Selami Kaytancı
Dönmeler...
Dönmeler...
"Rakı şişesinde balık olsam!." derdi hep. Bu sözü Facebook sayfasına logo yapmıştı. Sık sık Neyzen Tevfik'in mısralarını tekrarlar, iç geçirirdi:
"Şaşarım şu meyhanecinin aklına,
Sattığından daha mı değerli para?!."
Evinde büyük bir şarap fıçısı & tankının olması ve altına yatıp musluğundan kana kana şarap içmesi büyük hayallerinden biriydi.
Namaz niyazla, oruçla, dinle imanla hiç işi olmaz; değil cuma namazına, bayram namazına bile gitmez, üstelik bunlarla, bunu yapanlarla alay ederdi. Tam bir Ateist, tam bir inançsızdı...
Ama çok sıkı bir Atatürkçü, sıkı bir Kemalist’ti!. Atatürk ilke ve inkılaplarına aşıktı; onları hararetle savunur asla söz söyletmezdi, kırmızı çizgisiydi. Hem de milliyetçi, vatansever geçinirdi.
Bu arada kendisine bir kasa para emanet etsen, sana tamtakır iade ederdi. Paraya, kadına ve rakıya müthiş zaafı vardı. Daha küçük yaşta, kendisinden büyük bir komşu kadınla yaşadığı cinsel ilişkiyi ballandıra ballandıra anlatırdı. Çalıştığı devlet dairesinde insanları nasıl söğüşlediğini, nasıl rüşvet aldığını da bir marifet olarak anlatırdı.
Çok modern ve çağdaş bir insandı. Kadın, istediği gibi giyinmeliydi. Vücudunu serbestçe teşhir etmesinde hiçbir sakınca yoktu...
Yani ez cümle, tam bir GAVUR gibi bir yaşantısı vardı...
Bir gün bir sohbet esnasında, adı geçen bir hemşehrimiz, arkadaşımız için, "Onlar DÖNME, onlara kız verilmez!." dedi.
"DÖNME" dediği kişi, benim çocukluk arkadaşım, çok sevip saydığım, hatta gıpta ettiğim, neredeyse kıskandığım biriydi.
Babası - dedesi Kurtuluş Savaşı'nda Müslüman olmuş "DÖNME" tabir edilen "HAÇİN" Ermenilerindendi.
Ailede bütün fertler beş vakit namaz kılan, oruç tutan, ahiret inancı tam, büyüklerin hepsi de hacca gitmiş, çocuklarını İmam Hatip'te okutan, kızlarının hepsi de pür tesettür, haya, edep namus sahibi insanlardı.
Ben onunla her şeyi açık açık, dobra dobra konuşurdum.
Bir gün bir sohbet esnasında, bana söylediği bir söz vardır ki, yüz kilotonluk atom bombası gibidir ve o gün bu gündür beynimde uğuldar.
"Bizim yanımızda İslam çok değerlidir; çünkü biz sizin gibi babadan dededen öğrenmedik İslam'ı. Biz sonradan bulduk ve onun için de çok kıymetlidir yanımızda!."
Şimdi şu sözün ağırlığını, şu sözün derinliğini tahayyül edebiliyor musunuz?
Ateist yakınım, o ikrar üzere kör kütük sarhoş bu dünyadan göçüp gitti!.
O sevgili "DÖNME" dostum, okul arkadaşım da bu ikrar üzere bu dünyadan göçüp gitti...
Benim çok tekrar ettiğim ve "SELAMİ HOCA atasözü" haline getirdiğim bir sözüm var:
BU DÜNYADA İKİ ÇEŞİT DÖNME VARDIR. BİRİSİ İSLAM'A DÖNENLER, DİĞERİ DE İSLAM'DAN DÖNENLER!..
Üstat Necip Fazıl'ın dediği gibi:
Her şey akar; su, tarih, yıldız, insan ve fikir...
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir!..
NE MUTLU İSLAM'A DÖNENLERE!..


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.