Mustafa Yürekli
İstanbul mu kalsın Kostantin mi olsun oylaması?
İstanbul mu kalsın Kostantin mi olsun oylaması?
Türkiye’nin karşısında çokuluslu ittifak var. Bin yıldır Anadolu’da verilen mücadelede yeni bir merhale başladı. Batı’nın İmamoğlu projesi, yaklaşık altı asırlık hedefi olan İstanbul’u yeniden Kostantin haline getirmektir. Dünya güçleri, CHP truva atıyla yine Türkiye’ye müdahale etmektedir.
31 Mart’ta İstanbul’da ne oldu? Gelişmeler ortaya çıkardı ki 31 Mart’ta Türkiye sadece yerel yöneticileri belirlemedi; bağımsızlığını da oyladı.
Ülke 31 Mart’ta gerçekte neyi oylandığını yani beka meselesini artık çok iyi biliyor: İki asırdır Türkiye’nin göğüs göğüse vuruştuğu Batı’ya direniş ile teslimiyet halk oylamasına sunulmuştu.
Emperyalizmin truva atı, Osmanlı’da İttihat Terakki, Cumhuriyet döneminde de Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Batı’nın CHP projesi, Türkiye’ye el koyma, parçalama planıdır.
31 Mart’ta İstanbul’da organize bir seçim hırsızlığı yapılmaya çalışıldı. Çalınmak istenen İstanbullunun sağlıklı büyüyerek İslam ülkesinin başkenti olma kararıdır. Çalınmak istenen, Türkiye ve İslam Ülkesi’nin İstanbul öncülüğünde bağımsızlaşma kararıdır.
‘Osmanlı İstanbul’u başkenttir, hilafet merkezidir; İslam milletinin yönetim merkezi, İslam ülkesinin kalbidir. Birinci Dünya Savaşı sonunda yönetim Ankara’ya çekildikten sonra İstanbul başkent konumundan düşürülmüştür. Ordularını çekip işgale son veren Batılı devletler, Türkiye üzerindeki etkilerini daha da artırdıklarından yeniden başkenti İstanbul’a taşımayı engellemişlerdir.
Dışarıdan Batının büyük saldırıları ile içeriden büyük ihanetler, Türkiye’nin iki asırlık siyasi tarihini şekillendirmiştir. Dışarıdan müdahale edenler, içeride cepheler ve ittifaklar kurmuştur. Müze haline getirilen Ayasofya, Batılı devletlerin İstanbul’u yeniden Kostantin yapma hedeflerinin sembolü olmuştur.
Türkiye’nin karşısında çokuluslu ittifak var. Bin yıldır Anadolu’da verilen mücadelede yeni bir merhale başladı. Batı’nın İmamoğlu projesi, yaklaşık altı asırlık hedefi olan İstanbul’u yeniden Kostantin haline getirmektir. Dünya güçleri, CHP truva atıyla yine Türkiye’ye müdahale etmektedir.
Pentegon’un Kostantin Projesi FETÖ ağları kullanılarak gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Pentegon’un uluslararası bir projesi uygulandı; FETÖ gibi uluslararası tecrübe ve planlama yeteneği İstanbul için harekete geçirildi.. FETÖ ağları, Pentegon’un hile ile Türkiye’yi yönlendirme timi, manipülasyon aracıdır.
Şikâyet üzerine Yüksek Seçim Kurulu 31 Mart’ta usulsüzlüğü tespit etti ve seçimlerin yenilenmesini istedi. Yüksek Seçim Kurulu, itiraz konusu edilen hem ‘sandık başkanları ve sandık kurulu memur üye’ konusundaki hem de ‘oy sayım ve döküm cetvelleri’ne ilişkin usulsüzlükleri tespit etmiş; bu iki tespitten sonra usulsüzlük yapılan 123 sandıktaki şüpheli 42.000 oy pusulası İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin sonucunu doğrudan etkileyeceğine hükmetmiş ve seçimin yenilenmesine karar vermiştir.
