Selami Kaytancı

Selami Kaytancı

Çağdaş Ebu Cehiller!..:

Çağdaş Ebu Cehiller!..:

Siz bakmayın adının “EBU CEHİL” yani “cehaletin babası” olduğuna. Ona o sıfatı çağdaşı olan Müslümanlar vermişler. O, aslında çağının, döneminin Arap dünyasının en bilginlerinden biri. O, bir Arap dili ve edebiyatı ordinaryüsü… Arap dili ve edebiyatına ondan daha vâkıf kimse yok o dönemde. Şiir panayırlarının baş jürisi…

İyi de, neden peki ona “EBU CEHİL” sıfatı vermişler?!.. İslam’ın getirdiği tevhid akidesine kibir ve gururu, inat ve kini nedeniyle; aslında çok iyi bildiği, anladığı şeyleri sırf bu aşağılık sıfatları yüzünden reddetmesi, kabule yanaşmaması nedeniyle vermişler…

Sosyal medyayı aktif olarak kullananlardansanız, etrafınızda bir yığın çağdaş Ebu Cehiller ile tanışıyor, her gün onlarla didişiyor, boğuşuyorsunuz demektir. Bunların adları da Ahmet’tir, Mehmet’tir, Abdullah’tır, Hüseyin’dir… Ama gerçekte onlar da birer çağdaş Ebu Cehil’dirler!..

Neden mi?!.. Siz bir gerçeği onlarca, yüzlerce delille, örnekle anlatırsınız, anlatırsınız, anlatırsınız… ama, o çağdaş Ebu Cehiller, aslında anlattıklarınızı çok iyi bilmelerine, anlamalarına rağmen, sırf kinlerini dinleri haline getirdikleri, sırf kibir ve gururları, haset ve kıskançlıkları, inat ve kinleri nedeniyle anlamaz, anlamak istemezler…

Gelin şimdi örneklemeye başlayalım… Adamın dilinde bir slogan, bir sakız!... Ha bire çiğniyor, tükürüyor sağa sola!.. “Hırsız Tayyip!..” diyor da başka bir şey demiyor!.. Adama anlatıyorsun!.. Bak kardeşim, 17/25 Aralık öncesinde, devletin bütün kılcal damarları FETÖ tarafından işgal edilmişti. Ordunun, emniyetin, MİT’in yarıdan fazlası; yargının üçte ikisi, maliyenin yarıdan fazlası FETÖ’nün kontrolündeydi.

Bugün için, FETÖ’nün elinde 42.000 kumpas kaseti olduğu söyleniyor. Baykal’ı al aşağı eden, MHP’li milletvekillerini toplum içine çıkamaz duruma düşüren bu alçak FETÖ örgütü, her istediği kişinin yatak odasına böcek yerleştirip kumpas kaseti yapacak imkan ve donanıma sahipti. Nitekim Başbakan’ın ofisine kadar böcek yerleştirdiler, kriptolu telefonları çocuk oyuncağına çevirdiler.

Eğer Recep Tayyip’in toplu iğne başı kadar bir ahlaksızlığını, namussuzluğunu, hırsızlığını tespit etselerdi, gök kubbeyi onun başına yıkarlardı, dünya âleme rezil rüsvay ederler, ipini zevkle çekerlerdi!..

Sen bunu defalarca güzel güzel bir umutla, anlar da hatasından, bir Müslüman’a yaptığı bu bühtandan, iftiradan vazgeçer diye anlatıyorsun, anlatıyorsun, anlatıyorsun… ama biraz sonra adam sana aynı sloganı tekrarlıyor!.. Bir lâ havle çekiyorsun!.. Küfretmemek, hakaret etmemek için dilini ısırıyorsun!.. Bazen umutsuzluğa kapılıyorsun; acaba ben veya biz mastürbasyon mu yapıyoruz, kendimiz çalıp kendimiz mi oynuyoruz, kendi kendimizi mi kandırıyoruz duygusuna kapılıyor bir an her şeyden vazgeçmeye karar veriyorsun. Artık kimseye bir şey anlatmayacağım, yazıp çizmeyeceğim, diyorsun!.. Bir umutsuzluk kaplıyor hücrelerinizi!..

