Merkez'den beklenti dışı "sert" faiz artışı

Döviz kurunu tutabilmek için aylardır dolar müdahalesiyle piyasaları sakinleştirmeye çalışan TCMB, kredi genişlemesiyle oluşan kur ve ithalat artışına bağlı enflasyonist baskıya beklenmedik şekilde 200 baz puanlık faiz artışıyla karşılık verdi. TCMB, politika faizini yüzde 8,25'ten yüzde 10,25'e yükseltti.

Merkez Bankası (TCMB) bozulan enflasyon görünümünü düzeltmek, dezenflasyon sürecini yeniden işler hale getirmek ve bu yolla fiyat istikrarını desteklemek gayesiyle yüzde 8,25 olan politika faizini 200 baz puan artırarak yüzde 10,25’e yükseltti. Son 3 toplantıda yüzde 8,25 seviyesinde sabit tutulan politika faizi, döviz fiyatlarının aşırı artışı ve enflasyonun hedeflerin üzerinde yüksek seyretmesi nedeniyle 2 yılın ardından tekrar yukarı çekildi.

Faiz artışının ardından gecelik borçlanma ve borç verme oranları sırasıyla yüzde 8,75 ve yüzde 11,75, Geç Likidite Penceresi (GLP) borç verme oranı da yüzde 13,25 seviyesine çıkmış oldu. Ağustos ayı enflasyonunun yüzde 11,77 olarak gerçekleştiği düşünüldüğünde yeni yüzde 10,25’lik politika faizinin reel anlamda 1,52 puan negatif durumda olduğu görülüyor.

Yine bir Eylül’de faiz artışı

Murat Uysal başkanlığındaki Para Politikası Kurulu’nu (PPK) Eylül ayı toplantısında faiz artırmaya zorlayan sebeplerin başında son dönemde kredi genişlemesiyle oluşan kur ve ithalat artışına bağlı enflasyonist baskı oldu. Küresel anlamda gelişmiş ve gelişen merkez bankalarının faiz indirimi veya faizleri sabit tuttuğu pandemi sürecinde TCMB’nin resmi faizi ilk artıran banka olması ve iki yıl sonra yine Eylül ayında faiz artırması dikkat çekti.

TCMB, 13 Eylül 2018’deki toplantısında, 625 baz puanlık güçlü bir parasal sıkılaştırma yaparak politika faizini yüzde 17,75'ten yüzde 24'e yükseltmişti. Yaklaşık bir yıl boyunca yüzde 24 seviyesinde kalan ve Murat Uysal’ın başkanlığı ile birlikte 25 Temmuz 2019’da yüzde 19,75’e indirilen politika faizi, üst üste gerçekleştirilen toplantılarla yüzde 8,25'e çekilmişti.

Ekonomistler, politika faizinin artırılmasının Türk Lirası (TL) varlıklar için olumlu olduğunu, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin (AOFM) nasıl gerçekleşeceğinin takip edilmesi gerektiğini vurguladılar.

Belirsizlikler sürüyor

TCMB’den PPK’nın faiz kararıyla ilgili yapılan açıklamada, 3’üncü çeyrekte küresel ekonomide kısmi toparlanma sinyallerinin gözlenmekle beraber iyileşmeye ilişkin belirsizliklerin yüksek seyrettiği hatırlatıldı. İktisadi faaliyette kademeli normalleşme adımları ve güçlü kredi ivmesinin desteğiyle 3’üncü çeyrekte belirgin bir toparlanma oluştuğu ifade edilen açıklamada, “Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirler, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkıda bulunmuştur” bilgisi verildi. 

Öngörülenden yüksek

Enflasyon üzerinde etkili olan salgına bağlı arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinde kademeli olarak ortadan kalkacağı ve talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği belirtilen TCMB açıklamasında, “Ancak, güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla Ağustos ayından itibaren atılan sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda Kurul, dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla politika faizinin 200 baz puan yükseltilmesine karar vermiştir” denildi.

Kademeli dengelenme

Ticari kredilerde gözlenen normalleşme eğiliminin bireysel kredilerde de başladığını, ertelenmiş talebe ve salgın tedbirleri kapsamında uygulanan likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatta gözlenen canlanmanın, alınacak politika tedbirleriyle kademeli olarak azaltılarak dengeleneceğinin beklendiği TCMB açıklamasında, turizm gelirleriyle birlikte ekonomide iyileşmenin başladığı, mal ihracatındaki toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük kalması ve reel kur düzeyinin gelecek dönemde cari işlemler dengesini destekleyeceği tahmin edildi.

Ek sıkılaştırma gelebilir

AA Finans analisti ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB’nin piyasa beklentisinin tersine beklenmedik şekilde 200 baz puanlık bir faiz artışına gittiğini hatırlattı. Bürümcekçi, “TCMB beklentilerin kontrol altına alınması ve görünüme yönelik risklerin sınırlanması amacıyla bu hamleyi yaptı. Faiz artışı devam edip etmeyeceği konusunda Merkez Bankası’ndan bir mesaj almadık. Yeni faiz kararıyla ortalama fonlama maliyeti ve gecelik likidite penceresinde bir esneklik kazanılmış oldu. TCMB faiz koridorunu kullanmaz. Ancak enflasyon beklentileri, Türkiye’nin risk primi ve TL’deki değer kaybı baskısının devamı durumunda ilave sıkılaştırmalar gelebilir. Likiditenin gevşetilip gevşetilmeyeceği de TL’nin dövize karşı vereceği tepkiye bağlı” dedi.

Econs kurucu ortağı Ferhat Yükseltürk de agresif faiz artışının fiyat istikrarının öncellendiğini göstermesi açısından olumlu olduğunu, fakat likidite kompozisyonu ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin ne olacağına dair hareketin bir soru işareti olarak kaldığını söyledi.  Yükseltürk, TL’de bundan sonra daha olumlu bir trendin oluşacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

Temkinli sıkı duruş sürecek

Enflasyondaki düşüşün; ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığı vurgulanan TCMB açıklamasında, “Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir” ifadelerine yer verildi.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar