Ahmet Yürekli
Yüzü, gülüyordu tabutunda.
Bir gün hepimiz giriyoruz o tabuta.
Ölünce bir cevap hakkımız olsa, "Gülerek mi yoksa ağlayarak mı giriyorsunuz şu tabuta?" sorusuna, hangimiz ne cevap veririz merak ediyorum.
Herkes, bir ölüm seçiyor bu hayatta; o ölümün yolculuğu, hayatlarımız: Herkesin hevesi kursağında.
Kimse terk edemiyor bu dünyayı, gözünü ardında bırakamayıp da.
Bir çoğumuz mutlu olamıyoruz aldığımız cevapla, "Elinde ne var?" diye sorduğumuzda hayata.
O'nun da bu dünyada bir yolculuğu vardı.
Kendi özgün ölümüne yürüdü yaşayarak aramızda.
Doğruları,herkes içindi; yanlışları kendisi için.
Yüzlerce insan yetiştirmiş, herkese topraklık etmişti birer çiçek gibi açabilsinler diye göğsünde.
Zencefili, begonyayı, ıtırı, defneyi, karanfili, sümbülü, dağ lalesini ayırdetmemişti severken; çok dışlamamıştı, pıtrağı, dikeni, ayrık otlarını da.
Yüzü, gülüyordu tabutunda.
Binlerce çiçeği kokluyordu ruhu, şu yozlaşmış hayatın bozkırında.
Yağmurlu bir gündü, hüzün galebe çalıyordu yağmura.
O'nu toprağa yatırdık.
Sonra da dağıldık kendi yaşantımıza.
Şimdi sen orada, o toprağın altında yalnız değilsin Baba. Hepimizin yüreğindesin ve kalbimiz seninle rabıta kuruyor, Rabbimizle olan o diyalogunla.
Merkalanma: İnsanlar hala imanlarının kıymetini biliyor ve ülkemiz, iyi yolda.
Ahmet Yürekli
Beşinci vefat yıldönümü vesilesiyle, babam Ziya Yürekli'nin aziz hatırasına.
26.01.2013,İstanbul.

Had bilmek herkese yakışır.
16 Kasım 2016 Çarşamba 20:19Allah (cc) ile arkadaş olma hastalığı…
31 Ocak 2015 Cumartesi 07:36Derin Aydınlık
05 Aralık 2014 Cuma 21:45Bu şemsiye hangimize yetmiyor?
02 Kasım 2014 Pazar 14:15Pimi mi çekildi yoksa insanlığın?
15 Ekim 2014 Çarşamba 21:51Güzelliğin ömrü bir sivilce...
12 Ekim 2014 Pazar 12:56Kalbi Allah'a (cc) sabitlemek...
10 Haziran 2014 Salı 21:32Ebu Bekir (r.a) ruhu ile kucaklaşmak...
01 Haziran 2014 Pazar 16:15İddia ve Acziyet
25 Mayıs 2014 Pazar 10:58İddia ve Acziyet
25 Mayıs 2014 Pazar 10:58
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.