İşte o noktada Allah Rasulü geliyor aklınıza… Allah Rasulü’nün, Ebu Cehil’in, Ebu Leheb’in kapısını en az on kez çaldığını, bıkmadan usanmadan onları Hak’ka davet ettiğini hatırlıyorsun… Ne zor şey şu peygamberlik, diyorsun!.. İnsanlara bir tebliğde bulunmak, bir yanlıştan bir doğruya sevk etmek ne müşkül bir iş diyorsun!..

Allah Rasulü’nün öz amcaları olan bu müşriklerin, peygamber yeğenlerinin ne kadar doğru sözlü, ne kadar güvenilir, ne kadar özü sözü dürüst biri olduğunu herkesten daha iyi bilmelerine rağmen, sırf kibirlerine, gururlarına, inat ve kinlerine yenik düşerek, nasıl cehennemi boyladıklarını düşünüp şaşıp kalıyorsun!..

Sekiz kez halkın karşısına çıkmış, her defasında halkın daha fazla teveccühüne mazhar olarak oylarını kat be kat arttırarak demokratik ortamda seçim kazanmış bir lidere utanmadan, bıkıp usanmadan “DİKTATÖR” diyen bu çağdaş Ebu Cehillere bu anlattıklarınız masal geliyor, kendi etraflarındaki gerçek diktatörleri asla görmüyor ve ağızlarındaki o necasetten sakızı çiğnemeye devam ediyorlar!.. Sırf, kinlerini dinleri haline dönüştürmeleri, sırf inat, kibir ve gururları yüzünden!..

Biliyorum, bu çağdaş Ebu Cehiller, bu yazdıklarımı da kös dinleyecekler!.. Ama olsun, diyorum!.. Bir umut!.. Belki bir iki kişinin kalbine, Allah bir yumuşaklık nasip eder de gerçekleri görmelerine vesile olur. O zaman diyorum, durmak yok, yola devam!..

O zaman devam!.. Şu günlerde iktidar, ülkemizin, milletimizin kırk yıla yakındır başının belası olan PKK terör örgütünü bitirmek için, Kandil’e bir operasyona hazırlanıyor. Bununla ilgili paylaşımlarda bulunuyorsunuz sosyal medyada… Çağdaş Ebu Cehiller hemen atılıyorlar karşınıza!... Ağızlarında yine necasetten bir sakız!.. “16 yıldır bekliyoruz;  elini kolunu bağlayan mı vardı, neden PKK’yı kurutamadılar?!. Vaatle, lafla olmaz bu iş!...” Başka başka necis sakızlar ağızlarında!.. “Habur’da törenle karşıladınız, Oslo’da görüşme yaptınız, Dolmabahçe’de bildiri yayımladınız, Diyarbakır’da Apo’nun mektubunu okudunuz, hendekler kazılırken izlediniz, Suriye’de PKK’ya mevzi açtınız!..”

Yine başlıyorsunuz daha önce tekrar tekrar anlattıklarınız anlatmaya… Yahu kardeşim, evet elini de kolunu da tutan vardı!.. Ordunun, emniyetin, MİT’in içi dışı FETÖ’cü kaynıyordu. İHA’n, SİHA’n, yerli silahın yoktu. Sana paranla bile silah satmıyorlar, sattıklarını da terörde kullandırtmıyorlardı. Ordu, emniyet, MİT içindeki işbirlikçi hainler, ânında PKK’yı haberdar ediyor, uçakların dağa taşa milyon dolarlık bombaları atıp eli boş dönüyordu!.. ABD’si AB’si yardım yağdırıyordu…

PKK ve FETÖ ile BASKA MÜCADELE EDEN VAR MI?!.. Çözüm süreci ile PKK’ya HALK DESTEGI KESILDI… Bu gün dağa çıkış sıfırlandı ise bu, Erdoğan’ın ve çözüm sürecinin başarısıdır... Çözüm süreci yaşanmamış olsaydı, Afrin’e de giremezdik, uluslar arası platformda haklı konuma da geçemezdik, Kürt halkının desteğini de PKK’dan çekip alamazdık!..  

