Yarış atı yarışı bitirmeye yaklaşırken hızını keser mi?

Heidegger,( Varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden biri olarak bilinen Alman filozof)

“Ölümlü bir varlık olduğumuzun fark etmemiz; hayatlarımıza bir mana, bir duygu ve yönelim katar” der.

Bir gün bu dünyadan göçüp gitmek farkındalığı hayatı daha anlamlı ve dolu dolu yaşayabilmek için bize bir kapı aralıyor aslında.

Belirli bir yaşa gelmiş insanlara nasıl yaşadığı sorulduğunda çok az sayıda insan hayatı doya doya yaşadığını söylemektedir.

Peki, o halde hayatımızı nasıl bir çizgide yaşamalı ve son gün, son nefese kadar nasıl devam ettirmeliyiz.

Hayatın çok hızlı akışı içerisinde, yaşadığımız günlerin kargaşası, çelişkileri, savrulmaları ve pişmanlıkları bizleri son dakikaya kadar tutarlı bir çizgide yürüyebilmekten de alıkoyabiliyor.

İngmar Bergman bir sözünde “Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir, çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler.”

Yaşlanınca değişiriz. Yüzümüze derin izler yerleşir. Bu değişimin, yüzümüzden çok zihnimize yansımasıdır asıl üzücü olan!

Oysa yılların birikimiyle hayata yepyeni bir pencereden bakabilenler, ardında yaşlanmaz ve hızını kesmez kalıcı izler bırakır.

Mimar Sinan Süleymaniye’yi bitirdiğinde, Galileo ayın günlük ve aylık çizimlerini yaptığında yetmişini çoktan geçmişlerdi.

Pasteur kuduz mikrobunu bulduğunda altmış, Sadi ise Gülistan’ı yazdığında seksen yaşındaydı…

Sevgili Peygamberimiz(s.a.v):

Allah’ım! Tembellikten, düşkün ihtiyarlıktan, günahlardan ve borç içinde kalmaktan sana sığınırım.” (İbn Mâce, Dua, 3)

Dün geçti, yarının geleceği belli değil, öyleyse bugünün kıymetini bilelim.

Unutmayalım ki telafisi olmayan tek şey zamandır.

Geçme diyemezsiniz, geçmişe gidemezsin, geçmişi bugüne taşıyamazsınız.

Şairin de dediği gibi,

Günler geçti, zamanın önüne geçemedim, Aynada gördüm de kendimi, pek seçemedim.

Kalın sağlıcakla

 

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net

 

Önceki ve Sonraki Yazılar