1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Kürtler ve PKK'nın İran'la imtihanı
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtler ve PKK'nın İran'la imtihanı

A+A-



Türkiye, sonsuza dek Azerbaycan, İran, Irak ve Suriye?yi bekleyemezdi; yanına almak için belirlediği süre doldu, karşısında olmayı seçenlerle ilişkilerini yeni duruma göre yeniden düzenlemek zorunda.

Türkiye, çevresindeki ülkelerden pozisyonlarını belirlemelerini istedi, yanında ya da karşısında mı olduklarına karar vermelerini istedi..

Dünya gücü haline gelen ve yanına liderliğini kabul eden ülkeleri de alan Türkiye, ABD, AB, Çin ve Rusya?yla ilişkilerini de belirleyecek adımlar atıyor, kendi dengelerini kurarken yeni dünya düzeninde kendini yeniden konumluyor. Türkiye, devletler topluluğu oluşturarak kendine yer açıyor.

İran, sona yaklaşıyor; on yıldır uyguladığı politikanın sonuçlarıyla yüzleşecek. İran, ABD?nin maşası gördüğü Azerbaycan?a karşı düşmanca bir politika izledi, Azerbaycan İsrail?e üst verdi.. İran ve Azerbaycan aptalca politikalarla Kafkasya?ya İsrail?i sokuyor..

İran ve Azerbaycan Türkiye?ye karşı gösterdikleri güvensiz ilişkilerin sonuçlarıyla da yüzleşecek. İran artık Irak?ta ve Suriye?de Türkiye?yle köre kör vuruşmak istiyor. Bundan böyle Türkiye İran gerçeğine göre hareket edecek..

BARZANİ BEYAZ SARAY?DA

ABD Başkanı Barack Obama, Kürt lider Mesut Barzani?yi Beyaz Saray'da konuk etti. Ortadoğu 'uzmanları' bu buluşmayı ?Obama Barzani'ye devlet başkanı protokolü uygulayarak Beyaz Saray'da karşıladı'' şeklinde yorumladılar.

Oysa Mesut Barzani, her ABD ziyaretinde ?Beyaz Saray'da karşılandı''; yalnız Washington'da değil, Paris, Londra ve Berlin'de de devlet başkanı protokolüyle karşılandı. Celal Talabani de, cumhurbaşkanı olmadan önce bile, aynı protokolle karşılandı.

Çevre ülkelerin liderlerinin merkez ülkeleri ziyaretlerinde karşılanış şekilleri önemlidir. Kimin hangi ülkenin adamı olduğu bu karşılamalardan belli olur. Eski cumhurbaşkanlarımızdan Kenan Evren, protokol bakımından İngiltere?de görkemli, ABD?de sıradan, Turgut Özal ise ABD?de görkemli, İngiltere?de sıradan bir şekilde karşılanmıştı. Gazete arşivlerinden çıkarılabilir bu. Benim dikkatimi çekmişti.

Talabani ve Barzani artık diplomaside usta oyuncular ve devletler oyununda kişisel olarak kazançlı çıkacak şekilde dengelere oynamayı iyi bilirler. ABD ve Batılı ülkelerin Kürt liderler Barzani ve Talabani'ye ve dolayısıyla Kürt sorununa ilgileri yeni değildir çünkü.

PKK?YA BARZANİ DARBESİ

Rahmetli Turgut Özal, 9 Kasım 1989?da Cumhurbaşkanı olduktan sonra, sanırım 1991 yılından itibaren, Barzani ve Talabani'ye yakın ilgi gösterdi. İki lidere de her türlü yardımda bulundu. Çünkü bu ikili üzerinden Türkiye'nin Kürt sorununu çözmeye çalışıyordu; bu çerçevede, Talabani Öcalan'a gönderildi, Barzani de Türk askeriyle birlikte PKK'ya karşı savaştı.

Ankara, bugün Washington-Bağdat-Erbil üçgeninden sonuç alamadı; PKK sorununu bu kez doğrudan Barzani?yle çözmeye uğraşıyor. ABD'nin kutsayıp desteklediği bu çaba çerçevesinde Barazani Ankara'ya geldi.

Resmi açıklamalara göre Mesut Barzani?nin Ankara ziyaretinin gündemi Irak?ın iç sorunları, özellikle ?Tarık Haşimi konusu?nda yapılabilicekler; elbette bu ziyaretin gerçek gündemi, ele alınan temel konu PKK.

PKK ve KCK'ye yönelik kapsamlı bir askeri, siyasi, hukuki ve psikolojik savaş yürüten Ankara, dışarıda da PKK'yı sıkıştırmayı planlıyor.

Ankara'ya göre PKK İran?a ya da Suriye'ye kayabilir. PKK, İran?la geliştireceği yeni diyalogla Türkiye'ye problem yaratabilir.

Ankara?nın Barzani?yle konusu belli: Bahar geldi, Türk ordusu, yakın gelecekte, Kuzey Irak'a girip PKK'yı bulunduğu mevzilerden sonsuza dek atmak için Barzani?yle ortak, kapsamlı, büyük bir operasyon yürütebilir.

Türkiye bir şekilde Barzani'yi ikna edecek, operasyona destek vermesi için, en azından sesini çıkarmaması için. Barzani, siyasal ve ekonomik alanlarda bir takım avantajlar sağlamaya çalışacaktır.

