Savaş ve kavganın olmadığı bir İslam ülkesi var mı?



"Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kaşaneler gördü

Dolaştım mülkü İslam'ı bütün viraneler gördüm"

 

Yazının başlığı Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy?a ait. Akif bu başlığı Osmanlının son dönemlerinde İslam coğrafyası ile Avrupa coğrafyasını dolaştıktan sonra yazmış.

Bu cümle yazıldığı tarihten günümüze pek değişen yok diye düşünüyorum.

Zira İslam dünyası, Osmanlının dağılma sürecine girdiği 19. yüzyıl başlarından itibaren bir kargaşa ve ateş içinde. Avrupa ise tam tersi bir hayat sürmektedir.

Fransız ihtilalin getirdiği bir netice ile bütün dünyayı kasıp kavuran milliyetçilik akımı Osmanlıyı da etkilemiş ve bir asır içinde 3 kıtaya hükmeden koca imparatorluğu dağıtmış.

Dağılma sürecine giren kocaimparatorluğun yerine küçük küçük devletler ya da devletçikler kurulmuş.

Sadece Osmanlıya bağlı azınlıklar değil nitekim İslam dünyası da bu bölünme ve ayrılma sürecine gitti.

Tabi Müslümanların bu bölünme içine girmesi o dönemin sömürge devletlerinin Müslümanlara toprak ve devlet kurma vaat etmesi etkili olmuştur.

Nitekim bu teklif etkili de olmuş Osmanlı dağılmış sadece azınlıklar ayrılmamış kuzey Afrika, Arap yarım adası, balkan Müslümanları Osmanlıdan kopmuş.

Söz konusu bu bölge Müslümanlarına toprak ve devlet kurma vaat edenler 50 yıl kadar bu bölgeleri ve ülkeleri sömürgeleştirmiş.

Yarım asırdan sonra şartların da değişmesi ile buralardan çekilmiş çekilirken de devletlerin başında kendilerine bağlı dikta rejimler ve bu rejimleri yöneten ailelere bırakmışlar.

Bu gün İslam dünyasındaki kargaşanın, kavganın, ölümlerin en büyük sebeplerinden birisi bu dikta rejimlerin başa gelmesidir ki Suriye?de devam eden hadiseler bunun en güzel kanıtıdır.

Değişen konjöktörle de şimdi bu diktatör rejimleri indirip demokrasiye geçiriyorlar. Yani neredeyse bir asırdan fazladır gerek açıktan, gerekse perde arkasından birileri bu coğrafyayı şekillendirip yönetmektedir.

Akif, bu mısraları yazanı nerdeyse bir asır oldu. Ama İslam dünyası hala virane ve maalesef viraneolduğu gibi her tarafı barut ve kan kokusu ile doludur.

Üzülerek ifade edelim ki bu cümle yazıldığı tarihten günümüze kadar İslam coğrafyası ya kendi içinde bir iç savaş ya da kargaşa yaşıyor veya gayrı Müslim bir ülke tarafından işgale ve zulme maruz kalıyor.

Dün Bosna, Filistin, Somali, Afganistan; bugün ise Arakan, Nijer, yarın hangi İslam devleti Allah bilir.

Peki bu bir tesadüf müdür?

Tabiî ki değildir.

Ancak maalesef İslam ülkeleri düşürüldükleri bu çukurdan çıkacakları ya da düşen kardeşlerini çıkaracakları yerde çukuru daha da derinleştirmektedirler.

Netice de İslam coğrafyasının her tarafı kan revan içinde ve milyonlarca kadın dul,çocuk yetim kalmaktadır.

Bir soru ile bitiriyorum

Savaşın ve kavganın olmadı bir İslam ülkesi var mı?

Aynı şekilde savaşın ve kanın olduğu bir batı ülkesi var mı?

O halde uyanmalı ve İslam dünyasına bırakılan bu fitne tohumlarını kurutmalı.

Karanlık geceden aydınlık sabaha çıkma duası ile?

 

M. Zeki Uyanık

13.09.12, Adana, Adanapost

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar