İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

KEYFE GÖRE ANAYASA

Türkiye Cumhuriyeti anayasası 1960 ve 1980 darbeleri ile tamamen değiştirilmiş, birinci meclisin Cumhuriyet anayasasıhükmünü yitirerek darbe anayasaları dönemi başlamıştır.

Askeri darbelerin ardından askeri mantık ile hazırlanan son 1982 anayasasında 1984-1991 yılları arasında Turgut Özal?ın Anavatan partisi iktidarı döneminde ?Anayasayı bir defa delmekle birşey olmaz? mantığı ile kanun hükmünde kararnameler ile anayasa delik deşik edilmişti. Bu gelenekle Mecliste aritmetik çoğunluğu ele geçiren istediği gibi kanun hükmünde kararname çıkarır hale geldi. Meclisten geçiremediğini referanduma götürmek sureti ile sözde milletin iradesi ile çözümlediler. Böylece siyasi iradeleri doğrultusunda anayasa değişikliğine gitmeyi adet edindiler.

12 Eylül 2010 da yapılan halk oylaması ile çoğunluğu yargı ve siyaseti ilgilendiren 26 madde %57,88 evet oyuna karşılık % 42,12 hayır oyu ile kabul edilerek değiştirildi.

2010 referandumunda istediğini alan iktidarın, bir yıl sonra eksik kalan maddeler bilhassa Oslo görüşmelerinde PKK?nın taleplerini içeren maddelerin görüşülmesi ve hata geçirilmesi amacı ile 19 Ekim 2011 de yeniden kurulan meclis anayasa uzlaşma komisyonu 26 ay süren çalışmalarında 174 maddeden ancak 48?inde mutabık olabildi. Yeni bir anayasa yapım sürecinde büyük umutlarla kurulan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu AK Parti'nin komisyon toplantılarına katılmaması nedeniyle Muhalefet partileri, toplantılara mazeretsiz 3 kez katılmayan AK Parti için tutanak tuttu. Komisyonun dağılması resmileşti. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 3 saat süren 18 Aralık'taki son toplantıda, "Komisyonun yeni bir anayasa yapacağına inanmıyorum." diyerek çalışmaları noktaladı. Böylelikle Meclis anayasa uzlaşma komisyonu görevini tamamlamadan dağılmış oldu.

Şimdi bedelli askerlikten, seçim barajına, taşeron işçilerden, emeklilikte yaşa takılanlar grubuna kadar pek çok konuyla ilgilenenlerin takip ettiği demokratikleşme paketinin Ocak 2014 ayıiçerisinde gündeme gelmesi bekleniyor.

Meclis anayasa komisyonunun dağılmasının ardından anayasada maddesel değişiklikler yapılması yönünde bir araya gelen AKP,CHP ve BDP anlaştı. Üç partinin üzerinde anlaşmaya vardığıteklif Anayasa'nın 83 ve 84. maddelerinde değişiklik öngörürken, bir de geçici anayasa maddesi hükmü getiriliyor. Buna göre, milletvekillerinin sorgulanması,yargılanması ve tutuklanmasına TBMM, nitelikli çoğunluk olan 367 oyla karar verecek.

Ağır cezayı gerektiren suçüstü ve kasten adam öldürme suçu dışında milletvekilleri tutuklanamayacak, dosyalarıdönem sonuna ertelenecek. Yani terörizm, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, cinsel istismar ve tecavüz milletvekili olmaya engel olmayacak.

Bunun dışında son bir gelişme ise, Yargıda yapılan düzenlemeler kendilerince yeterli olmadığı 17 Aralık operasyonu sonucunda yaşanan sıkıntılar, KCK dan tutuklu PKK?lıları kurtaralım, bu arada Ergenekon ve Balyoz davaları yeniden görülebilsin diye anayasada değişiklik yapalım düşüncesi iktidar partisini yeniden anayasa değişikliği konusunda harekete geçirdi. Tek tutuklu milletvekili olan MHP, af değil yeniden yargılanmaya sıcak bakarken başta Öcalan olmak üzere PKK?lıların serbest bırakılması olasılığı nedeni ile tavır tutunurken. BDP KCK tutuklularında kapsama dahil edilmesi koşulu ile AKP ve CHP destek veriyor.

Yani yine siyasi iradeye göre bir takım istisnalar getirecek küçük çapta anayasal değişiklik kapıda.

Türkiye?nin bir anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğu kuşkusuz elzemdir. Türkiye?nin özüne uygun 1921 anayasasından münhal milleti ve devletin bölünmez bütünlüğünü ve tüm unsurlarını kucaklayacak yeni tabandan yerli milli iradeyi temsil edecek demokratik hukuk devleti ilkelerinde ve bir daha delinmeye, örselenmeye ve değiştirilmeye ihtiyaç duyulmayacağı bir anayasaya acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

Ancak bu anayasa değişikliğini güvenirliğini ve dirayetini yitirmiş mevcut parlamentonun ne derece sağlıklıyapabileceği ise tartışılır.

Bu nedenle, Cumhuriyet ilkelerine bağlı, milli şuur ve iradeye sahip Akademisyenlerden, ilim ve devlet adamlarından kurulacak bağımsız bir komisyon tarafından yeni bir sivil anayasa düzenlenmesinin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. Aksi takdirde siyasi irade ile hazırlanan anayasanın bir yama anayasa olmaktan başka bir işe yaramayacağı,?görünen köyün yakın olması? durumunda olacaktır.

İbrahim Halil SİPAHİ

Araştırmacı-Yazar

09.01.2014/adanapost.com

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.