Türkiye, PKK?ya Barzani darbesi vuracak.

KÜRTLER YOL AYIRIMINDA

Barzani'nin Washington'da misafir edilme nedeniyle Ankara?daki misafirlik nedeni aynı olmalı; Barack Obama da, Başbakan Erdoğan da, PKK'nın yeniden Suriye'nin ya da İran'ın elinde bir karta dönüşmesini istemiyor.

Kürt lider Mesut Barzani, Türkiye ile ABD?yle olumlu ilişkilerini sürdürebilmek için tarihi bir rol üstlenecek; İran ya da Suriye?nin PKK?yı maşa haline getirmesini engellemek zorunda.

Başbakan Erdoğan gibi Obama da İran'ı, hatta Suriye'yi Kürt kartıyla, yani Barzani üzerinden sıkıştırmak istiyor. Tahran, Bağdat, Şam eksenine oturan PKK?ya ne Barzani, ne de Talabani sahip çıkar.

Bölgesel ve uluslararası güçlerin şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de bu Kürtleri kullanmayı sürdüreceği kesin. PKK kartı bir yana.. Suriye ve İran'da milyonlarca Kürt yaşıyor. Irak Kürtleri gibi, İran ve Suriye Kürtleri de artık uluslarası pozisyonlarını belirlemek zorundalar.

Kürtler artık yol ayırımında. Kürtler ya İran?ın yanında olacaklar ya da karşı tarafın, yani Türkiye?nin. İran oluşan dünya düzeninde tek başına güç olmak istiyor, çevre İslam ülkeleriyle, dolayısıyla Kürtlerle paylaşabileceği bir şey yok. Türkiye, oluşturacağı devletler topluluğuyla bir dünya gücü haline geliyor ve sosyal, ekonomik ve siyasal pek çok değeri paylaşıyor.

PKK silahı bırakıp dağdan inmemek için İran?ın yanına geçerek sonunu hazırlayacaktır. ABD ve AB?nin, elbette İran ve Suriye?nin yanındaki PKK?yla ilişkileri bozulacaktır.

ANKARA TAHRAN ANLAŞMAZLIĞI

Ankara Suriye'de olduğu gibi Irak'ta da artık doğrudan ve açıktan bir taraf haline geldi.

Irak Başbakanı Nuri Maliki, Sünni lider Tarık Haşimi'yi terörle suçlamakta ve onu yakalatmak için İnterpol'a bildirimde bulunmaya hazırlanmaktadır. Ankara'nın hiç hoş karşılamadığı bu pozisyonda Nuri Maliki inat etmektedir.

Katar ve Suudi Arabistan'dan sonra İstanbul'a gelen Tarık Haşimi, -ki Cumhurbaşkanı yardımcısıdır- Ankara'dan alacağı destekle Maliki hükümetini düşürmeye çalışmaktadır. Haşimi'nin güvendiği yegane güç ise Maliki'ye destek veren Kürtlerdir. Sünni Arapların lideri Haşimi'ye göre Sünni Kürtler ve Sünni Türklerin de desteğiyle Maliki hükümeti düşebilir.

İran destekli Şii olduğu için (!) Suudiler, Katarlılar ve benzeri Arap ülkelerinin hoşlanmadığı Maliki ise ilginç dengelerle iktidarda kalabileceğini biliyor. Maliki de Barzani ve Talabini gibi bölgesel ayak oyunlarını önemsemeyerek işine bakıyor. Maliki de artık kurt politikacılardan.

İran ve Suriye destekli Maliki'ye göre Ankara safını belirleyerek Haşimi'yi desteklemekte ve şimdi Bağdat'taki hükümeti düşürmek için yoğun çaba harcamaktadır. Ankara Maliki hükümetinin düşürülmesi için Haşimi?ye destek verecek mi? Bu tavrı Tahran?la anlaşmazlığı büyütmez mi? İşte Irak'ın bu hali, Türkiye'nin orada da çok netameli bir konuma getirildiğini göstermektedir.

Barzani'nin Ankara ziyareti, belki de hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar önemli ve hassastır. Ankara'nın planladığı şekilde gelişirse, bu ziyaretin sonuçları, PKK, Kürt sorunu ve bölgesel Kürt devletinin geleceğini belirleyebilir. Barzani?nin Ankara ziyaretinin sonuçları, aynı zamanda Irak'ta, dolayısıyla tüm bölgede Şii-Sünni çatışmasını körükleyecek ve Büyük Oyun'un geleceğini belirleyecektir.

Hiç kimse Kerkük ve Süleymaniye?den niçin söz etmiyor? Türkmenlerin durumu ne olacak Irak?taki bu gelişmeler sonrasında? Türkmenler, Şii olduğu için İran?ın yanına mı geçecek? Türkiye Kerkük ve Süleymaniye?yi kurulacak Kürt devletine mi bırakıyor? Irak?ta kurulacak Kürt devletinin sınırları ne olacak? Suriye?den toprak alacak mı? PKK bu yeni yapılanmada İran?ın yanına geçerek hayatiyetini sürdürebilir mi?

Türkiye ? İran anlaşmazlığı bölgenin yeniden yapılanmasını nasıl etkileyecek? Türkiye ? İran anlaşmazlığı Kürtleri ve PKK?yı nasıl etkileyecek?

Göreceğiz..

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.