Brexit, yeni "…exit"lerin büyük artçısı mı?

İngiltere, halkın iradesiyle seçilen parlamentosu tarafından kendi yasalarıyla yaşama isteğini Brexit ile ortaya koydu. Avrupa Birliği (AB) ile "adil rekabetin sağlanması, ticari anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği ve balıkçılık" gibi üç zorlu ana konuda belirsizliği aşan Birleşik Krallık, 2016 yılından bu yana devam eden süreci kendine göre başarıyla tamamladı.

İngiltere, AB sultasından kurtuldu ve 47 yıllık birliktelik resmen sona erdi. Bundan sonra taraflar ticaret, seyahat, göç, hukuk, güvenlik ve ilgili diğer konularda 30 Aralık’ta imzalanan serbest ticaret anlaşması kapsamında hareket edecekler.  

Brexit’in Türkiye’yi ilgilendiren tarafı Türkiye - AB ilişkileri ve Ankara Antlaşması’ydı. Sorunların çoğu yılın son haftasında imzalanan Türkiye – İngiltere serbest ticaret anlaşmasıyla çözüldü.

***

Sadede gelirsek, İngiltere’nin Avrupa’dan ayrılmasını dikkatle incelememiz gerektiği görülüyor. Zirâ Avrupa’nın geleceği aslında bu kaygan zeminde yatıyor.

İngiltere’nin Brexit’i gibi gelecekte Avrupa Birliği’nde yeni “…exit”ler çıkabilir mi sorusu; batılı ve Avrupalı siyasi otorite, iş dünyası, ekonomistler, analistler ve akademisyenlerin bugün kendilerine en yüksek tonda sorduğu soru…

Peki ne olmuş da İngiltere, Avrupa’dan ayrılmış… Hangi sebep Birleşik Krallık’ı AB’den koparmış?

Tabii, Batı’yı, Avrupa’yı tanımadan ve anlamadan bu soruyu cevaplamak zor. Geniş çerçeveden bakılırsa batının içine düştüğü tenâkuzlardan gelecekte birçok Brexit’e benzer olayın gerçekleşebileceğine dâir izler, belirtiler bulunabilir.

***

Brexit yani İngiliz halkının AB’ye tavrı İngiliz politizasyonundan başka bir şey değil aslında. Hatta ilgisiz birçok konunun dahi ülkede aşırı şekilde siyasallaştırılması Birleşik Krallık’ı Brexit’e taşıyan nedenlerin başında sayılabilir.

Çünkü Haziran 2016’daki referandumunda yüzde 48’e karşı yüzde 52 ile ayrılma kararı alan İngiliz halkının olayda irade bütünlüğünden ziyade muhalefetten doğan birlikteliğini konuşmak gerekir. Referandumda kullanılan oy dağılımındaki nüfuz ve demografiklik zâten fotoğrafı gösteriyor.

İngiltere bölgesi Birleşik Krallık’ın yüzde 85’ini oluşturuyor. Ayrıca göçmenlerin çoğu da burada. Wales bölgesi ise gelenekçi bir nüfusa sahip. Milliyetçilik yüksek. Referandumda İngiltere ve Wales halkı “AB’den ayrılma”ya oy kullandı. İskoçya ve Kuzey İrlanda’daki seçmenler ise “AB’de kalalım” dedi.

***

Referandum sürecindeki kampanyalar da, ülkede birbirine zıt iki görüşü bir araya getirdiği görülüyor. Meselâ bunlardan biri, emperyal özlemle Britanya’nın dünyadaki yerini yeniden onarmak... Diğeri neo liberalizmle ülkenin yapısal dönüşüme girmesi ve buna karşı duran işçi muhafazakâr sınıfın sürekli zarar görmesinin İngilizliği ve milliyetçilik duygularını kabartması.

İngiltere bölgesinde yaşayan göçmenlerin de çalışan kesim olarak Brexit yönünde oy vermesi, AB’den ayrılışta başarıyı getirdi.

Ülkedeki aydınların dahi son dönemde “Birleşik Krallık’ın Avrupa’ya mı ait, yoksa Atlantik ülkesi mi?” sorgulamaları, sık sık karşılaşılan ekonomik ve dış politika sorunları İngiltere’yi Avrupa’dan koparmaya yetti.

***

Genel görüntü itibarıyla Birleşik Krallık kendini hiçbir zaman Avrupalı görmemiş. Nitekim Birleşik Krallık’ın AB para sistemi euroya geçmemesi ve kendi parası Sterlin’de devam etmesi ülkenin AB’ye olan güvensizliğinin en açık delillerinden biri.

Zâten İngiltere, euronun esneklik, uyumlaşma, işsizlik ve yatırımların finansal piyasalar üzerinde olumlu etkisi olmadığı müddetçe euro kullanmayacağını ve Schengen bölgesi gibi bazı politikaların dışında kalacağını yeri geldiğinde sürekli ifade ediyordu.

Ayrıca İngiltere’nin AB bütçesine katkı veren 3’üncü büyük ülke olmasına karşılık, bütçeden gerekli şekilde istifade edemeyişi de yine ayrılmanın önemli parçalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bu noktada milliyetçilik artışına karşılık ülkede önemli bir nüfus potansiyeli olan göçmenlerin referandumda ayrılık yönünde oy kullanması ekonomik kaygılardan başkası değil.

Dolayısıyla Birleşik Krallık gibi, AB bünyesinde yer alan birçok krallık ve çeşitli milletlerden meydana gelen devletler de bünyelerinde “ayrılığı” bir virüs gibi taşıyor.

analizgazetesi.com.tr / yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar