Resul Davutoğlu: CHP’de Yine Kazan Kaynıyor

Resul Davutoğlu: CHP’de Yine Kazan Kaynıyor
Resul Davutoğlu: "Son günlerde CHP bir iç dalgayla gündemde. CHP genel başkanının değişmesi söz konusu. Bana göre CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu devri bitti. Tüm emareler bunu gösteriyor.."

CHP’de Yine Kazan Kaynıyor

Son günlerde CHP bir iç dalgayla gündemde. CHP genel başkanının değişmesi söz konusu.
Bana göre CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu devri bitti. Tüm emareler bunu gösteriyor.

Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan için “topal ördek” benzetmesi yapmıştı ya, o benzetmeyi anlamak pek mümkün de değil. Çünkü Amerika’da “görev süreleri bitime yaklaşan başkanlara ‘topal ördek’ benzetmesi yapılır. Etkisizliği ve yetkisizliği ifade eden bir ABD malı terim yani… Peki bu durumda “topal ördek” benzetmesi kime uyar? Görev süresinin bitime yaklaştığı her taraftan belirginleşen etkenlerle alenileşen Kılıçdaroğlu’na mı, yoksa bir seçimi ilk turda yüzde 52 oy ile kazanmış Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mı?


Milliyet’ten Yalçın Doğan muhafazakar partilerin seçimden sonra CHP’yle ilgili manşetlerini değerlendirdiği bir yazısında duruma en uygun olarak Yeni Şafak’ın, Kılıçdaroğlu için attığı, “Kimyası bozuldu” manşetini tuttuğunu belirtiyordu.

 

Bazı tespitler

Galiba Doğan ve Yeni Şafak haksız değil çünkü seçimden bu yana Kılıçdaroğlu cidden tuhaf ve realiteyle uyumsuz açıklamalar yapıyor. Mesela seçimden sonraki ilk demecinde dile getirdiği “bu partide koltuk sevdalılarının yeri yoktur” cümlesi. Bu şartlarda, bir çok seçimden, galiba 9 seçim, yenilgiyle çıkmış olmasına rağmen öyle bir cümlenin onun üstünde kalacağını anlamamış olması “kimya bozukluğu”ndan başka ne ile açıklanabilir?

Kılıçdaroğlu’na “yanlış hesaplar uzmanı” demek de doğru. Çünkü genellikle hesapları tutmuyor. Planladığı siyasi adımları öngördüğünden çok başka şekilde gerçekleşiyor. Mesela İnce’yi “aday göstermesi.” Muhtemelen ve söylenilenlere göre biraz da İnce’den, onun parti içi muhalefetinden kurtulmak içindi adaylık. Derin CHP de dıştan bir adaya karşıydı. İnce’yi tam kendileri gibi görüyorlardı. Ayrıca Kılıçdaroğlu’na adaylık konusunda kendi isteklerini dayatıp ona geri adım attırmak da… Sonunda İnce, “gel bakalım Muharrem İnce” şeklinde siyasi nezaketle bağdaşmayan hitap cümlesiyle aday oldu ama süreç, malum olduğu üzere hiç de Kılıçdaroğlu’nun tahmin ettiği gibi olmadı.

Belki koltuğunu sağlama almak için gösterdiği adaya makamını bırakmak zorunda kalacak Kılıçdaroğlu.
Kılıçdaroğlu, onun tabiriyle, tamı tamına şuan bir “topal ördek.” Tüm emarelerin gösterdiği gibi gidecek. Gidiş zamanına muhtemelen derin CHP karar verecek ama o zamanın pek ötelenmeyeceği şüphesiz.
En fazla yerel seçimlere kadardır Kılıçdaroğlu’nun ömrü. Ondan sonra CHP’de “devr-i İnce” başlayacak.

 

Sabahattin Önkibar’ın sözleri

Sabahattin Önkibar’ın bir televizyon programındaki cümlelerini hatırlamadan yapamıyorum. Ankara siyasetini değerlendiren Önkibar, CHP kurultayının da sevkiyle, “CHP genel başkanlığının İnce’ye bir kaç gömlek fazla geleceğini, üstelik İnce’nin bir öğretmen olduğunu, her ne demek istediyse(!) ve CHP genel başkanlığı yapamayacağını” söylüyordu.


Doğrusu İnce’nin “devr-i müstakbelini” merak ediyorum. Görevinde başarı kazanacak mı, kazanmayacak mı? Ve CHP iç ve dip dalgalarına ne kadar süreyle dayanacak?
Gerçi başarı kazanmasa da gam değil. Çünkü öyle bir durumda derin CHP onu al aşağı etmekten asla imtina etmeyecektir.

Resul Davutoğlu

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.