1. YAZARLAR

  2. Selim Elçi

  3. Erdoğan, ?Adana'lı seçmene ?beyinsiz? ? dediler?
Selim Elçi

Selim Elçi

Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan, ?Adana'lı seçmene ?beyinsiz? ? dediler?

A+A-


"Yahû, bu tuzaklarla beşer avlanacak mı?

Yirminci asır akbabalardan da bunak mı?"

M. Akif


Evet. Adana'daki seçmene "beyinsiz" , ?yuvarlak? ve dahi başörtüsünü fantezi ilişkilerinde meta gördüler... diyemedi. Dertlendi, kederlendi, müjdeli haberler verdi? gerisi sizin vicdanınıza kalmış dedi? büyük bir kültür ve düşünce merkezi olan Adanalı ya daha ne desin?


Her gün gazete ve TV ekranlarına yansıyan açıklamalar, görüntüler; bölücüler, laikler ve din tüccarları tarafından, Milli ve manevi değerlere sahip, çağdaş, bilimsel aydınlanmacı mütedeyyin bazı siyasiler Müslümanların dini duygularının nasıl istismar edildiğini, beyinlerini nasıl yıkamak ve nasıl yönlendirmek isteklerini riyakâr ılımlı tavırları göstermektedir ki?


Seçmenler, bu gibi sahtekârlara kanmaz, yine onları sandığın dibine koymaz mı sandılar? hayal görüyorlar?13?ün de ayıkacaklar..


AB, ABD ve Türkiye de bazıları, seçimin son düzlüğünde tüm kurum ve kuruluşlar rengini belli etti.


Ve amelleri ortada, ?Dînüküm dîneriküm tahte kademî? Sizin dininiz dinar o da ayaklarımın altındadır.


İsrail yönetiminin seçim sürecinde sessiz kalması: "AK Parti'nin ekmeğine yağ sürmemek için sessiz kalmayı tercih etmiş." olmasındandır?


Dünyaca tanınmış İngiliz dergisi The Economist, Türkiye temsilcisi ve Habertürk gazetesi yazarı Amberin Zaman yazısına "The Economist de bir ıslık çaldı" başlığını atmış. Bunun tercümesi şu:

"The Economist, 12 Haziran seçimlerinde CHP'nin desteklenmesini istiyor."

Bunu başyazıda dile getiriyor.

Deniyor ki özetle: "Tayyip Erdoğan çok otoriterleşiyor. Anayasa'yı tek başına değiştirecek güce erişmesi Türkiye için risktir. CHP'ye yeni reformcu kimlik kazandıran Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir alternatif oluşturması Türk demokrasisinin geleceği açısından fevkalade önemli!"

Evet, İngiliz dergisinin şık ifadeler arkasından dillendirdiği talep açık:

"Oylar CHP'ye..."

Ya da "Erdoğan'ı zayıflat, Kılıçdaroğlu'nu güçlendir." A. Taşgetiren


9 Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşen Uysal'ın Taraf'ta Neşe Düzel'e verdiği mülakatta şu tespiti yapmaktaydı:

"CHP'nin tabanında, örgütünde şu kaygı çok yaygın: 'CHP'deki demokratik söylem değişimi, partinin iç dinamikleriyle olmuyor. Dönüşümü, Amerika ve AB dayatıyor. AKP yerine CHP iktidara taşınmak isteniyor."

Doç. Uysal şunları da söylemekteydi:

"CHP, AB'ye yeşil ışık yaktı ve şu anda onlardan büyük ölçüde destek alıyor. Avrupa'da CHP'ye bakış çok değişti. AKP'den umudu kesince dönebilecekleri tek yer CHP oldu. CHP'deki lider değişimi ile birlikte de bu ilişkinin mekanizmaları açıldı. Sosyalist Enternasyonal'den çıkarmayı düşündükleri CHP'yi dönüştürmeye karar verdiler."


?İngiliz The Economist dergisi, mesleğini bıraktı. CHP?ye oy tahsildarı oldu. Neden? Fransız masonları, Türk locasına, ?Halkın %80?i istese de başörtüsüne izin vermeyin? demişti ya. Sıra İngiltere örgütünde. Economist?ten, PKK?dan, BDP ve Ergenekon?a kadar  CHP safında bir dayanışma. Nasıl bir atmosfer ama...? H. Aksay


?Bütün bunlar bize, bu seçiminin sadece Türkiye'nin seçimi olmadığını gösteriyor.

İnsanımız bir yerde oyunu, bu küresel hesabı da dikkate alarak verecek.? A. Taşgetiren


Kalkan üçgeni (İsrail-Kürdistan-Ermenistan) ni meşrulaştırmak.

Ortadoğu ve Müslüman Memleketlerin topraklarını parselleyip almak, madenleri, petrol ve tarihini soymak, ırkçılıkla altını oymak, insanları kovmak?


