Dostluk yaşamın umududur..

Eskilerin güzel bir lafı var “Ahiret kardeşliği” diye. Sahi nedir ahret kardeşliği, hiç düşündünüz mü? Sizin hiç ahiret kardeşliğiniz oldu mu? Günümüzde yok denecek kadar azalan ahretlik kardeşi tutma geleneğinde, ölüme kadar hatta ahirette de devam eden bir kardeşlik inancı vardı. Ahretlik geleneği kadınlar arasında olurdu ve arkadaşını seçebilecek yaşa geldiği çağdan itibaren kızlar kendilerine bir ahretlik kardeşi seçebilirlerdi. Bu sıradan bir olay değildi. İnsan ve Hayat Dergisinde Mehmet Dervişoğlunun yazısında ahretlikler ile ilgili verdiği bilgilerde, Ahretlikler, zamanın çarkları arasında ezilen benliklerimize yabancı, fakat belleklerimize bir o kadar aşina. Şeytanın “Babana bile güvenme!” desiseleriyle zihinler allak bullak olmuşken ağızlardan mürâi bir şekilde dökülen kankalara inat bu geleneğimizin medeniyet haritamızdaki yeridir der.

Çünkü dostluk ve kardeşlik, öldükten sonra da devam eden kıymetlerimizden biridir. "Ahiret kardeşliği" diye boşuna denilmiyor.

Robert Louis isimli bi düşünür şöyle söylemiş,"Kendine verebileceğin en iyi hediye iyi bir dosttur"

Dostluğa ve dostlarımıza sahip çıkarsak, yaşama sevincimize güç, enerji kazandırırız, mutlu oluruz.

Dostlar üç kısma ayrılır. Birinci kısım, iyilik ve kötülüğe ilişkin belirgin bir düşüncesi olmayanlar. Bu tür insanlar sadece eğlendirici olurlar. Dostluğundan ne yarar ne de zarar görürüz.

İkinci gruptakiler insanı sürekli geliştiren arkadaşlardır. Bu kısım dostların her zaman yararı olur.

Üçüncü grup zarardan başka hişbir şeyini görmediğimiz dostlarımız olur. İşte asıl uzak durulması gereken bunlardır.

Balzac, “Felaketin bir iyiliği varsa, hakiki dostlarını tanımasıdır,” der.

Dost, kişinin dünya ile arasında yaşadığı kaçınılmaz çatışmaların yorgunluğunu ve acısını az da olsa azaltan kişidir. Hayatı dar ve sıkıntılı dört duvar arasından kurtarır. Çünkü dost insan için güvenli bir sığınaktır, sadakattir, paylaşımdır. Yaşamın farkındalık düzeyini renklendiren manevi kapısıdır. Dostluk yaşamın umududur.

Oscar Wilde dostluktaki çok farklı bir erdemden söz eder: Bir dostun üzüntüsünü herkes paylaşabilir fakat başarılarına içtenlikle sevinmek bir ruh özelliği gerektirir. Yaşadığımız yüzyılda sahip olduğumuz en büyük lükstür dostluk. .

Ömer Nasuhi Bilmen''in Büyük İslam İlmihali''ni okurken, şu hadis-i şerifle karşılaştım: "Eski dostluğu devam ettirmek, imandandır."Hadis-i Şerif (Ebu Davut)''Dostlukta kıdem esastır derler.

"Önce refik, sonra tarik" denilerek, yola çıkacağımız insanları dikkatli ve rikkatli seçmemiz dileğimle.

Sonuç olarak ''İnsanı, yol değil, yol arkadaşları yorar.

Selam olsun dostluğu yaşatanlara ve dost kalanlara.

Kalın Sağlıcakla

 

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar