Ç.Ü. İlahiyat Fakültesinden Kamuoyuna Duyuru


?YÖK Genel Kurulu?ndan geçerek geldiği için mutlaka uygulanması gerekir? diye aşırı bir baskı dayatılan ?Yeni İlahiyat Programı?nın uygulanabilir olmadığı kanaatindeyiz. Çünkü:

1.  Bologna kriterleri arasında yer alan ?uluslar arasılık?, ?uluslar arası açıklık?, ?hayat boyu öğrenme?, ?araştırmaya yöneliklik?, ?öğrenci/öğrenen merkezlilik?, ?hareketlilik? gibi esas ve ilkeler dikkate alınamamıştır. Üniversiteler yapıları itibarıyla evrensel özellik taşırlar. Bu gerçekten hareket edildiğinde, İlahiyat fakültelerinin bu yeni programı evrensellikten öte, yerelliğe ağırlık veren bir yapı sergilemektedir. Bu yapıyla mezun olan bir öğrenci günümüzün küreselleşmiş, iletişimin sınırsız bir hızla aktığı, dinlerin serbestçe yarıştığı, inançların çarpıştığı modern dünyayla boy ölçüşemeyecektir. Bu da içe kapanma ve radikalleşme riskini beraberinde getirecektir.

2.  YÖK Genel Kurulu üniversitelerin özerk olduğu ilkesini ihlal etmiştir. Görev ve yetki aşımı yapmıştır. Ayrıca bu programının hem hazırlanmasında hem de uygulanmasında Fakülte Kurulları ve akademisyenlerin tercihleri görmezden gelinmiştir. Bu durum İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinin yoğun bir aşağılanmışlık duygusu yaşamalarına sebebiyet vermiştir.

3.  Bu yeni program ile Türkiye İslam dünyasına öncülük yapacağı yerde onlardan daha geri bir konuma düşecektir. İlahiyat eğitimini çöküş dönemi medrese eğitiminden ve bugün İslam ülkelerindeki İslam ve şeriat fakültelerinden ayıran hususların başında Felsefe ve Din Bilimleri ile İslam Tarihi ve Sanatları bölümleri gelmektedir. Yeni programda bu husus ihmal edilmiş, görmezden gelinmiştir.

4.  Bu yeni programın getirdiği insan modeli sığ, kalitesiz, dünyaya kapalı, estetik zevkten yoksun, anlamadan inanan, sadece itaat kültürünü önemsemiş, dogmatik ve fanatik dindar tipidir. Bu program uygulandığı takdirde sınırları daralmış, ufku zayıf, yorumlamadan uzak, topyekûn ezberci, entelektüel donamımı kendi gölgesini aşamayan, tarihsel din (İslam) ve dindarlık (Müslümanlık) tecrübemizin incelik ve nezaketinden uzak, dünyadan bî haber, estetik ve edebi duyguları sorunlu, bir şeyleri bilen ama bunları ne yaşantısına geçirebilen ne de paylaşabilen, yaşamaya çalıştığı "dağ başında kırsal İslamı" evrensel İslam zanneden, ahlakı kuru kuruya tanımlayan ama "ahlak eğitimi nasıl yapılır" bilmeyen, "değerler önemlidir" diyen ama duyuşsal alan eğitiminin nasıl yapılacağı konusunda herhangi bir fikri olmayan, görünürde dindar ama içten içe ahlaki sorunlarla boğuşan, engellenmiş ve bastırılmış fikirleriyle hastalıklı bireyler üretme endişesi taşımaktayız.

5.  Yeni İlahiyat Programı mesleki eğitim açısından yetersizdir. 2 kredi/saatlik ?Hitabet ve Mesleki Uygulama? dersi hariç meslek eğitimine yönelik herhangi bir ders mevcut değildir.

6.  YÖK?ün sunduğu Yeni İlahiyat Programı program geliştirme kriterlerine uygun değildir. Program geliştirme belli aşama ve kriterle gerçekleştirilen bilimsel temelli bir olgudur. Hedefler kazanımlar ve amaçlar belirlenmeden program geliştirilemez.

7.  Yeni İlahiyat programındaki teknik hatalar sayılamayacak kadar çoktur: Ayrı hedefleri ve kazanımları olan dersler örneğin, Osmanlı Türkçesi ile Türk İslam Edebiyatı; İslam Sanatları ile Dini Musiki; Kelam ile Mezhepler Tarihi dersleri birleştirilmiştir.

8.  Program pedagojik değildir, I. sınıf öğrencilerine 11 çeşit ders sunulmaktadır. Bologna kriterleri ders çeşitliliğinin azaltılıp ders saatlerinin artırılmasını ön görmektedir.

9.  İlahiyat Fakültesinde Felsefe ve Din Bilimleri Bölümünde Felsefe Tarihi Anabilim Dalı mevcuttur. Ancak Yeni Programda söz konusu anabilim dalının dersi tamamen kaldırılmıştır. Ayrıca ?Psikoloji Giriş? ve ?Sosyolojiye Giriş? gibi öğrencinin ufkunu açıcı genel kültür dersleri de sıfırlanmıştır. Bu durum insanı ve toplumu bilmeyen, anlamayan ilahiyatçıların yetiştirilme riskini beraberinde getirmektedir.

