Merkez Bankası iyileşmenin darasını alacak!

Merkez Bankası iyileşmenin darasını alacak!

Son 3 oturumda 1000 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14'e kadar getiren Merkez Bankası 12 Aralık'ta gerçekleştirilen yılın son toplantısına hazırlanıyor.

Temmuz’da 4,25, Eylül’de 3,25 ve Ekim’de 2,5 puan faiz düşüren Merkez Bankası beklenmeyen bir kararla piyasaları yeniden şaşırtabilir.

Sürpriz gelir mi, bilinmez! Beklenti 200 baz puan veya biraz üzeri.

Merkez Bankası’nın yeni yönetimi ilk sürprizini yaptı zaten… Merkez, 2020 yılı para ve kur politikası çerçevesinde Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarını yeniden 8’den 12’ye çıkardı.

Bunun anlamı şu:

Para politikasında tarağın dişleri biraz daha sıklaştırılıyor. Başka bir ifade ile kaba sıvadan ince sıvaya geçiliyor. Yani onarım hızlanıyor… Ardından da boyama ve iç mimarinin devreye girmesiyle para politikası oturulabilir, daha kullanılabilir hale gelecek.

2 yıldan bu yana 45 günde bir yapılan faiz toplantıları bundan böyle aylık gerçekleştirilecek. Faiz kararı daha düşük rakamlarla ifade bulacak. Her şeyden önemlisi yurt dışında küresel daralmayla birlikte ülkelerin faiz ve kur hareketleri daha sıklıkla takip edilebilecek. Açıkçası uluslararası konjonktüre ayak uydurularak dünya ile birlikte yürüme imkanı daha fazlalaşacak.

***

Tabii para politikasında ilk akla gelen kur. Fiyat istikrarı konusunda kur istenilen seviyede hareket seyyaliyetine kavuşturulabilirse enflasyonu düşürmek daha kolaylaşacak.

Kasım enflasyonu ileriye dönük müjdeler verdi. Yıllık enflasyon belki baz etkisinin sona ermesiyle yüzde 8,6’dan 10,56’ya yükseldi ama yüzde 11’lik beklentinin altında geldi. Rakamın TÜİK tarafından açıklanmasıyla birçok yurt içi ve yurt dışı kurum ve kuruluş yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 11’ler olarak revize etti.

Açıkçası fiyatlarda yükseliş devam ediyor ama artıştaki hız düşüyor. Normalleşmenin 2020 yılında yaygınlaşacağı gözleniyor. Fakat işin başka bir yönü var. Gelecek yıl faiz düşürmek bu yılki gibi yüksek oranlı olmayacak.

Evet, Merkez Bankası gelecek hafta PPK toplantısında enflasyon ve faizde iyileşmenin darasını alacak. TCMB, yüzde 14 olan politika faizini yüzde 10,56’lık Kasım ayı TÜFE enflasyonuyla harmanlayıp Aralık enflasyonunu da hesaba katarak yüzde 2 ve üzeri bir faiz indirimi yapmanın yollarını arayacak ve yeni yıla eli rahat girmek isteyecek.

Biliyorsunuz işlenmemiş gıda, ulaştırma, kira, konaklama, giyim bugün için enflasyonu artıran kalemler. Tabii sektörlerin enflasyon yapışkanlığını kısa sürede üzerinden atması kolay iş değil. Gelecek yıl enflasyonun tek haneli rakamlar paralelinde seyri öngörülüyor.

***

Para politikasında döviz dengesinin sağlanmasına yönelik adımlar atılır, kur gerçek değerlerine döndürülürse enflasyon konusunda daha müspet bir trend yaşanabilir. Fakat üretici fiyatlarıyla oluşacak maliyet enflasyonundaki yükselişe dikkat etmek lazım!

Enflasyonun artışında petrol veya akaryakıt fiyatlarındaki artışları göz ardı edemeyiz. Zira aynı fiyat artışları elektriğe de yansıyor. Dolayısıyla üretici fiyatlarındaki maliyetler, ister istemez tüketici fiyatlarını da yükseltiyor.

Gazetemizde de konuyu enine boyuna işledik. Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı’nın (OPEC) Viyana toplantısı ithalatçı Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Temennimiz teşkilattan petrol fiyatlarını agresif artıracak bir kararın ve dengesiz bir fiyat politikasının çıkmaması yönünde.

Zira küresel daralmanın her geçen gün arttığı bu dönemde, petrol fiyatlarındaki artışlar belki üretici ülkeleri rahatlatacak ama ithalatçı ve tedbirini alamayan ülkeleri bilhassa büyüme konusunda zora sokacak.

Para ve maliye politikalarının bir araya gelip yapısal anlamda verecekleri katkı ekonomiyi daha da sağlamlaştıracak.

Tahminimiz o yönde ki, Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlarken büyüme politikaları çerçevesinde kur-faiz-enflasyon üçlüsünü ıslah edici kurallarını uygulamaktan çekinmeyecek, altın oran sistemiyle iyileşmede gerçek darayı ortaya koyacak!..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar