Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Batan geminin kaptanı ve kemancıları

2018 yılı, Birinci Dünya Savaşı’nın (1914 – 1918) sona erişinin yüzüncü yılı..

İngiltere başta olmak üzere ABD, Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri, Osmanlı İslam Devleti’ni tarih sahnesinden kaldırıp topraklarını paylaşmaya çalıştılar.  Dolayısıyla Avrupa için Darülislam’ı işgal edip paylaşma savaşı, yüz yıldır bir türlü sonuçlanamıyor, uzayıp gidiyor.

İslam devleti 1918’de bir siyasi organizasyon olarak dağıtıldı. Ne var ki coğrafya olarak Darülislam’ı aralarında paylaşıp herkes payına düşen alanı yapılandırsa da İslam milletini ortadan kaldıramadıklarından direniş sürüyor ve aralarındaki paylaşım kavgası da bugüne kadar uzadı.. 

Yüzyıllık emperyalist dünya savaşının devreleri var: İkinci Dünya Savaşı bir dönemi, çift kutuplu dünya düzeni bir dönemi, küreselleşme bir dönemi ve girdiğimiz bölgesel güçler dönemi de son evresi görünüyor..

Her devrede batan gemiler var: Birinci Dünya Savaşı’nda Avusturya Macaristan İmparatorluğu, Alman İmparatorluğu, Osmanlı Devleti ve Rus Çarlığı batan gemiydi.. İkinci Dünya Savaşı’nın batan gemileri Japonya, Almanya ve İtalya.. Çift kutuplu dünya düzeninin sonunda da SSCB ve Sosyalist Çin battı. 

Rusya, SSCB’nin 1990’daki batışından çeyrek asır sonra 23 Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı işgal edip, Karadeniz ve Hazar’da ağırlığını koyup küreselleşme dönemini sona erdirerek uluslararası sistemde varlık göstermeye çalıştı. Böylece ABD ve İngiltere, Karadeniz, Hazar ve Orta Asya’da ezici bir hakimiyet kuramadılar. ABD ile Çin karşı karşıya artık; aralarındaki gerilip her geçen gün yükseliyor, savaş patladı patlayacak. Rusya, Çin ile ABD arasında mekik dokuyarak gerilimi artırıyor.

Yüzyıl uzamış bu emperyalist dünya savaşına, batan gemilerin “kaptanlar”ı ve “kemancılar”ı üzerinden bakılabileceğini düşünüyorum.

BATAN GEMİNİN “KAPTAN”I OLMAK

Osmanlı’nın yıkılışında devletin başında Sultan Abdülhamit Han mı vardı? Hayır. Bu durumun anlam şu: Savaş alanında önce kriz çıkarıyorlar.. Dünya güçleri, dün İngiltere, bugün ABD, bu çöküşten yakasını kurtarabilecek mi? Hayır. Peki öyleyse dünya gücü devletler neden yangına körükle gidiyorlar? Komik ama batan geminin “kaptan”ı olmak istiyorlar.

Hedef seçtikleri geminin seyir defterini kemancıları kullanarak öyle yazıyorlar ki gemi buz dağına çarpıp parçalanıyor. Osmanlı’daki İngiliz sever kemancılar, İttihat Terakki liderleri, Almanya lehine Rusya’nın Karadeniz’deki limanlarını bombalayarak buz dağına çarpmıştı.. Halefi olan CHP de gemi battı ama bakın artık yeni gemimiz var deyip vur patlasın çal oynasın havasında kemancılardı.. Türkiye’de sağ ve sol ideolojiler kemancı üretir, Batının vesayet rejimini ayakta tutarlar. Bir asırdır ülkeyi dünya güçlerinin belirlediği vaziyet ve istikamette tutan kemancılar, siyaseti sürekli buz dağına çarparak darbelerle yönetme olarak gördüler. Bugün PKK nasım kemancıysa, CHP ve Batıcı tüm siyasi kadrolar da kemancıdır..

ABD ve İngiltere zaman zaman birbirine kemancılık yapsa da genelde kaptan olmayı başaran iki devlet.. BMGK’daki Fransa, Rusya ve Çin şimdilik kemancılık yapıyorlar ve bir gün kaptan olma hayali kuruyorlar. Rusya, dün Afganistan’da buz dağına çarptı, bugün Kırım’da.. Saddam Hüseyin de Kuveyt’te buz dağına  çarpmamış mıydı?

ABD ve İngiltere’nin bugüne kadar dünyadaki üstünlükleri, gemi batırmalarından kaynaklanıyor. Seyir defteri kendi elinle yazılmayınca, kaptan köşkünde olunsa bile,  batan geminin kemancısı rolünü oynamaktan başka bir iş yapılamıyor aslında..  

AVRUPA’NIN KEMANCILARI

ABD’nin kaptan olma yöntemini, Avrupa’daki son oyunuyla açıklayabiliriz: Avrupa Birliği, ABD’nin sembol teknoloji devi Apple’a 13 milyar avro vergi cezası keserek başına büyük bir bela aldı. Aslında bu ABD’nin bir oyunuydu.

30 Ağustos 2016’da Avrupa Komisyonu, İrlanda’nın Apple'a yasa dışı biçimde vergi avantajı sağladığı hükmüne vardı. Komisyon, karar doğrultusunda İrlanda hükümetinin 13 milyar avro vergi almasına karar verdi. Avrupa Komisyonu bu kararıyla ABD ile ticaret savaşını resmen başlattı.

Sen misin Apple’a ceza kesen!.. ABD Adalet Bakanlığı da 2008’deki defteri açtı, Alman Deutsche Bank’a 8 sene önce Amerika’da yaşanan mortgage (ipotekli) konut kredilerinde hatalı işlem yaptığı gerekçesiyle 14 milyar dolar ceza kesti.

ABD bu hamlesiyle, negatif faiz dolayısıyla Avrupa’da krize giren banka sektörüne en ağır darbeyi indiriyor. Volkswagen de sırada.

ABD, karşısında güçlü Avrupa istemiyor. Avrupa’yı çökertmek için de en güçlü ülkesini, Almanya’ya darbe indirerek AB’yi yıkmayı hedefliyor..  Böylece ABD AB’nin kaptanı oluyor.. İrlanda gibi AB ülkelerinin politikaları da kemancılıktan başka bir şey değil..

Aslında olaya biraz yukarıdan bakarsak ABD'nin İrlanda’yı Avrupa Birliği içinde bir “kemancı”, ajan provokatör olarak kullandığı görülüyor. Kemancı olarak İrlanda’yı kullandı, kendine ödemeyeceği ceza kestirdi ve istediğini, Almanya’yı cezalandırıp AB’yi batırma pozisyonunu, yani “kaptan”lığı elde etti sanki..  

TÜRKİYE’NİN KEMANCILARI

Dünya gücü devletlerin çevre ülkelerinde “kaptan” olmayı başarmaları buraları önceden yapılandırmaları, kemancıları sayesinde.. Oyunu kurarken, kullanacak kemancı bulmakta hiç zorlanmıyorlar bu yüzden.

2002’den beri ABD önce Irak’ın kaptanı oldu, Şiiler ve Kürtleri kemancı haline getirdi, Kuzey Irak Kürdistan devletini kurdu.. DEAŞ’ın kemancılığı sayesinde Suriye’nin kaptanı oldu, Kuzey Irak Kürdistan’ının toprağına Suriye’den toprak katmaya çalışıyor.

Bunu başarabilirse, Türkiye ve İran’ın da kaptanı olmaya çalışacak.. Burada asıl dikkat edilmesi gereken kesim, her iki ülkedeki kemancılardır..

Batan gemide kemancı olmaktan ancak gemiyi kurtarıp kaptan olunca kurtulmak mümkün olur. Kaptan olmak seyir defterini ele geçirmek ve rotayı belirlemekle gerçekleşir..

Türkiye Irak ve Suriye’nin bölünmesine, PKK’nın İsrail gibi ikinci bir uydu devlet kurmasına karşı çıkarak kemancılıktan kurtulmaya çalışıyor.. Suriye’de ABD’yle yaşanan gerilim de biçilen kemancılık rolünün dışına çıkıp kaptanlık yapma girişiminden kaynaklanıyor..

haber7.com / yazının devamı..

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.