İki aday arasındaki 14.000 farkın yaklaşık 3 katı oranında 42.000 oy şüpheli hale gelmiştir. YSK siyasi bir karar değil, hukuki bir karar olan İstanbul seçimini yenilenme kararıyla Pentegon’un Kostantin Projesi’ni bozduğu için hedef tahtasına konulmaktadır.
Dikkat ederseniz, seçimler yenileniyor. İstanbulluların dilinde ‘İmamoğlu kazanmadı, hırsızlıkta yakalandı..’ pelesenk haline gelmiyor mu? İmamoğlu, ABD ve Batı’nın şımarık çocuğu rolüne kendini kaptırmış görünüyor: Gülmesi, ter silmesi, profesyonel poz vermesi, foto roman yazarcasına fotoğraf dizi vermesi İstanbullularının gözünü boyayabilecek mi? ‘’Giyiminden yavuz yalan söyleme biçimine kadar her şeyi çalışılmış, öğretilmiş bir adam! İmamoğlu artist!’ diyen İstanbullular haksız mı? Gazetecilerin ‘’İmamoğlu’nun siyasi kimliği yoktur. CHP’li bile değildir. CHP’liliği, Trabzonluluğu, Türkiye üzerine nutuk atma biçimleri, hepsi oyunculuk..’’ diyerek sorgulaması yersiz mi?
ABD’den, Avrupa’dan, İsrail’den, Batıcı Arap rejimlerinden, içerideki Batıcı ittifaktan Türkiye’ye çok sert ve koordineli saldırılar yapılmaktadır. Seçimin yenilenme kararına verilen tepkilere dikkat etmek gerekir bunu fark etmek için. İmamoğlu projesini yapanlar öfke nöbetine girmektedir. Dünya güçleri Türkiye’ye parmak sallamaya başladılar. Ardı ardına Türkiye’yi tehdit ettiler. ABD not etmiş, Almanya not etmiş, AB not etmiş, İsrail not etmiş.. Dahası AK Parti seçmeninin desteği ile Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar bile dar siyasi hesaplar yüzünden “Türkiye’ye müdahale edenler”le birlikte, yani söz konusu çok uluslu Batıcı ittifakla beraber hareket etmektedir. Türkiye çözümsüzlüğe ve umutsuzluğa düşürülmeye çalışılmaktadır..
23 Haziran’da İstanbul’da belediye seçimleri yapılacak sanılmamalı. 23 Haziran seçiminin anlamı, tarihi şehrin İstanbul mu kalsın Kostantin mi olsun oylaması olduğudur. Kim Türkiye’nin kader birliği yaptığı İslam milletiyle bağımsızlık ekseninde mesafe almasını istiyor, kim çok uluslu Batıcı eksende ilerlemesini istiyor artık biliniyor.
İstanbul’da 23 Haziran belediye seçimleri direniş cephesi olmalıdır.

Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç çizgisi
11 Eylül 2026 Cuma 14:14Helal Haram Duyarlılığı
09 Eylül 2026 Çarşamba 11:52Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na Mısır, Katar ve Irak'ın katılımı
02 Eylül 2026 Çarşamba 21:27İslam kardeşliğinin güvencesi imandır
29 Ağustos 2026 Cumartesi 22:48Suskunluk, başsızlık ve dağınıklık..
17 Ağustos 2026 Pazartesi 18:23Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Savunma İş Birliğinin Geleceği
12 Ağustos 2026 Çarşamba 21:10Rahmet ve bereket vesilesi: Sıla-i rahim
11 Ağustos 2026 Salı 21:54Hakikatin temsilcileri: Peygamberler
10 Ağustos 2026 Pazartesi 01:15Suskunluk, başsızlık ve dağınıklık..
05 Ağustos 2026 Çarşamba 12:24Müslüman kimliğimiz geleceğimizdir
30 Temmuz 2026 Perşembe 00:02
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.