10.  Yeni programda ?ahlak ve değerler eğitimi? hiç yer almamaktadır. Küreselleşen dünyada en temel problemin ahlak ve değer erozyonu olduğu sıklıkla vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu programdan mezun olanlar ister Diyanet teşkilatında isterse Milli Eğitim bünyesinde çalışsın duyuşsal alan eğitimi almadığı için nitelikli eleman konumuna gelemeyeceklerdir. Müfredatta özelde dinimiz İslam?ın, genelde bütün dinlerin özenle ve önemle üzerinde durduğu, dinin nihai hedefi olarak gösterilen evrensel ahlak ilkeleriyle ve İslam ahlakıyla ilgili derslerin yokluğu hayata atılan öğrencilerin bireysel ve toplumsal açıdan ciddi handikaplar yaşamalarına sebebiyet verebilecektir.

11.  Yeni programda ?araştırma ve yöntem? dersi yoktur. Ancak "bitirme ödevi" vardır. Bu da bir dönemle sınırlandırılmıştır. Bu durumda yöntem bilgisi almadan bitirme ödevinin nasıl yapılacağı tartışmalıdır. Ayrıca yöntem dersi sistematik düşünceyi kazandırabilme ve bunu uygulayabilme açısından da yaşamsal öneme sahiptir. Böyle bir dersin olmaması İlahiyat mezunların eleştirel ve sistematik düşünceye sahip olmasından korkuluyor mu, sorusunu beraberinde getirmektedir.

12.  Siyaseten ?Alevi açılımı? yapılmış ancak yeni programa "Alevilik ve Bektaşilik" ile ilgili bir ders konulmamıştır. Üstelik Mezhepler Tarihi dersleri de budanmıştır. Kaldı ki Mezhepler Tarihi dersleri Aleviliğin kökenlerini öğretici olsa da yeterli değildir. Aktüel olarak Aleviliğin müstakil olarak ele alınması gerekir. Şayet bu amaca hizmet eden bir ders olmazsa, yetiştirdiğimiz ilahiyatçıların bu konularda cahil bireyler olarak sıklıkla sorunlar yaşamaya devam edeceği aşikârdır. Son tahlilde önyargıları, ayrımcılıkları, çatışmayı, kavgayı körükleyecek bir ortamın oluşmasından endişe edilmektedir. Zihniyet itibariyle hayatı siyah beyaz olarak algılayan gri tonları göremeyen gençler arasında tahammülsüzlük ve kavga ortamı artacaktır.

 

Son olarak şu hususun da çok önemli olduğu kanaatindeyiz:

YÖK?te Tüm ?İlahiyat? fakültelerinin adlarının ?İslami İlimler? olarak değiştirilme kararı alınmıştır. Bakanlar Kuruluna teklif olarak geleceği bilgisi yine YÖK üyeleri tarafından verilmiştir. Bir kere İlahiyat Fakültesi?nin vizyonu ve misyonu ile ?İslami İlimler Fakültesi?nin vizyonu ve misyonu aynı değildir. Bu arada ?İslami İlimler?in ne kadar üniversal olabileceği ayrıca tartışması gerekir. İslami ilimler ?İslam âlimi? yetiştirir. Ama bu sadece İslam âlimidir. İlahiyat ise hem ?İslam âlimi? hem de ?teolog? yetiştirir. Bu müthiş bir kompozisyondur. Bize hastır. İlahiyatçı gelenek ile moderni, eski ile yeniyi, Doğu ile Batıyı, vahiy ile aklı, din ile ahlakı, din ile sanatı, din ile beşeri bilimleri şahsında mezcedebilmiş kişidir. Aksi halde sadece ve basitçe vaaz edip namaz kıldırabilen, kısmen de Arapça ibare okuyabilen bireyler yetiştireceğiz. Çoğulcu bir yapılanma daha sağlıklı olabilir. Bazı fakültelerin adları ?İlahiyat?, bazılarınki ?İslami İlimler? bazılarının ki ise ?Din Bilimleri? olabilir. İlahiyat fakülteleri şayet İslami ilimlere dönüşürse özellikle ?Felsefe ve Din Bilimleri?nin İslami bir bilim olmadığı gerekçesiyle programdan tamamen çıkarılacağı endişesini yoğun bir şekilde yaşamaktayız.

 

Özetle:

İlahiyat Fakültelerine yönelik yapılan her türlü dayatmaya, baskıya ve akademik olmayan taleplere ?HAYIR!? diyoruz.

 

Öneri:

Bologna kriterlerine, pedagojik, psikolojik ve sosyolojik gelişmelere, program geliştirme ilkelerine uygun bir şekilde yeni bir program geliştirilinceye kadar eski programın devam etmesinin elzem olduğu kanaatindeyiz.

İlahiyat fakültelerinin isimlerinin İslami ilimler olarak değiştirilmesinin baskıyla değil fakülte kurullarına bırakılmasının, çoğulcu bir modelle hareket edilmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.

 

Prof. Dr. Asım Yapıcı

Prof. Dr. Kadir Albayrak

Prof. Dr. Hasan Kayıklık

Prof. Dr. Mustafa Öztürk

Doç. Dr. Fatih Yahya Ayaz

Doç. Dr. Süleyman Dönmez

Doç. Dr. Münir Yıldırım

Doç. Dr. İsmail Şık

Doç. Dr. Muhammet Yılmaz

Doç. Dr. Bekir Tatlı

Doç. Dr. Hayri Kaplan

Doç. Dr. Nuran Öztürk

Yrd. Doç. Dr. İsmail Yürük

Yrd. Doç. Dr. Yusuf Gökalp

Yrd. Doç. Dr. Tuğrul Yürük

Yrd. Doç. Dr. Hasan Akkanat

Yrd. Doç. Dr. Hakan Çoşar

Yrd. Doç. Dr. Hamit Dikmen

Yrd. Doç. Dr Tuna Tunagöz

Öğr. Gör. Mehmet Herkiloğlu

Öğr. Gör. Süleyman Başar

Öğr. Gör. Süleyman Tuna

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.