Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Türkiye’nin Suriye’ye desteği

Suriye'deki siyasi gelişmeler, dünya kamuoyu tarafından dikkatle takip edilmektedir. Gelişmeleri ana hatlarıyla şöyle özetleyebiliriz:

29 Mart'ta teknokrat ağırlıklı geçiş kabinesi oluşturulmuştu. Bakanlıkların üst düzey yönetimine atamalar sürmekte.

Anayasa Bildirgesi'nde yer aldığı şekilde Halk Meclisi üyelerinin belirlenmesine yönelik çalışmaların başladı. Halk Meclisi üyelerinin üçte birinin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Geri kalan üyeler de Cumhurbaşkanı’nın atayacağı il komiteleri tarafından belirlenecek..

Suriye yönetimi, bir yandan bölgesel ve uluslararası topluma entegre olmaya; bir yandan da ülkesini güven, istikrar ve refaha kavuşturmaya çalışmaktadır.

Türkiye’den Suriye’ye Destek

Türkiye, Suriye'nin ihtiyaç duyduğu birçok alanda, karşılıklı anlaşmalar çerçevesinde, Şam'a destek vermektedir.

T.C. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye'nin, rejimin devrilmesini takip eden süreçte, öncelikle bölge ülkeleri ile Suriye yönetimi arasında bir angajman ve ortak anlayışının gelişmesi için yoğun çaba sarf ettiğini açıkladı.

Türkiye'nin Suriye politikasının belkemiğini, a) ülkenin toprak bütünlüğü; b) birliğinin korunması suretiyle milli uzlaşının sağlanması; c) terör unsurları temizlenerek ülkede güvenlik ve istikrarının tesis edilmesi ve d) yaptırımların kaldırılması suretiyle Suriye'nin yeniden inşasının temin edilmesi oluşturmaktadır.

Toprak Bütünlüğü, Birlik Ve Düzen

Suriye’nin güneyinde Süveyda'da Dürziler ile Arap aşiretleri arasındaki gerilime son verilerek silahlı grupların yeni orduya entegrasyonu yönündeki çalışmalara başlanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri, askeri varlığını azaltarak konsolidasyona gideceğini açıklamıştır.

Türkiye, Suriye ile Irak arasında hem sınır güvenliğinin sağlanması hem de terörle mücadele bağlamında işbirliği tesis edilmesini teşvik etmektedir.

Türkiye tüm bu konsolidasyon sürecini yakından takip etmektedir.

PKK Uzantısı Örgütler

Şam'daki yönetim ile 'SDG' arasında imzalanan mutabakat kapsamındaki temas trafiği devam etmektedir.

Öte yandan, PYD ile KDP çizgisindeki partiler tarafından oluşturulan Suriye Kürt Ulusal Konseyinin de katılımıyla Kamışlı'da 26 Nisan 2025 tarihinde 'Kürt Birlik ve Tutumu' adlı bir konferans düzenlenmiştir.

Suriye yönetiminin, bu konferansta verilen mesajların varılan mutabakata uygun olmadığı yönünde açıklama yapmıştır.

Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunması, Türkiye'nin olduğu gibi Suriye yönetiminin de temel önceliğini teşkil ettiği ifade edilmiştir sözkonusu açıklamada.

Anayasa Çalışmaları

Anayasa bildirgesinde açıklandığı üzere, bu hedefin merkezi bir idare etrafında ve Suriye'nin tüm unsurlarına eşit vatandaşlık hakkı verilmesi suretiyle sağlanmasının önem taşıdığına dikkati çekilmişti.

Türkiye, hazırlanacak Suriye Anayasası'nın ve Suriye yönetiminin ülkedeki bütün etnik gruplara ve inanç gruplarına eşit imkanları sağladığı bir ortam görmek istemektedir.

Türkiye, Suriye'deki vatandaşların anayasal garanti temelinde eşit hak ve özgürlüklerden istifade edebildikleri, kendi kimliklerini ve inançlarını çekinmeden, güvence içinde ortaya koydukları bir sistemi engelleyecek hiçbir girişimi kabul etmemektedir.

Suriye’de terör unsurları ve ayrılıkçı hareketlerle mücadele Suriye yönetiminin asli sorumluluğunu oluşturmaktadır.

Türkiye Suriye yönetimine bu sorunları aşması için gerekli imkanları sağlamaktadır. Çünkü Suriye’nin kötü yönetilmesi, problemli olması, İsrail’e davetiye çıkarmak demektir.

Türkiye’nin Beklentisi

Türkiye’nin beklentisi, terör örgütüyle iltisaklı oluşumların siyasi ve askeri düzlemde etkin olmalarının önünün kesilmesi suretiyle Suriye yönetimi ile 'SDG' arasında varılan mutabakatın uygulanmasıdır.

Aynı zamanda, PKK'nın örgüt olarak yapılan çağrıya bir an evvel olumlu cevap vermesi, silahlarını bırakması ve bölgede normale dönüşün önünde engel oluşturmaktan çıkmasıdır.

Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü hedef alan, egemenliğini zedeleyecek, Suriye'de merkezi otorite dışında silah taşıma imkanı verecek ve terör örgütlerinin devamını sağlayacak hiçbir girişimi kabul etmemektedir.

Amman Toplantısı

Suriye'de terörle mücadele bağlamında, 9 Mart'ta Amman'da Suriye ve dört komşu ülkenin Dışişleri ve Savunma Bakanları ile İstihbarat Başkanlarının bir araya geldi. Toplantıya Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın iştirak etti.

Toplantıda bölgesel sahiplenme ilkesi temelinde ve mevcut uluslararası çabaları da destekleyecek şekilde, terörizmle mücadele amacıyla müşterek bir Operasyon Merkezi kurulması üzerinde mutabık kalınmıştır.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, müşterek operasyon merkezinin kurulması hususunda muhataplarla temaslar ve teknik çalışmaların ilgili kurumlarla eş güdüm içerisinde yürütüldüğünü ve toplantının gelecek dönemde yapılmasının planlandığını açıkladı.

Mustafa Yürekli / Haber7

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Yürekli Arşivi