı, şiddet ve aşağılamanın arkasında cehalet, kaba kuvvet ve kadın algısına dair bir takım yanlış ve köhne görüş ve düşünceler yatmaktadır. Aslında bütün bunlar cahiliye devrinin anlayış ve düşünceleridir.

Şiddet, baskı ve aşağılama hayatın hangi alanında ve kime karşı olursa olsun büyük bir zulümdür ve suçtur. Bu muamelelere maruz kalan kadın, aslında eşimiz, kızımız, yaratılışımızda hatta hayatımız boyunca ilk sığınağımız, anamızdır.

Oysa kadınlar Peygamberimiz (s.a.s.) veda hutbesinde de buyurduğu üzere bizlere birer emanettir. ?Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız. Onların namus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.?İslam?da kız evlat ile erkek evlat arasında hiçbir farkın bulunmadığı ifade edilmiş, kız çocuklarının hor görülmesi de kesinlikle yasaklamıştır.

Gün geçmesin ki Televizyonda ve gazetelerde kadına yönelik şiddet olaylarından Aile içi şiddet, taciz, tecavüz, saldırı vb. tehditlere maruz kalan kadınlardan bahsedilmesin. Yazmaya kalksak makale değil yazı dizisi olur.

İnsanları bir erkek ve kadından yaratan Allah CC. ?İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, Allah?ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.? (Rûm:21) ayeti,  Eşlerimizle bizler arasında sevgi ve rahmetin ilahi lütuf olduğunu bize bildirirken Unutmayalım ki, onlar bize, biz de onlara Allah?ın birer emanetiyiz.

Bir başkasına sevgi saygı ve tahammülü olmayan insanın kendisine de saygısı olmayacağı gibi toplum içerisinde de itibar görmesi mümkün değildir.

Koca Yunusun veciz bir sözü ile noktalamak istiyorum. ?Yaratılanı severim Yaratandan ötürü.?

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

Araştırmacı-Yazar

07.03.2014/adanapost.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.