1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Ölümsüzlük için düello!
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Ölümsüzlük için düello!

A+A-



Günlüğümden tarihleri gözetilmeden topladığım notlar bunlar.. Tecessüslerim, dikkatlerim, duyarlılıklarım...



İki Mustafa?nın karşılaşmaları bu cümleler, gerçekte; kendi kendimle kavgalarımın tutanakları!

Kişiliğimi, içyüzümü, benliğimi, özümü oluşturan mustafa, aklını kullanıp kalbinin uykuya dalmasını önlemeye çalışıyor diyebiliriz buna..

Kimliğimi, dışyüzümü, yakın çevremin ve toplumun tanıdığı, bir sıfatla, bir isimle çağırdığı Mustafa Yürekli, algılarını abartarak ve fazla ciddiye alarak, nefsine bağlanan aklı dinleyerek ötekine karşı çıkıyor, kavga çıkarıyor.

Kalp, akıl ve nefis arasındaki ilişkiler.

Gerçek ile görüntünün savaşı bu, gündelik olanla, anıtsal olanın, fanilikle ebediliğin.

Ölümsüzlük için kendimle düello yapıyorum sürekli. Bu düellonun notları diyebilirim bu okuyacağınız cümlelere. Dahası, kendimi sorgulamalarım, yargılamalarım. Vicdanımın sesi de, diyebiliriz.

İlgilenenler olabilir diye düşündüm.

Rahatsız ettiğim kişilerde olacaktır. Rahatsızlık duyuluyorsa, sevinmeli!

İğne batınca, ölü, uyanamaz. Uyarı, kalbinizin hayatta olup olmadığını görmenize yarayacak.. Ölü kalp uyarılardan etkilenmeyecektir çünkü.

NEFES, SAYILIDIR

(kim bilebilir verilen ömrün kaç nefes olduğunu?

çocukken ölenlere, genç ölenlere az sayıda mı nefes verildi?

çocuklara alıp verdikleri nefeslerin hesabı sorulmayacakmış! masum, çocuklar, melekler gibiler.

hıristiyanlığa göre, bebek ölüleri, çocuk ölüleri masum değil mi şimdi; bunu araştırmalı! hıristiyanlığa göre, insan dünyaya günahkar geliyor ya, adem babamızla havva anamızın cennette işledikleri günahın sorumluluğu yüklenmiş ya her ademoğluna?)

HER NEFESİN, NEREDE HARCANDIĞI SORULACAK!

Nefesi kötü alıp vermek! Aymazlıkla nefes alıp vermek ne kadar büyük pişmanlık olacak ölüm ötesinde, sorgu gününde.

(her nefes, değerli ya da değersiz her nefes, kişiye özel her nefes, bir an demek.

nefes alış veriş süresi nedir? bir dakikada kaç nefes alınır? bir saatte kaç nefes? bir günde alınan nefes sayısı belli midir?

sabah nefesleri, öğle nefesleri, ikindi nefesleri, akşam nefesleri, yatsı nefesleri, seher nefesleri.. )

Günü namazlara, vakti nefeslere bölümlemek! Ömrü nefes hesabıyla yaşamak! Doğru hesap bu! Atalarımızdan öğrenmedik mi bunu?

Bir nefesi, bir almak var, bir tutmak var, bir de vermek..

Alış için bir şükür gerekli.

Nefesle alınan hava için (oksijen demek bu, nefesle kanın temizlenişi ve dolaşım sisteminin işleyişi.. nefesin insan hayatındaki önemine daha fazla girmeyeceğim) şükür gerekli.

Veriş için de ayrı bir şükür gerekli..

Her nefeste üç şükür!

Bir günde kaç bin nefes alınıyorsa üç misli şükür edebiliyor muyuz?

BİR NEFESİN DEĞERİNİ BELİRLEYEN, NİYETİMİZ OLACAK...

Allah?ın varlığına, gönderilen hak kitabın ayetlerine ve tebliğ eden peygambere tanıklık ederek; öğrenerek, bilerek tüm gerçekleri, farkındalıkla, derin bir saygıyla, bilinçle, sevgiyle nefes alıp verme görevi ne kadar büyük sorumluluk böyle?

(değerli nefes, değersiz nefes ayırımının yapıldığı anda duyulacak pişmanlığı hisseder gibi olup ürperdim şimdi..

?nefeslere değer kazandırmak elimizdeyken, niçin aymazlık gösteririz böyle?? diye sormak gerekiyor şimdiden. bu soruyu sormakta geciktikçe, ölüm ötesinde duyulacak pişmanlık da, o oranda büyüyor!)

Ölen birinin kaç yıl yaşadığını, kaç ay, hatta kaç gün yaşadığını hesaplayabildiğimiz gibi kaç nefes alıp verdiğini de hesaplayabilseydik, ebedi aleme yolcu ettiklerimizin kaç nefeslik ömrün hesabını vereceğini bilseydik, nefes hesabının önemini daha iyi mi kavrardık, hayatımızı nefes hesabına göre mi yaşardık acaba?

Allah?ın rızasına ayarlı nefes hesabı ömrümüzü ne kadar değerli hale getirmez mi?

İLK NEFESTE ÇIĞLIK ATIYORUZ...

İnsan, dünyaya geldiğinde, daha ilk nefesinde, ayağı toprağa değmeden, basıyor feryadı..

Feryat, insanın dünyadaki ilk eylemi!

Yaşamaya, ağlayarak başlıyoruz.. İlk nefeste kopan feryadın anlamı nedir?

Ne görüyor? Ne duyuyor? Ne öğreniyor dünyadan, öyle bakar bakmaz? Ne biliyor da feryat ediyor?

Bir feryat ki gerçekte içinde inleyen bir ruhun dünyadaki ilk görüntüsü..

Amel defterimin ilk sayfasına yazılacak ilk eylemimin doğumda attığım feryat olmasını isterdim.

BEBEKLER, MASUMDUR

Dünyaya gelir gelmez açılmaz insanın amel defteri ve ilk andan itibaren yazılmaya başlanmaz..

Ergenlik çağına girince, reşit olunca, çıkıyor defter, ortaya.

(nefes alıp verdikçe her şey kayıt ediliyor bu deftere..

yaşayarak, sayfalar dolusu yazıyoruz, kitabımızı.

ölünce, sağ elimize ya da sol elimize verilecek bir kitap bu.

şaheser kabul edilecek bir kitap yazmak olmalı, gerçek, tek uğraşımız.)

Deftere hazırlık dönemi olarak görebiliriz, bebeklik, çocukluk yıllarını..

DÜNYANIN KORKUNÇ BİR YÜZÜ MÜ VAR?

Bebek, saf gönlüyle, gönül gözüyle dünyanın manevi yüzünü mü görüyor dersiniz o ilk bakışta? Dünyanın manevi yüzü bebeği ağlatacak kadar korkunç mu?

Nefes alıp verdikçe eksilen ömrün geçirileceği bu fani dünyanın zorlukları öyle ilk bakışta bilinebilir mi sizce?

İki dünya, ana rahmi ile gezegen olan dünya arasındaki fark mı canını yakıyor böyle bebeğin? Başını dünyaya uzanır uzanmaz, alınan ilk nefes, ciğere dolunca, canı yanarmış insanın? Bu izah çok ürpertici..

Dünya, bu kadar saldırgan mı gerçekten?

HER NEFES, ÖLÜME BİR ADIM!

Nefes sayısı eksilirken, insan, aslında ölüme doğru adım adım yol alıyor.

(doğduğu o ilk günden itibaren, insan, anbean, bir parça daha ölüyor. farkında olmadan, kesintisiz bir şekilde, nefes alıp vererek yaklaşıyor, azrail (a.s.) ile randevusuna..

necip fazım kısakürek?in dizelerinde dile getirilen hüneri gösterebildik mi?

o demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner,
azrâil?e ?hoş geldin? diyebilmekte hüner?


önemli olan, azrail?le randevumuza hazırlıklı olmak!

işte ebedi ahiret yolculuğuna, cennet yolculuğuna çıkarken, dünya hayatına bakıp söylenen bu ?son elvedâ?nın içeriği, çok anlamlıdır!)

SON NEFES...

Son nefes; buğusuz, berrak bir ayna gibidir.

(dünyaya veda halindeki her insan, bu son nefes aynasında, güzellikleri ve çirkinlikleri ile geride bıraktığı bütün bir ömrünü, maddi manevi varlığını yeniden seyreder.

bütün bir yaşananlar, son nefese, o birkaç saniyelik vakte yansıyışı o kadar önemlidir ki insan sürekli o yanayı düşünerek tamamlamalı ömrünü.)

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ?Son nefesimizin, pişmanlıkla seyrettiğimiz bir ayna olmaması için, Kur?ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye?nin feyizli ikliminde, imanla, ibadetlerle, güzel ahlakla, hayır - hasenat ve salih amellerle müzeyyen bir kulluk hayatı yaşamamız zarûrîdir.? sözü, kulaklarda küpe olmalı...

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerif?lerinde; ?Kişi yaşadığı hâl üzere ölür, öldüğü hâl üzere haşrolunur.? (Münâvî, Feyzu?l-Kadîr, V, 663) buyurmaktadır.

Son nefes, acı - tatlı anılarıyla fani hayatın sahnesinin son perdesidir.

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.