İrfan Küçükköy

İrfan Küçükköy

İslam Çağın Dinidir (3)

“İslam Çağ’ın dinidir” diyoruz ama, biz Müslümanlar, İslam’ı Çağ’ın dini olarak temsil edebiliyor muyuz? Bir adım daha ilerisi, İslam’ı insanlara Çağ’ın dini olarak takdim edebiliyor muyuz? Dışarıdan bakınca imrenilecek bir model toplumumuz var mı?

Bu soruların hepsine hemen “evet” diyemiyoruz. İslam’da tebliğ esastır. Savaş şartların gereği mecburiyettir. Tebliğ geleneği sahabenin adeti, İslam’ın intişar metodudur. Yapabiliyor muyuz? Temsil edebiliyor muyuz?

Sonradan Müslüman olanların kitaplarını okuyorum. Hep bu soruların müspet cevaplarını bulamadıkları için hayıflanıyorlar. Yaşar Gökçek hocam 1980lerde bana, yenilerde Müslüman olan Ayşe Sıdıka isimli bir Amerikalı hanımdan bahsetti. Onunla ilgileniyormuş. Kültürlü bir hanım, dedi. ABD tahsilli Antalyalı bir mühendis ile evli imiş. Birkaç ay sonra bana AyşeSıdıka hanımın “İslam’ın Işığında Uyanmak” isimli bir kitabını hediye etti. Bu hanım, Müslüman olmakla nelerle karşılaştığını, kendi tecrübesi ile anlatıyor. Din değiştirmenin ne derece heyecan verici bir olay olduğunu, o broşür kitapta gördüm. “İnsan Müslüman olunca bütün dünyayı Müslüman etme heyecanına kapılıyor “ diyor. İslam’ı sonradan seçmiş yeni müslüman çok tanıdığım oldu. Hatta özel öğrencim de oldu. Ben hemen hepsinde bu heyecanı gördüm.Ayşe Sıdıka hamım, hemen Kur’an eğitimine başlamış, Kur’an öğrenmiş ve kocasının memleketi, Burdur’un bir kasabasında ve Antalya’da kur’an öğrettiği öğrencileri olmuş. Kızı, Üniversitede asistan iken Habitat 3 toplantılarına katıdı 28 Şubat döneminde, Hindistan’da yapılan uluslarası bu toplantılarda Kadir Mısırlıoğlu’nun kızı ile birlikte “Osmanlıda Kadın” konusunu işlemişlerdi. Basında yer almıştı. Ayşe Sıdıka Hanım “İslam’ı, Çağın dini olarak anlatamazsak, yeni Müslümanlar elde edemeyiz” diyor. “İslam’ı yaymak için İslam toplumlarının sosyal yapısını. İslam’a göre düzenlemeden, İslam’ın yayılmasında başarılı olamayız” diyor.

Sonradan Müslüman olan, dünyaca ünlü sosyolog akademisyen müfessir Muhammed Esed’in bu konuları yazdığı kitabını okudum. Ayşe Sıdıka’nın görüşlerini ondan aldığını sanıyorum. Öyle olsa bile o, Bu bilgileri tecrübesi ile doğruluyor.

Sadece Kur’an-ı Kerim’i inceleyerek İslam’ı seçen, İngiltere’de açtığı dini okullarla İslam’ı öğretmeye ve yaymaya çalışan Yusuf İslam (Eski şöhretli şarkıcı cate Stevens) İslam olduktan sonra şu açıklamayı yaptı. “ben hiçbir Müslüman telkinine muhatap olmadan, hiçbir İslam ülkesini görmeden, sadece Kur’an’ı okuyarak İslam’ı seçtim. İslam ülkelerini gördükten sonra Müslüman olmak isteseydim, Müslüman olmam gecikebilirdi.”

Bu ifadeler İslam toplumları için ne büyük eksiklik. Bu ifadelere rağmen şunu da ifade edeyim. İslamî bilgi kırıntıları ile beslenen İslam Toplumları, bir çok yönden Batı toplumlarından öndedir. İçki, kumar, fuhuş, uyuşturucu kullanımı gibi menhiyat karşısında İslam her şeye rağmen koruyucu etkisini sürdürüyor. Bütün bunlar modern toplumların çözmeye çalıştığı hendikaplardır. Batı toplumlarını sarsan bu illetler, İslam kültürü alamamış sosyete cemiyetleri için İslam Ülkelerini de tehdit eder hale gelmiştir. Batı da yaygın olarak olduğu gibi İslam toplumlarında da menhiyat ticari sektör olma yolundadır.

İslam, modern insanın tüm problemlerinin çözüm anahtarıdır. İslam Çağ’ın dinidir. Çağların dinidir. Çağdaş insanın ihtiyaçlarını karşılayacak ve problemleri çözecek yegane dindir. İslam moder insanın dinidir. Böyle takdim edilmeli, böyle temsil edilmelidir.

NOT: Kitaplarımdan biri, “Zamanımızda İslam’ın Yayılışı” isimlidir. Neşir tarihi 1982

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.