İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Bahçeli’nin eken seçim çıkışına şaşırdık mı?

DSP-ANAP ile birlikte 57. Hükümetin koalisyon ortağı iken, seçime bir yıla yakın bir süre varken. 7 Temmuz 2002’de “11. Kocayayla Türkmen Kurultayı”nda, 3 Kasım 2002 tarihinde erken seçim yapılmasını isteyen, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan erken seçimde, 9.62 oy alarak barajı aşamayan, meclise giremeyen MHP lideri Devlet Bahçeli,  AKP’ye iktidar yolunu açan kişi olmuştu.

AKP iktidarının her sıkıştığı döneminde stepne olan Bahçeli, 15 Temmuz vakası sonrasında ülke gündemi FETÖ ve PKK terör örgütü ile mücadele ile yoğun bir meşguliyet içerisinde iken yine gündemi değiştirecek bir çıkış yapmış;

11 Ekim 2016 TBMM grup toplantısında “Ya Erdoğan Anayasa’nın öngördüğü Cumhurbaşkanlığı yetkilerine çekilsin, yâda getirin Başkanlık sistemini Meclis’e oylayalım” diyerek, rafa kaldırılmış, hayali ile yanıp tutuşan, Erdoğan’ın dahi, gündeminde olmayan, “Başkanlık sistemi”’ni gündeme getirmiş. İktidarın iştahını kabartarak, AKP’nin hazırladığı isim değiştirilerek benimsetilmeye çalışılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” (Yarı Başkanlık) tasarısı meclise dayatılarak referanduma götürülmüştü.

2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda, “Anayasa Mahkemesi’nin 367 Kararı” ile AKP krize girdiği bir süreçte ortaya çıkarak Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rüyasını süsleyen başkanlık hayalinin önünü açarak, AKP ve Erdoğan adına bir görevi daha ifa etmiş oluyordu.

 

Bahçeli yine tarih vererek, erken seçim istedi;

Salı günkü TBMM, MHP grup toplantısında bir kez daha erken seçim isteyen Bahçeli, “Türkiye seçim için 2019’u bekleyemez. Erken seçim şarttır. Tarihi’de 26 Ağustos 2018 olmalıdır” “Türkiye’nin 3 Kasım 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 3 Kasım 2019’a kadar ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır. Ülkemizin Cumhurbaşkanlığı sistemine acilen geçmesi acil hal almıştır.” Diyerek yine tarihini de vererek erken seçim istedi.

Muhalefet partisi olarak “Muhalefete karşı muhalefet” olma gibi siyasete yeni bir kavram getiren CHP’yi kendine hedef alıp rakip gören MHP lideri Devlet Bahçeli. Erken seçim talebi ile birlikte “Söz milletindir, karar milletindir, gelecek milletindir, tercih büyük Türk milletine aittir”  diyerek muhalefete hodri meydan çekti.

Bahçeli’nin erken seçim talebinden birkaç dakika sonra partisinin grup toplantısında AKP’li Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan 3 kez seçimlerin 2019’da yapılacağına dair vurgu yaparak adeta mesaj verdi.

AKP tarafından yankı bulan Bahçeli’nin erken seçim teklifi için Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Bahçeli ile görüşme yaptıktan sora açıklama yapacağını söylerken muhalefetten de erken seçim için “Biz hazırız” açıklamaları arda arda geldi.

 

Bahçeli’nin erken seçim talebi endişe mi? sabırsızlık mı?;

8 Ocak 2018’de sürpriz(!) bir çıkış yapan Bahçeli, 2019’da Cumhurbaşkanı adayı göstermeyeceklerini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıklamış ve ardından AKP ile MHP’nin birlikteliğini resmileştiren, adına “Cumhur ittifakı” denilen birlik çalışmalarının ve gerçekleşmesini sağlamıştı.

Peki, Bahçeli’nin durup dururken erken seçim istemesinin ardında yatan nedir?

Bahçeli, “Türkiye’nin 3 Kasım 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 3 Kasım 2019’a kadar ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır.” Diyerek neyi kastetmektedir?

Yapılan anketlerde “Cumhur ittifakı”’nın hala yüzde 50’yi bulmamasından, muhalefetin “Cumhur ittifakı”’na karşı daha etkin bir çalışma içerisine girmesi, AKP’nin bazı politikalarının MHP içerisinde yarattığı memnuniyetsizlik. Bütün bu olumsuz gelişmelerin, Kasım 2019’a kadar olan süreçte “Cumhur ittifakı”’nı ayakta tutmasının tehlikeye sokacağı endişesini mi? duymaktadır…

Yâda 7 Haziran 2015 milletvekili seçimi sonrası partisinde yaşanan olaylar sonucunda; MHP’den ihraç ve kopmalar, ardından, ayrılanların Meral Akşener başkanlığında, “İYİ Partiyi” kurması ile birlikte siyasi geleceği muallâkta olan Bahçeli. Her fırsatta stepne olduğu AKP’ye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sarılarak ve AKP ile ittifak yapmayı başarmış. Karşılığında yok deseler de, kendisine başkan yardımcılığı, ekibine birkaç koltuk ve milletvekilliği garantileyen Bahçeli. “Cumhur ittifakı” ile AKP’den elde ettiği koltuğa bir an evvel oturmak için sabırsızlandığından mıdır?

Yoksa Bahçeli, iktidarı elinde bulunduran, iktidarken erken seçimi gündeme getirerek “Bay Kemal’in” eline koz vermek istemeyen Erdoğan’ın, talebinin sözcülüğünü mü yapmaktadır? 

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

18.04.2018/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum