İrfan Küçükköy

İrfan Küçükköy

Ahmet Taşgetiren ile Prof. Dr. Hayrettin Kahraman arasında geçen bir mükâleme

Ahmet Taşgetiren ile Prof. Dr. Hayrettin Kahraman arasında geçen bir mükâleme

Sevdiğim ve güvendiğim bir arkadaşım Ahmet Taşgetiren ile sevdiğim ve güvendiğim hocam Prof., Dr. Hayrettin Kahraman arasında geçen bir mükâlemeyi, sevdiğim ve güvendiğim arkadaşım Prof. Dr. Mehmet Can’ın sayfasından kısaltarak arz ediyorum.

Niçin veriyorum. Yanlışı düzeltmek için değil, karşılıklı yanlış anlamaları göstermek için veriyorum.

İrfan Küçükköy

TAŞGETİREN'İN İDDİASİ

“İktidarla alakalı duruşunu problemli bulduğumu belirtmeliyim.” diyor.

Ben de onun “İktidarla alakalı duruşunu problemli buluyorum”.

“Problem şurada ki, açıkladığı fikirler ‘Dinin görüşü’ olarak algılanıyor, iktidarı savunma konumu da, dini iktidarın yedeğine koyuyormuş algısına yol açıyor.

Bu da, iktidarla beraber dinin yıpranmasına yol açıyor. ‘Dinin izzeti’ konusunda son derece duyarlı olduğunu bildiğim Hoca’nın bunu isteyeceğini sanmam.

Siyasi iktidarın açık yanlışlarına da meşruiyet kılıfı giydiren bir din algısının genç beyinlerde nasıl bir tahribata yol açacağını Hayreddin Hoca’nın görmeyeceğini düşünemiyorum.

Neden bunun farkında değilmiş göründüğünü de anlayabiliyor değilim.” diyor.

.

KARAMAN'IN CEVABI

Yukarıdaki ikinci maddede bu paragrafa kısmen cevap var. Ek olarak şöyle derim:

“Siyasi iktidarın açık yanlışlarına da meşruiyet kılıfı giydiren bir din algısına” benim yazılarım sebep olamaz; çünkü ben ‘iktidar ne yaparsa doğrudur, meşrudur, caizdir’ demiyorum, demedim, demem.

Ben bu iktidarın da yanlışları, bir kısım yöneticilerin meşru olmayan davranış ve kazançları… olduğunu inkâr etmiyorum, üstünü de kapatmaya çalışmıyorum.

Ancak akşam sabah yatıp kalkıp bunları dile getirmenin, abartmanın, genellemenin, yapılan güzel, faydalı ve doğru şeyleri hemen hiç dile getirmemenin… doğru olmadığını söylüyorum.

“Buradan yola çıkıldığında, ‘Kurtlu, böceklenmiş, mayası bozulmuş bulgur’ iktidarın yanlışlarını ifade ediyorsa, ona tahammül ölüm derecesinde bir zaruretin sonucu oluyor. Yani iktidar eleştirilince, belki değişmesi istenince insanlar ya da memleket ölüm derecesinde bir mahrumiyet içine girer yaklaşımı. Bu mudur?”

Ben “Her şeye rağmen bu iktidarı korumanın zaruretinden” bahsediyorum. Bu zarureti de “mevcut şartlarda daha iyisinin iktidar olma ihtimali bulunmadığı, koalisyon vb. şeklinde bir iktidar iş başına geldiğinde fedâ edilemez ve menfaatçi bireylere değil, Müslüman kamuya ait birçok kazanımın elden çıkma tehlikesine”

bağlıyorum. Bu kazanımların pek çoğunu da bu iktidar -her şeye rağmen- sağlamıştır.

Tenkit edilsin, ama “yıkıcılarla ağız, iş ve eylem birliği yapılmadan edilsin” diyorum.

“Hayreddin Hoca ya da benzeri hocalarımız, şeyhlerimiz vs. kalkıp ‘Memlekette yaygın adaletsizlik var, devlet malı çarçur ediliyor, insanlar korkunç bir geçim zorluğu yaşıyorlar, birilerine haksız kazanç sağlanıyor, eğitimde şu yanlışlar yapılıyor, muhafazakâr bir iktidarın yanlışları insanların dine bakışını olumsuz etkiliyor vs.’ deseler, yani doğruları söyleseler, yanlışları söylemek için uygun üslup bulsalar daha iyi olmaz mı?

Belki iktidarın daha sağlıklı hareket etmesine imkân sağlanmaz mı?”

Evet, böyle yapılsa iyi olur ve yapılıyor da; ama her şeyin gazete köşelerinde yapılanlardan ibaret olduğu sanılmasın; köşelerde yapılanların da tamamı aklanmasın. Umumi ahlâk düzelmeden kim gelirse gelsin bu tür şikâyetlerin olacağı da unutulmasın.

“Böyle bütüncül bir tarzda iktidarı onaylayan bir hocalar-şeyhler dünyasının İslâm’a ödettiği bedel üzerinde azıcık düşünmek gerekmiyor mu?”

“Böyle bütüncül bir tarzda iktidarı onaylayan hocalar…” varsa ben onlardan değilim. “Hatasıyla sevabıyla korunmasında ve bu koruma yapılırken de ıslahı için elden ne geliyorsa onun yapılmasında zaruret var diyorum; hem koruma, hem ıslah!

Not:

Sayın Ali Karahasanoğlu’na, beni doğru anladığı ve Yeni Akit’te yazdığı için teşekkür ediyorum."

.

BİZİM NOTUMUZ

Sayın Karaman'ın bu yazısı ile fetvasını geri almadığını, bilakis

iktidarın alternatifsizligi

gerekçesine dayandirdigini görüyoruz

KARAR ANALİZİ

Karar analizi uzmanlık alanımiza dahil bir bilgi disiplinidir.

Bu disipline göre

KARAMAN'IN gösterdiği iktidarın alternatifsizligi

gerekcesi yanlıştir.

Karaman,

"İslâm laik düzenle bağdaşmaz; bu sebeple ulema, siyaset dâhil her konuyu dînî bakımdan incelemek, meşru olanı olmayandan ayırmak ve açıklamak durumundadırlar."

dedikten sonra

iktidarın alternatifsizligi

gerekcesini ileri süremez.

Laik İktidarın alternatifi

Ahkam-i Şe'riyye ile yönetimidir.

Ama Karaman inkılapci yaklaşımları bilmez, anlayamaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Küçükköy Arşivi