Parola ne! Müslümanların kanının ve canının bu yola feda edilmesi?


Yakın tarihimize baktığımızda Dünyada demokrasi ve insan haklarının belli insan grupları için düşünüldüğünü görüyoruz?


Yani ?Tüm Müslüman milletlerini oyun ve oyuncakla oyalamalı, gerçekleri düşünmekten alıkoymalı? atalarının sözüne uymaktadırlar.


Erdoğan, kibarca bunları ifade etti. Yani. ?one minute? dedi?


Başbakan Erdoğan Adana?daki konuşmasında şunları söyledi:

?Sayın Kılıçdaroğlu, çıkmış, "Biz olsaydık Mavi Marmara yola çıkmazdı" diyor...

Mavi Marmara Gazze'deki çocuklara mama götürüyordu. Oyuncak götürüyordu oyuncak.


Kılıçdaroğlu'nun cesareti varsa, kalkıp da İsrail'e yaltaklanmak yerine Akdeniz'deki korsanlığı eleştir?


Açıkça söyleyeyim CHP'nin yeni genel başkanı CHP'nin başına gelmiş en kötü şeydir. CHP'nin yeni genel başkanı sanaldır, sanal...


CHP Genel Başkanı'nın candaş medyası da kendisinden bıktı. Arka arkaya 10 tane yalan söylüyor.


Bu CHP Genel Başkanı, benim Adana'daki 338 bin seçmenime "beyinsiz" dedi Bursa. Türkiye genelinde 16 milyon kişi AK Parti'ye oy verdi. Bu CHP Genel Başkanı 16 milyon vatandaşıma aynı ifadeyi söyledi.


Ama biz aynısını söylemeyiz. Biz "CHP'ye oy vermiş kardeşim" diyoruz. Saygımız var. Kime istediyse ona verir...

Adana'da metronun yolsuzluğun kılıfı olduğunu biliyoruz. Metroyu Ulaştırma Bakanlığı'na devralıyoruz.

Adana'ya yeni kültür ve kongre merkezini kavuşturacağız. Adana'ya bir stadyum yapacağız. Çukurova Havalimanı'nın yapımına başlıyoruz. Ceyhan'ı enerji üssü haline getiriyoruz.


Kılıçdaroğlu çok şey söylüyor. İnanıyor musunuz? Biz senin SSK Genel Müdürlüğünü de biliriz.


Emeklilerin hizmetkârı biziz. İntibakı da biz yaparız. Türkiye genelinde 205 bin 894 sözleşmeli personel var. Bunlar 4-B kadrosunda. Tamamını 4-B kadrosundan 4-A kadrosuna geçirmiş bulunuyoruz. Biz söz verirsek yaparız.?


Bu durumda: ?AK Parti dışındaki seçenekler ortada. BDP ve MHP iki karşıt ve uç milliyetçiliğe dayalı siyaset yapıyorlar. Türk'ü ve Kürt'üyle Türkiye toplumunun hâlâ büyük bir bölümü -yüzde 85'i- siyasi tercihini bu iki milliyetçi siyasetten uzak tutmaya çalışıyor. Geriye tek büyük parti kalıyor, CHP. Bu parti de yaşadığı iç çalkantılar, darbe teşebbüslerine ismi karışan önemli simaları listenin ön sıralarında aday göstermesi ve arkasında duran ana beşerî malzemenin gelir bölüşümündeki adaletten ve toplumun ana gövdesinin istediği hak ve özgürlüklerden yana gözükmemesi geniş kitleleri ondan uzak tutuyor.? A.Bulaç


Evet. Birilerinin 28 Şubat müdahalesi askerin sistem üzerindeki vesayetini sorgular hale getirdiği gibi, yüksek yargı, üniversiteler, İstanbul sermayesi ve darbeci-merkez medyanın da meşruiyetini ve inanılırlığını tartışılır hale getirdi.


Netice itibarıyla sağlıklı bir toplum inşası için insanımıza hikmet, şecaat, iffet, hürriyet, adalet ve merhamet gibi değerlerin yeniden kazandırılması gerekmektedir.


Böylece insanımızı hem bilimsel hem de ahlaki yönden iyi eğitmek, ayrıca onların önüne insan olarak iyi ve idealist örnekler, sosyal bakımdan da rasyonel ve adaletli bir toplum koymaktan başka çaremiz yoktur?

"Söz dinletemezsin, ukalâdır, sukalâdır

Asrın hani yüz Kıble değiştirse şuûnu,

Tek ibre bilir, kendisi ancak, o da burnu" M. Akif


Yani, İslam?a M. Akif?in gözünden bakmalıyız, fikrinden anlamalıyız?


Ancak o zaman gerçekten hür olabiliriz?


selim elçi, 05.06.11, adana


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.