Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Cevap Yeni Türkiye'yi İnşadır

Cevap Yeni Türkiye'yi İnşadır

Cevap Yeni Türkiye'yi İnşadır

15 Temmuz başarısız askeri darbe girişiminin yıldönümünde durup düşünüyoruz. Başımıza gelen bu son felaketi ve sonrasında yaşananları anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Çok büyük bir badire atlatıldı. Ne kadar Allah’a şükretsek azdır.

Geriye dönüp siyasi tarihe bakarsak; müdahalelerin özü, 31 Mart Olayı olarak bilinen, Sultan Abdülhamid’in tahttan indiriliş tarihi olan 13 Nisan 1909’a kadar giderek kavranabilir..

Sultan Abdülhamid’in saltanatta bulunduğu yıllarda İngilizlerin içerideki işbirlikçi güçleri, İttihat Terakki Fırkası, otuz yıl gibi uzun bir dönem muhalefetteydi ve etkisizdi. İngilizler ve yandaşı Batılı devletler, İttihat Terakki iktidarı ile devleti tam olarak etki altına aldılar.

Sultan Abdülhamid’in tahttan indirildiği 13 Nisan 1909’dan itibaren millet olarak Batı’nın darbelerini daha sık, daha şiddetli almaya başladık.

Bugüne kadar bir o devlet darbe yaptı bir bu devlet..

27 Mayıs ve 12 Eylül öldürücü darbelerdi. Öldürücüydü, çünkü yürürlükteki 1961 Anayasası kaldırılıp yerine yeni 12 Eylül Anayasası konuldu ve yeni döneme geçildiği ilan edildi.

15 Temmuz’un ikinci sene-i devriyesi, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmiş olmanın coşkusunu, sevincini yaşadığı günlere denk geldi. Bu iki süreç birbirinin tam tersi süreçler tabi:

15 Temmuz’da başarısız darbe girişiminde bulunan emperyalist irade ile bugün başkanlık sistemini hayata geçiren milli irade tarihsel olarak birbiriyle tam ters, karşıt pozisyonda.

Dünya güçlerini sırt dayamış darbeciler o kadar şımarık, o kadar küstah ve o kadar emindiler ki, halkın korkup sineceğini sanıyorlardı. Önceki darbelerde olduğu gibi bu 15 Temmuz imtihanında da kötülüğü tercih edip namlulara boyu eğeceğine inanıyorlardı.

Bu ülke insanı, önceki darbelerde olduğu gibi yine onurlu bir ölüme karşı şerefsiz bir hayatı tercih edecekti..

Korkaklar gibi evine kapanıp darbe bildirisini merakla ve ürkekçe dinleyerek gereğini yapacağını sanıyorlardı.

Bu kez öyle olmadı:

Recep Tayyip Erdoğan’ın halka direnme çağrısı yapması, her şeyi, kısaca tarihi akışı değiştirdi.

Dünya güçlerinin ve işbirlikçilerinin Türkiye halkına atfedilmiş onursuzluk beklentisinin gerçekleşmemesi ve duyulan derin hayal kırıklığının nedeni, Erdoğan’ın direnişiydi..

Millet de direnen liderinin arkasında sağlam durdu! Ve bela baştan savuldu..

Dünya güçlerinin bir asırdır darbelerle şamar oğlanı haline getirdiği milletimiz hakkındaki kanaati medyaya yansıdığı kadarıyla şöyleydi:

“Türkiye halkı, direnemez!

Zaten aydınların çoğu, eli para tutanlar, ileri gelenleri askerliğini bedelli yapmış..

Karşısında tüfeği, tankı gördüğünde saklanacak delik bile bulamazlar.”

Oysa İslam milletine mensuptu Türkiye halkı, mümindi, Müslümandı, cennetin çağrısını duydu mu koşardı; tarih bu şehadet yürüyüşüne tanıklık ediyordu zaten.

Düşman belliydi.

“Darbe nedir?” sorusunun cevabını çok iyi biliyordu halk.

Millet, emperyalizme karşısında ilk defa içinden çıkardığı bir liderin açıktan direnişini tecrübe ediyordu; millet liderini yalnız bırakamazdı.

15 Temmuz gecesinin sonundan zaferle çıkan milli irade, bugün yeni Türkiye’yi inşa ediyor.

İyi de ediyor. Olması gereken de bu.

Yeni Türkiye’yi, kendi medeniyetimizi inşa hadisesi, millet iradesinin bir tecellisi.

O yüzden sadece şahit olmuyoruz, biz de bu inşa sürecine katılıyoruz! Süreci canla başla sahipleniyoruz ve bu iradenin bir parçası oluyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a daha önce “muhtar bile olamazsın” ya da “seni başkan yaptırmayacağız” diyen, daha önce 27 Nisan, 28 Şubat, 12 Eylül, 12 mart ve 27 Mayıs darbelerini gerçekleştiren emperyalist irade ve işbirlikçileri, bu kez 15 Temmuz’da yine kendinden emin devlete el koyacak ve küstah bir ağızla konuşacaktı.

15 Temmuz kahramanı milletimiz, dünya güçlerine gereken cevabı verip, Erdoğan’ı başkan yaptı. Sıra yeni anayasanın yazılmasında.

15 Temmuz kahramanlarına ve bugün Türkiye’yi yeniden inşa ederek o zaferi taçlandıranlara selam olsun. Şehitlerine yüce Allah’tan rahmet diliyorum.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Yürekli Arşivi