Mehmet Yürekli
Unvan Bir Başlangıçtır: Prof. Dr. Hakkı Çiftçi ve Türk Biliminin Ortak Dili

Unvan Bir Başlangıçtır: Hakkı Çiftçi ve Türk Biliminin Ortak Dili
Bir haberin ardındaki soru
Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakkı Çiftçi’ye, Türk Dünyası Akademisyenler Birliği ile Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Teşkilatı tarafından ortaklaşa “Fahri Üye” unvanı verildi. Haber, Çiftçi’yi Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar ve uzun yıllar Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda görev yapmış Prof. Dr. Bəxtiyar Siracov ile aynı listede anıyor.
Böyle haberler genellikle bir tebrik mesajıyla okunur ve unutulur. Oysa asıl sorulması gereken şudur: Bir unvan, bir bilim insanına ve temsil ettiği coğrafyaya ne kazandırır? Daha önemlisi, Türk dünyasında akademik iş birliği bir tören dili olmaktan çıkıp ne zaman somut bir üretim diline dönüşecek?
Genç bir birlik, iddialı bir hedef
Türk Dünyası Akademisyenler Birliği oldukça yeni bir yapı. Açıklamaya göre birlik, 29 Ekim 2025’te Bakü’deki Atatürk Merkezi’nde bir grup bilim insanı tarafından kuruldu. Kuruluşun dayanağı olarak da 13 Ağustos 2023’te Budapeşte’deki Turan Kurultayı sürecinde alınan kararlar gösteriliyor.
Birliğin başkanı Prof. Dr. Valeh Mirzeyev hedefi net koyuyor: Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyadaki akademisyenleri ortak bir vizyonda buluşturmak. Mirzeyev’e göre amaç, Türk akademisyenlerin ürettiği bilgiyi küresel standartlara taşımak ve Türk dünyasının ortak bilimsel dilini kurmak.
Bu hedef küçümsenecek bir hedef değil. Türk dilli ülkeler arasında kültürel ve siyasi yakınlık yıllardır güçlü bir söylem olarak var. Ama ortak yayın, ortak proje ve araştırmacı dolaşımı gibi ölçülebilir alanlarda bu yakınlık hâlâ potansiyelinin çok gerisinde.

Neden bir iktisat tarihçisi?
Unvanın bir iktisat tarihçisine verilmesi tesadüf sayılmamalı. Türk dünyasını birbirine bağlayan şey yalnızca dil ve kültür değil; İpek Yolu’ndan bugünkü Orta Koridora uzanan ortak bir ticaret ve üretim hafızası da var. Bu hafızayı okuyabilen disiplinlerin başında iktisat tarihi geliyor.
Çiftçi, Çukurova Üniversitesi’nde İktisat Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı ve Adana Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevlerini birlikte yürütüyor. Takdir belgesinde iktisat tarihi, bölgesel kalkınma ve akademik yönetim alanlarındaki çalışmaları öne çıkarılıyor. Açıklamaya göre birliğin kuruluş sürecinde de aktif emek vermiş.
Bu tablo, unvanın yalnızca geçmiş akademik birikime değil, kurumsal yapı kurma çabasına da verildiğini gösteriyor. Çiftçi’nin kendi sözleri de bu yöndedir: Unvanı bir ödül olarak değil, sorumluluğu artıran “kutsal bir emanet” olarak tanımlıyor.
Sembol ile içerik arasındaki mesafe
Yine de dürüst olmak gerekiyor. Türk dünyasına dair akademik girişimlerin önemli bir kısmı coşkulu bildirgeler, plaketler ve tören fotoğraflarıyla sınırlı kaldı. “Stratejik köprü”, “ortak akıl”, “Turan ülküsü” gibi kavramlar güçlü duygular uyandırıyor; ancak bir birliği değerli kılan, bu kavramların ölçülebilir çıktıya dönüşmesidir.
Bilim dünyasında itibar, unvanlarla değil iş birliğinin izleriyle kazanılır. Ortak makaleler, karşılıklı atıflar, birlikte yürütülen projeler ve ülkeler arasında dolaşan genç araştırmacılar bu izlerin başında gelir. Aziz Sancar gibi dünya çapında bir ismin adının anılması bir birliğe görünürlük kazandırabilir; ama sürekliliği ancak düzenli ve şeffaf bir çalışma takvimi sağlar.
Bir başka hassas nokta, bilimsel dil ile ideolojik dil arasındaki dengedir. Ortak kimlik vurgusu motive edicidir; fakat bilimin evrenselliği, liyakatin ve eleştirel düşüncenin her türlü aidiyetin önünde tutulmasını gerektirir. Mirzeyev’in “küresel standartlar” vurgusu bu açıdan doğru bir pusula: Türk biliminin değeri, önce dünya biliminin ölçütleriyle sınanmalı.

Unvandan emanete
Çiftçi’nin “emanet” vurgusu, aslında birliğin önündeki yol haritasını da özetliyor. Bir emanet korunarak değil, büyütülerek hakkı verilir. Bu da birliğin önümüzdeki dönemde somut adımlarla anılmasını gerektiriyor.
Bu adımların neler olabileceği açık: Türk dilli üniversiteler arasında ortak doktora ve araştırmacı değişim programları, bölge ekonomilerinin ortak iktisat tarihini inceleyen karşılaştırmalı projeler ve açık erişimli ortak bir veri ve yayın altyapısı. Böyle bir altyapı, Çiftçi’nin uzmanlık alanı olan iktisat tarihi için de son derece verimli bir zemin sunar.

İsmail Gaspıralı’nın bir asrı aşkın şiarı “Dilde, fikirde, işte birlik” idi. Türk dünyasının dilde ve fikirde yakınlığı zaten var; şimdi sıra işte birliğe geldi. Hakkı Çiftçi’ye verilen fahri üyelik, bu iş birliğinin sembolü olarak kalmamalı, başlangıç noktası olmalı. Bu unvanın gerçek değerini, önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak ortak eserler belirleyecek.
Mehmet Yürekli
Adana, 30 Eki 2026

Medeniyet Kovalanmaz, Filizlenir
24 Ekim 2026 Cumartesi 16:10Adana'nın 2040 Sınavı: Rakamlar, Projeler ve İnsan
22 Ekim 2026 Perşembe 00:23Sosyal medyanın dezavantajları ve etik problemler
25 Ağustos 2026 Salı 11:00‘Hoş geldin ey Kutlu Nebi!’
24 Ağustos 2026 Pazartesi 00:50Mustafa Yürekli'nin Şiirinde İmgeler
03 Ağustos 2026 Pazartesi 23:34Mustafa Yürekli: "Günümüzde Batı hegemonyası, kitle iletişim araçları vasıtasıyla tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır..."
29 Temmuz 2026 Çarşamba 07:16Mustafa Yürekli, Karakoç’un felsefi ve siyasi metinlerini en çok şerh eden (açıklayan) yazarlardan biridir...
22 Temmuz 2026 Çarşamba 00:51Kasap İbrahimler, evden kaçan İsmailler ve ithal et
26 Mayıs 2026 Salı 10:36Çukurova Üniversitesinde "Avrupa ve İslam" paneli
25 Mayıs 2026 Pazartesi 11:03"Anne" Şiirleri
10 Mayıs 2026 Pazar 15:47
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.