Sait Özdemir
Memnuniyet(sizlik)
Memnuniyet(sizlik)
Memnuniyetsizlik, en genel tanımıyla bir durum, olay veya nesne karşısında kişinin doyumsuzluk yaşaması, beklentilerinin karşılanmaması sonucu hayal kırıklığına uğraması halidir. Memnuniyetsizlik, genellikle insan iradesinin ve güç arzusunun artmasıyla paralel olarak çoğalır. İnsanın bencil duygularının veya narsisistik eğilimlerinin yoğunlaşması, tatminsizlik duygusunu besleyen temel etkenler arasındadır.
Memnuniyetsizlik bireyin kendine karşı acımasız beklentiler içinde olması, yaşamı keyif alınacak bir süreçten ziyade bitirilmesi gereken bir maraton olarak görmesine neden olur.
İçinde yetiştiğimiz aile ortamında sosyal öğrenme dediğimiz kısımla davranışlarımızı ve dünyaya nasıl bakacağımızı şekillendiriyoruz.
Memnuniyetsiz insanların anne ve babalarının da çok sık şikâyet dilini kullandıkları görülür.
Böyle bir aile ortamda yetişen bir birey dış dünya ile ilgili şöyle memnuniyetsizlik yaşıyor; 'Hiçbir şey yolunda gitmiyor.' 'Zaten ben hiçbir şeyi kontrol edemem, hayatımda.'Herkes benden daha çok kazanıyor,
İmkânlarımızın günden güne arttığı, teknolojinin ve yeniliklerin tükenmek bilmeyen bir hızda devam ettiği bir dönemde herhangi bir gelişmeden, değişimden memnun olmak gerçekten zor gözüküyor.
Biz insanlar da bu durumu aşırı derecede bir abartıyla memnun olmama rehavetine dönüştürebiliyoruz. İş buluyoruz, en ufak bir zorlukla karşılaşınca işimizden şikâyet edip yeni arayışlara yöneliyoruz. Evleniyoruz evlendiğimiz eşimiz bizim istediğimiz gibi olmuyor diye yakınıyoruz. Ev alıyoruz, daha iyisini görünce ya da denk gelince evimizden dem vurup o ev için hayaller kurmaya başlıyoruz. Araba alıyoruz, daha kalitelisini görünce memnuniyetsizlik dürtümüz devreye giriyor.
Kendimizinkinden daha iyi, daha lüks bir yaşam tarzı görüyoruz. Ona gıpta ile bakıyor, neden biz de onlar gibi yaşayamıyoruz diye kendimizi yerden yere vuruyoruz.
Hep bir sonraki hedefimizi yüksek ve sağlam atmaya, çok daha güzeli için çabalamaya ve bu çabayı sarf ederken de memnuniyetsiz olduğumuzu belirtmekten de geri kalmıyoruz.
Durup düşünelim. Tüm bunlar neden?
Bu hırs, bu açgözlülük, bu doymak bilemezlik neden?
Şükredip bize sunulan imkânları verimli, düzgün bir şekilde kullanmak yerine hep bizden yükseklere bakmak neden?
Durup düşünelim. Bizden daha az kazanıp şükreden ve kazandığını paylaşan insanlara bakmak yerine neden bizden daha lüks yaşayan ve daha fazla kazanıp paylaşım yapmayan insanları kendimize örnek alıyoruz acaba?
Memnuniyetsiz ligimizin sebebi paylaşamamak mıdır acaba?
Kalın sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Uzman Psikolojik Danışman

Kalpten Süzülenler.
28 Nisan 2026 Salı 16:50Neden gençler ve yetişkinler için yazıyorum?
21 Nisan 2026 Salı 17:06Pişmanlık ve hayal kırıklığı
07 Nisan 2026 Salı 22:19Düşünce aklın ürünüdür.
30 Mart 2026 Pazartesi 18:39Ömür sermayesini iyi kullanmak.
09 Mart 2026 Pazartesi 21:09Mart ayı yeniden doğuştur.
03 Mart 2026 Salı 14:40Yanlış üslup doğru sözün cellâdıdır.
26 Şubat 2026 Perşembe 21:18Ramazan’a cemre düştü
22 Şubat 2026 Pazar 06:06Umut yorgunu.
11 Şubat 2026 Çarşamba 10:16Değerli Olmak
06 Şubat 2026 Cuma 16:56
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.