Yanlış üslup doğru sözün cellâdıdır.
Yanlış üslup doğru sözün cellâdıdır.
Yanlış üslup doğru sözün cellâdıdır’der, Sadi Şirazi.
Haklı olsanız bile yanlış bir üslupla tartışma konusu kişiye karşı kendinizi savunmazsanız hale getirip sizleri haksız çıkarır..
Adamın biri eşine çok kıymetli bir elmas yüzük alır. Akşam eve geldiğinde eşine: “Hele bak hanım sana ne aldım!” diye seslenir ve elindeki nadide elması eşinin önüne fırlatıverir.
Bu durumda elmas elmaslığından bir şey kaybetmez elbette ama eşinin gözünde o elmas tüm değerini yitirir. Değerli olanı; değer verdiğimiz kişiye ona değer verdiğimizi gösterecek şekilde sunmaktır önemli olan.
Sevdiklerimiz ile bir arada iken, düzelmesini istediğimiz yönünü pat diye ona söylemek hatasına düştüğümüz olur bazen. Daha sonra da böyle söylemesem daha iyi olurdu deriz kendimize. Bunu demek yerine söylemeden önce düşünmek daha anlamlı ve kıymetli olur. Peki, hocam hiç mi eleştirmeyeceğiz? Ağzımızı açıp hiçbir şey söylemeyecek miyiz?
Tabii ki, söyleyeceğiz. Ama bunun bir yolu yordamı olmalı.
Öncelikle eleştirimiz, şahsiyete değil davranışa yönelik olmalıdır. Eşimiz, çocuklarımız, çalışma arkadaşlarımız ya da diğer insanlar için: “Seni beğenmiyorum” demek başka bir şey. Bunun yerine “Senin şu davranışını beğenmiyorum” demek başka bir şey. Davranışa yapılan eleştiri kabul edilir. Ama kişiliğe yapılan eleştiri tolere edilmez.
Ayrıca eleştiri, topluluk önünde yapılmamalıdır. Topluluk önünde yapılan eleştirinin, eleştirilen kişiye ya da eleştirene yararı olmaz. Topluluk önünde yapılan eleştirilerde, eleştiren kişi konu ile ilgili yetkinliğini ispat etmeye çalışırken, muhatabın noksanlığını göstermeye çalışır.
Bu durum bir güç savaşına dönüşebilir. Samimi eleştiriler, muhatap yalnız iken özel ortamlarda yapılır. Nezaket kuralları ihlal edilmeden gerçekleştirilir.
Eleştirilerimiz, çözüm önerisi sunmalı. Yanlış yapıyor, söyledik tamam. Eksik yapıyor, söyledik tamam. Peki, bunun doğrusu ne? Eksik veya hatalı olan söz ve davranışlar, nasıl düzeltilebilir. Bunun kaygısı ile eleştiri yapılmalı. Namazda yanlış okuyan imam efendiye, hatalı olduğu yer belirtilirken, doğrusu da söylendiğinde yararlı bir iş yapılmış olur.
Son olarak eleştiride sandviç tekniği işe yarayabilir. Sandviçin altında ekmek yer alır. Ekmeğin üzerine domates, peynir, biber vs. konulur. Sonra tekrar ekmek ile kapatılır. Eleştiri yapılırken de direkt olarak eleştiriye konu olan söz veya davranış söylenmez. Önce güzel bir özelliği söylenir. Gönlü alınır. Bu hazırlıktır. Sonra eleştireceğimiz konu belirtilir. Hatalı kısım ifade edilirken doğru olanı da eklenir. Sonra tekrar güzel bir davranışı belirtilerek eleştiri, uzatılmadan sonlandırılır.
Unutmayalım ki, bize hoş gelmeyen diğer insanlara da hoş gelmez.
Ölçülü, dozu iyi ayarlanmış, önyargısız ve bize katkı sağlayan eleştiriyi hazmedebiliriz.
O hâlde biz de başkalarını anlamalı ve eleştiri yaparken çok dikkatli davranmalıyız.
Kalın sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Uzman Psikolojik Danışman
Kaynak:Adanapost
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.