Geçen 16 senede ne yaptı iktidar?!.. Kendi uydumuzu, kendi zırhlı araçlarımızı yaptık. Akıllı füzelerimiz, otomatik tüfeklerimiz, piyade tüfeklerimiz ve bilhassa İHA ve SİHA’larımız yapıldı. Emniyetten, MİT ve TSK’dan paralel yapıya ait unsurlar ayıklandı. Ve devletimizin bu alçak teröristlere bir altın fırsat olarak verdiği çözüm süreci, maalesef PKK tarafından (birilerinin araya girmesiyle) tek yanlı olarak bozuldu...

Temmuz 2014’ten sonra devlet, şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde, içerde ve dışarıda, terör unsurlarıyla mücadeleye girişti. Afrin’i aldık, binlerce teröristi  gebertip etkisiz hale getirdik!.. Münbiç'i almak üzereyiz, Kandil’i yerle bir ediyoruz.. 16 yıl önce bomba patlar diye hiçbir şehirde kalabalık yerlerde gezemiyordunuz; bugün, Diyarbakır  sokaklarında bile rahat rahat gezebiliyorsunuz!..

Peki, iktidar PKK’yla savaşırken muhalefet ne işle meşgul?!.. Milli bir muhalefet, bu durumda hükumete destek çıkmakla mükellef değil mi?!.. Adam demiş ki: “Benim hanım, senin hanımı umumhanede görmüş!..” Karşıdaki de cevap vermiş: “İyi de, senin hanım ne iş yapıyormuş orada?!..”  Şimdi, ağızlarında bu necasetleri sakız yapıp çiğneyenlerin ne yaptıklarına bakıyorsun… Ağızlarında necaset çiğneyen o yaratıklar, “PKK sizi tükürüğüyle boğar!..” diye iktidara kafa tutan, tehdit savuran eli kanlı katil ile kucak kucağa aşna fişne yapıyorlar!.. Bu alçak şerefsizin kapısını türbe gibi ziyaret etmekle meşguller!..

Şer ittifakındaki tüm parti liderlerinin derdi tasası, bu alçak teröristi ve onun köpeklerini hapisten çıkarmak!.. Kılıçtaroğlu, Muharrem, Meral, Karamolla… hepsi de bir yerlerden aldıkları emirle, terörün ve teröristlerin arkasında sıra dağlar gibi duruyorlar!.. Afrin’e karşı çık, Kandil’e karşı çık, OHAL’e karşı çık!.. Hendek kazanlara “arkadaş” de, her evden HDP’ye bir oy iste, CHP milletvekiliyim ama oyumu HDP’ye verdim diye övün, birlikte iyi salladık iktidarı diye kasıl!..

İktidarın, terörü bitirmek için attığı her adımın karşısında diklenen; destek olacakken köstek olan bu yaratıklar, sonra da kalkıp 16 yılda neden bitiremediniz bu terörü, PKK’yı deme âdiliğini gösteriyorlar!..

PKK TERÖRÜNÜN BİTMESİ İÇİN, CHP’NİN BİTMESİ ŞARTTIR!.. İnşallah bu asil, bu şerefli millet, 24 Haziran’da CHP’nin de onun şer ortaklarının da fişini çekecek, işini bitirecektir!..

“E, ben eskiden CHP’ye oy veriyordum; ama şimdi Meral’e vereceğim!..” diyor pişkin pişkin!.. İnek pislemiş, teker de ortasından geçmiş!.. Bir yarısı CHP, diğer yarısı İP!.. Bulaşığı da Saadet!.. Hepsi de aynı şer ittifakı içinde değiller mi?!.. Hepsi de aynı pis düşünceleri savunmuyorlar mı?!.. Aynı mahfillerden yönetilmiyorlar mı?!..

 

Ben sözü, “BAYRAK ŞAİRİ” Merhum Ârif Nihat Asya’ya veriyorum:

Haset gururla savaşta;

Gurur, Kaf Dağı'nda derebeyi..

Onu da yaralarlar kanadından,

Gelse bir şefkat meleği!..

İyiliğin türbesine

Türbedar oldu İYİ!

Diller, sayfalar, satırlar

"Ebu Leheb öldü!.." diyorlar:

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED;

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!..

Ve son sözü bir doktor ağabeyimiz söylüyor: BIRAK BU EBU CEHİLLERİ, İNATLARININ, KİBİR VE GURURLARININ NECASETİNDE BOĞULSUNLAR, TOPUNUN CANI CEHENNEME!..

 

Selami Kaytancı

07.06.2018, Adana

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum