Yılsonu için pozitif büyüme kesinleşiyor

Türkiye ekonomisi küresel koronavirüs salgınına rağmen büyümeyi sürdürüyor. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) üçüncü çeyrekte yüzde 4 ila 5'lik beklentileri aşarak yüzde 6,7 büyüdü. Söz konusu oran 2018 yılı ilk çeyrekte yakalanan yüzde 7,5'luk büyümeden sonra en yüksek rakam oldu. 2020 ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 10,8 küçülen Türkiye, 3'üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 büyüdü. Söz konusu rakam 1998 yılından bu yana hesaplanan zincirlenmiş hacim endeksinde en yüksek çeyrek dönem büyümesi olarak ölçüldü.

Türkiye ekonomisi 2019 yılı 3’üncü çeyreğinden itibaren bu yılki pandemiye bağlı yüzde 9,9’luk 2’nci çeyrek küçülme hariç tüm çeyrekleri pozitif kapattı. Türkiye 3’üncü çeyrek performansıyla da Avrupa Birliği, Euro Bölgesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasından pozitif büyüyerek ayrıştı.

Türkiye ekonomisinin bu denli yüksek bir büyüme göstermesi kredi büyümesi ve bir önceki yılın aynı dönemindeki zayıf yıllık büyümenin baz etkisiyle gerçekleşti. Türkiye ekonomisi 2019 yılı 3’üncü çeyrekte yüzde 1 pozitif büyümüştü. 2020 yılı GSYH rakamları 1 Mart 2021 tarihinde açıklanacak.

Yatırım ve tüketim destekledi

2’nci çeyrekte 9,9 küçülmeye karşılık ilk çeyrekte 4,5 ve 3’üncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüyen Türkiye GSYH’de pozitif kanala girdi. Yüksek cari açığa rağmen arındırılmış GSYH yüzde 6,5 artarken aynı dönemdeki büyüme bir önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 yükseldi. 3’üncü çeyrekte Avrupa Birliği yüzde 4,3, Euro Bölgesi yüzde 4,4, OECD ülkelerinin gayri safi yurt içi hasılası (GSYH)  yüzde 4,1 küçüldü. Dış talebin büyümeyi 9,1 puan aşağı çekmesine karşılık iç talepteki 5,4, yatırımlardaki 5,2 puanlık artış yüzde 6,7’lik pozitif GSYH’i getirdi.

Üçüncü çeyrekte yüzde 6,7’lik büyümeye en yüksek katkı yatırım ve iç talep kaynaklı oldu. Hane halkı nihai tüketim harcamaları aynı dönemde yıllık zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 9,2 arttı. Devletin tüketim harcamaları yüzde 1,1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu 5,2 puan artışla yüzde 22,5 yükseldi. Yatırım kalemi 2018 3’üncü çeyrek ile 2020 ikinci çeyrek dönemindeki 8 çeyreğin 7’sinde büyümeye negatif etkisi olmuştu.

Yatırımların yanında en büyük ikinci katkı 5,5 puan artışla özel tüketimden geldi ve yıllık değişim yüzde 9,2’ye yükseldi. Söz konusu rakam 2017 yılı 3’üncü çeyreğinden bu yana en yüksek oran olarak ölçüldü. Özel tüketimin yanında stok değişimi de 2,8 puanlık artışla büyümeye pozitif katkı sağladı.

Hizmetlerden büyük katkı

Yatırım, tüketim ve stoklara karşılık mal ve hizmet ihracatı yüzde 22,4 azaldı, ithalat yüzde 15,8 oranında arttı. 3’üncü çeyrekteki daralmaya tek negatif katkı 7,8 puan ile net ihracattan geldi. Söz konusu rakam da 1998 yılından bu yana en yüksek negatif gelişme oldu. 

Diğer taraftan hizmet ve sanayi sektörleri yüzde 6,7’lik büyümede önemli kalem olarak öne çıktı. Hizmetlerde 2,4, sanayide ise 1,5 puan artış gözlendi. Finans ve sigorta faaliyetlerinde görülen yüzde 41’lik büyüme ve yüzde 15’lik bilgi ve iletişim 3’üncü çeyrek büyümenin unsurları olarak dikkat çekti. Diğer dikkat çeken sektör ise 8 çeyrektir negatif seyreden inşaat sektörü ile ilk defa büyümeye 0,4 puan pozitif katkı verirken tarım sektörünün de 0,8 puanlık katkısı büyümede etkili oldu. 

Ekonomistler beklentilerin üzerinde gelen üçüncü çeyrek büyüme verilerinin 2020 yılının tamamı için veri öncesi sıfır seviyesindeki beklentilere pozitif yansıyacağını belirtiyor. Bu Türkiye'de bir çok ülkenin aksine 2020'de pozitif büyüme sağlayabilme ihtimali artığı arttığı anlamına geliyor.

V tipi toparlanmanın işareti

Ekonomistler, güçlü gelen 3’üncü çeyrek büyüme rakamlarının “V” tipi toparlanmanın en büyük işareti olduğunu, söz konusu rakamın 2020 yılının GSYH’de pozitif kapatılacağını gösterdiğini yorumladılar. Yatırım Finans’ın değerlendirmesinde, kredi büyümesi ve tüketim kaynaklı büyümenin beraberinde enflasyon ve cari açığı getirdiğini, son çeyrekte piyasadaki koşulların sıkılaşmasıyla yatırımlar ve büyümedeki toparlanmanın biraz zayıflayacağı kaydedildi. Son çeyrek ve yıllık büyümenin salgının seyri ve iktisadi faaliyetlerdeki güçlü olmayacak seyir sebebiyle  3’üncü çeyrekteki performansın görülmeyeceği ancak yılsonunun pozitif kapatılma ihtimalinin yüksek olduğu tahmin edildi.

Bluebay Asset Management'ten Timothy Ash, Türkiye'nin yılı koronavirüsün dünya ekonomilerini sert daralmalara neden olduğunu 2020'de daralma yaşanmadan tamamlayabilecek olmasının önemli olduğuna dikkat çekti ve “Bu büyümenin dezavantajı ise sürdürülebilir olmayan bir kredi patlaması ile sağlanması oldu; döviz rezervlerinde yıkıcı bir daralma ile finanse edilen kredi büyümesi cari açığın şişmesine ve TL'nin sert değer kaybetmesine yol açtı” dedi.

En olumsuz gelişme virüs

Kredi genişlemesiyle üçüncü çeyrek büyümesinin yüksek geldiğini belirten Tera Yatırım ekonomisti Enver Erkan, GSYH’in 2’nci çeyreğe göre güçlü toparlanma gösterdiğini, ancak son çeyrekte aynı performansın olmayacağını söyledi. Erkan, “Sektörel verilerin, PMI ve sanayi üretimi gibi göstergelerin ortaya koyduğu resim, üretim faaliyetlerinin güçlü eğilimine işaret ederken, virüs kaynaklı kısıtlamalar 4Ç20 döneminde geri geldiği için hizmet faaliyetleri olumsuz etkilenecektir. Türkiye’nin koronavirüs kaynaklı kısıtlamaları geri getirmesi ve uzatma ihtimalinin de olması hizmetler üzerindeki etkili artırabilecek” yorumunu yaptı.

Finansal koşulların sıkılaşmasıyla talep etkisinin daralacağına işaret eden Erkan, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesinin büyüme rakamlarına da etki edeceğini kaydetti. Erkan, “İlerleyen süreç, hem para politikaları hem de ekonomi politikaları alanında enflasyonla mücadeleyi ön plana çıkaracak görünüyor. Bu da kredi büyümesi patlamasından gelen bir büyüme etkisini 4Ç20 ve ilerleyen çeyreklerde görmememiz demek olacaktır. Yılın geneli için sıfır yakınında büyüme öngörmekle beraber, bunun çok az altında veya çok az üstünde sapma olabilir” dedi.

Büyümede fark attı

Türkiye, yılın üçüncü çeyreğinde yakaladığı yüzde 6,7'lik performansla Kovid-19 salgınının olumsuz etkilerine rağmen OECD ülkeleri arasında pozitif büyüme gösteren tek ülke oldu. OECD ülkelerinin GSYH'si söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 4,1 gerilerken, ekonomideki daralma Avrupa Birliği için yüzde 4,3, Avro Bölgesi için yüzde 4,4 olarak hesaplandı. 

OECD ülkelerinden Norveç üçüncü çeyrekte yüzde 0,1, Güney Kore yüzde 1,3,  İsrail yüzde 1,4, Litvanya yüzde 1,7, Polonya yüzde 2 küçüldü. Üçüncü çeyrek büyüme verisi açıklanan OECD ülkelerinden ekonomisi en fazla daralanlar ise yüzde 10,3 ile Şili, yüzde 9,6 ile Birleşik Krallık ve yüzde 9,5 oldu.

Öte yandan üçüncü çeyrekte ABD ekonomisi yüzde 2,9 ve Fransa ekonomisi yüzde 3,9 küçülürken, Almanya'da da geçici büyüme oranı yüzde eksi 4 olarak hesaplandı.

 “Riskleri gözardı etmiyoruz”

Ekonomist görüşlerine göre, üçüncü çeyreğin ardından büyümenin dördüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybedecek. Hem ekonomistler hem de ekonomi yetkilileri açıklamalarında benzer görüşü paylaşıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, bu yılın üçüncü çeyreğinde elde edilen yüzde 6,7'lik büyümede yurt içi talep artışının etkili olduğunu bildirdi. Gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yılın üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 6,7'lik artış kaydettiğini belirten Elvan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Büyümenin öncü göstergeleri, yılın üçüncü çeyreğinde güçlü bir performansa işaret ediyordu. Üçüncü çeyrek büyümesinde yurt içi talep artışı etkili oldu. Oluşabilecek riskleri göz ardı etmiyoruz. Makroekonomik, finansal ve fiyat istikrarını önceleyen politika çerçevemizle, dengeli ve istihdam oluşturan büyüme sürecini sürdürülebilir kılmayı amaçlıyoruz” ifadesini kullanıyor.

Elvan, üretim ve teknoloji altyapılarını yapısal anlamda daha da güçlendirecek adımlar atacaklarına dikkati çekerek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ekonomiyi ilgilendiren tüm kesimlerin sesine kulak verip, ortak akılla hareket edeceğiz” değerlendirmesinde bulununuyor.

“Büyüme beklentiyi aştı”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Haziran itibarıyla yeni normale geçen Türkiye, üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüme sağlayarak salgının ilk dalgasını en hızlı geride bırakan ülkelerden biri oldu” derken TİM Başkanı İsmail Gülle, “Pandemiden dolayı yaşanan küresel ekonomik krizden biz de çok etkilendik ama çok çabuk toparlandık. Türkiye ihracatla büyümeye devam ediyor” diye değerlendiriyor.

DEİK Başkanı Nail Olpak da, “Büyüme verilerinin, tahminlerin üzerine çıkarak, yurt dışı kaynaklı tahminlerin ise çok çok üstüne çıkarak yüzde 6,7 oranında gelmesi, Türk iş dünyası temsilcileri olarak bizleri sevindirdi. En önemlisi büyümenin yatırım kaynaklı olması” açıklamasını dile getiriyor.

Büyüme rakamlarını değerlendiren MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, “Yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 6,7 oranında büyümüş olması, yalnızca gelişmekte olan ülkeler arasında değil, gelişmiş ülkelerin ekonomi performansından bile pozitif olarak ayrıştığımıza işaret etmektedir” değerlendirmesini yapıyor.

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin, “Bir önceki çeyrekte gerçekleşen yüzde 9,9 küçülme sonrası, üçüncü çeyrekte elde edilen yüzde 6,7'lik büyüme ile piyasaların beklentisi de aşılmış ve önemli bir toparlanmaya imza atılmıştır” diyor.

analizgazetesi.com.tr / yazının devamı..

Önceki ve Sonraki Yazılar