Sabır, Sebat, Tahammül, Kanaat Ve Şükür

Sabır, Sebat, Tahammül, Kanaat Ve Şükür

Günümüzde en çok ihtiyacımız olan şeylerin başında Sabır, sebat,  tahammül, kanaat ve şükür gelmektedir.

Sabır, kelime olarak tek bir kelime gibi görünse de, dilimizde taşıdığı özelliklere göre ayrı tanımlamaları da içinde barındırmaktadır. Dünya nimetlerinin azı ile yetinmek bir sabır gerektirir. Bunun sonucunda “Kanaat” etmeyi öğreniriz. Güçlüklere katlanma şeklinde gösterilen sabır’a da “Tahammül” diyoruz. Tahammül süreklilik gösterdiğinde de “Sebat”  a dönüşmektedir. Bunun sonucunda şükre kavuşuruz.

Nice insanlar vardır ki her türlü imkâna sahip olmasına rağmen, ruhları daralmakta, dünyaya sığamamakta, bunalımdan bunalıma sürüklenmekte, çıkmaz sokaklarda dolaşıp durmakta, özlenen huzura bir türlü erememektedir. İşte huzura ermenin bunalımdan stresten kurtulmanın yolu tahammül etmek sebat etmek, kanaat ve sabır etmekten geçmektedir.

Sabır; bütün hayırların, iyiliklerin anahtarıdır. Peygamber efendimiz; (s.a.v) Sabreden, zafere kavuşur buyurmuşlardır.

Kanaatkâr olan, gönül hoşluğu olan kimse, en zengin olan kimsedir. En fakir kimse ise, içinde tatmin olmamış birçok arzularla dolu olan kimsedir. Kanaatkâr olanlar her zaman mutlu olan kimselerdir.

Ak Şemseddin hazretleri buyuruyor ki: “Kişinin kadrinin ve kıymetinin varlığı, mihnetlere, belâ ve musibetlere sıkıntılara sabretmesiyle ortaya çıkar der.

 

Abdülkadir Geylani hazretleri, sevenlerine hitaben buyurur ki: "Halinizden şikâyette bulunmayın. Sabredin, feryat etmeyin. Allaha, rızası için yapılan sabırlar ve tahammüller, asla karşılıksız kalmaz. Onun için bir ân olsun sabrediniz, mutlaka, senelerce bu sabrın mükâfatını görürsünüz.

"Sabır bütün hayırların, şükür de bereketin anahtarıdır. Kimde bu hasletler bulunursa, o kimse, en yüksek manevi mertebelere, derecelere kavuşur."

Şüphesiz her nimetin, bir şükrü ve beraberinde getirdiği sorumluluklar vardır. Şükür bir gönül, bir yürek, bir kanaat işidir. Nice varlığa rağmen dili ve gönlü şükürden yoksun kimseler vardır.

Hz Ömer r.a.´ın da, “Sabır ile şükür iki binek olsa, hangisine binersem bineyim aldırmam; ikisi de aynı derecede makbulümdür.” dediği rivayet edilir.

Kısaca sabır, acılara ve zorluklara dayanma gücüdür, manevi bir terbiyedir. Sıkıntılar, acılar insanın olgunlaşması adına birer imtihandır. Sabır, bu imtihandan başarıyla geçmesinin adıdır.

Allah sabır ve sebatımızı arttırsın.

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar