Kalpten Süzülenler.

Kalpten Süzülenler.

Hayat, hızla akan bir nehir misali; zaman geçiyor, anılar birikiyor ve bizler bu akışın içinde kendimizi, duygularımızı bazen kaybedip bazen yeniden buluyoruz.

Bir yazar yüreğindekini kaleme aldığında, o kelimeler okurun kalbinde yankı bulur.

Kalpten süzülenler, kelimelerin kanatlandığı yerdir.

Yüreğimizden gelen sesi duymak ve onu nazikçe kâğıda dökmek, kendimizle ve dünyayla barışmanın en güzel yoludur.

Kelimeler, zihnin loş koridorlarından geçip kalbin sıcaklığıyla harmanlandığında, ortaya sadece okunacak bir metin değil, hissedilecek bir hakikat çıkar.

Günümüz dünyasında iletişim hızlı ancak yüzeysel bir şekilde hareket ediyor.

Kalpten süzülenler ise insanı durup düşünmeye, hissetmeye ve derinleşmeye davet ediyor.

Kalpten süzülenler, samimiyetin en saf halidir. Kalpten süzülenler, yapmacıklıktan uzak, hesapsız ve kitapsızdır.

İnsan, beyniyle mantıklı düşünür, kararlar alır; ancak kalbiyle hisseder, sever ve yaşar.

Kalp, insanın en dürüst aynasıdır. Oradan dökülenler, zihnin filtrelerinden geçse de, özü samimiyettir.

Hazreti Mevlana Dîvân-ı Kebir’de şöyle demektedir; ‘Gönlü gereği gibi anlamak için bir zaman, gönül mahallesine girdim, orada kaldım. Böylece gönlün hâlinden bir iz, bir nişan aramaya koyuldum. Bakayım gönlümün halleri nedir? Nasıldır? Diye düşündüm. Gördüm ki, yalnız ben değil, bütün dünya ondan şikâyetçi, onun yüzünden feryada düşmüş. Her ovada, her şehirde rastladığım bilginlerden, akıllı kişilerden gönül’e dair ne düşündüklerini, ne destanlar söylediklerini sordum. Hepsi de gönlün elinden yakındı, yaka silkti, hepsi de feryada geldi. Bu hal bana dokundu. Gönül konusu üzerinde bir şüpheye zanna düştüm. Sonunda, bu konu üzerinde, aklın bir işe yaramadığını anladım da aklımı bıraktım. Gönül’e doğru sefere çıktım, yola düştüm, fakat onun bulunmadığı hiçbir yer de görmedim. Sen gönül’ü ancak Allah kapısında, ilâhî dergâhta bulabilirsin. Gönül filanda fişmanda bulunmaz. Âlemde kırık gönülleri onaran, eksiklikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya gücü yeten, her izi olanı, her izi bulunmayanı gereği gibi gören Allah’tan başkasında gönlü bulamazsın. Çünkü Allah, gönlü ev edinmiştir.

Hayat tecrübeleri, acılar, sevinçler, ayrılıklar ve kavuşmalar hepsi Allah’ın evindedir.

Hepsi gönül süzgecinden geçer. Bu süzgeç, insanı insan yapan değerlerdir: sevgi, merhamet, sabır ve umut.

Gönlümüzden dökülenlerin, okurlarımızın yüreğine şifa olması dileğiyle...

Kalın Sağlıcakla

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sait Özdemir Arşivi