İrfan Küçükköy

İrfan Küçükköy

"Ankara'da Mücadele Birliği Hareketinde İlkler"

"Her Hafta bir Türkiye Mitingi”

Abdülkadir Karaman arkadaşımızın "Ankara'da Mücadele Birliği Hareketinde İlkler" yazısından bir bölüm daha arz ediyorum.

Gösteri ile Mecmua satışlarımız için Abdülkadir Karaman arkadaşımız, “her Hafta Bir Sokak Eylemi” demiş. Ben “Her Hafta bir Türkiye Mitingi” diyorum

Küçük değişiklerle bu yazıyı aynen paylaşıyıyorum.Değişiklikler için özür dilerim.

İrfan Küçükköy

*****

Ankarada Sokaklarda Mecmua Satışları

Abdülkadir Karaman

1970 yılının Şubat ayında Mücadele Birliği’nin ilk süreli yayın organı Yeniden Milli Mücadele dergisinin ilk sayısı çıktı. Dergi elden bağırarak satılacaktı. Solcular ellerine “İşçi Köylü” diye bir dergi alırlar 10-15 kişi bağırarak ve slogan atarak dergi satarlardı Genelde sosyalistler Kızılay ve Sıhhıye,Ulus gibi Batıcı zengin semtlerde satış yaparlardı, veya müşterisiz az sayıdaki dergilerini satma eylemi yaparlardı.

Biz de derginin ilk sayısını alıp Derneğimizin bulunduğu Samanpazarı’ndan Ulus’a doğru satarak 10-15 kişilik gurupla gitmeye başladık. Çoğumuz ilk defa toplum karşısına çıkıyor, utanıyorduk. Bizlerin sesi çıkmıyordu. Birkaç gün sonra mahcup denemeler yapmaya başladık. Bu işe alıştık. Bir pazarcıdan daha kuvvetli bağırıyor, slogan atıyor halkın gözünün içine bakıyorduk. Anadolu insanının dindarların bize desteklerini görmeliydiniz. İlk defa sosyalistlerin ve komünistlerin dışında Müslüman bir gençlik sokağa çıkmış, 'millet düşmanlarına karşı siyonistlere karşı, komünistlere karşı yeniden milli mücadele diye bağırarak hem dergi satıyor hem de slogan atıyordu. Bizi çok sevdiler her yerde korumaya aldılar.

Bir gün yine Ulusta akşam saatlerinde biz Anafartalar Çarşısı önünde sesli dergi satarken heykel yönünden solcu bir gurup sloganlarla 'Kapitalistlere gericilere ve Amerikaya karşı İşçi Köylü dergisi' diyerek bize doğru gelmeye başladı. Bizi fark ettiklerinde durdular, bir tereddüt geçirdiler ama ilerlemediler. Bize İstanbul'dan verilen talimat; solcularla mecbur kalmadıkça çatışmamak silahlı veya fiili dövüş ve kavgaya girmemekti.

Halk bizim yanımızdaydı. Bir gövde gösterisi yapmaya psikolojik üstünlük sağlamaya karar verdik. (Bu çeşit taktikleri İnkılap İlmi çalışmalarında öğrenmiştik.) Üzerlerine doğru yürümeye ve 'Komünistlere karşı yeniden milli mücadele' diye bağırmaya başladık. Ortam gerginleşti. İki gurup birbirlerine karşı slogan atıyor, karşısındakini tahkir ediyordu. Halk durumu farketti. Bizim arkadaşların tarafında toplanmaya başladı. Halkın içinde solculara ve koministlere karşı büyük bir öfke vardı. Yıllardır inancı tahkir edilen, seçtiği başbakanı asılan Anadolu halkının bir bölümünde bilinçaltındaki öfke içgüdüsü, dini ve milli duyguları açığa çıkmak üzereydi. Solcular yalnız kalmıştı. Bizim etrafımızda büyük bir kalabalık birikti ve gitgide büyüyordu. Sözde işçi - Köylücüler iyice tedirgin oldular, bir linç hareketi başlayabilirdi. Bunu bizde istesek durduramazdık. Bu tehlikeyi onlarda farkettiler koşar adımlarla arkalarına bakmadan bizden ve arkamızdaki halktan kaçtılar.

Biz Ankara’ın her yerinde toplu mecmua satışı yapabiliyorduk. Her Cuma Ulus ve Samanpazarı (eski Ankara) civarında büyük ve tarihi camilerin çıkışında dergi satmaya ufak çaplı miting yapmaya başladık. Zincirli Camiini her görüşümde Cuma'dan sonra Zincirli Cami'inin avlusunda duvarın üzerine çıkıp bir miting hatibi gibi kısa ama heyecanlı bir konuşma yapıp, slogan attığımı hatırlar, ilk günlerde dergi satmak için sesini çıkarmayan bir öğrencinin nasıl bir hatip ve militan haline geldiğini düşünürüm.

O zamanlarda cuma namazı çıkışı Hacıbayram camisinde dergi satıyorduk, O gün hatırladığım kadarıyla Ali Müfit Gürtuna bahçedeki musalla taşının üzerine çıktı, camiden çıkan cemaate güzel bir konuşma yaptı, biz dergi sattık ve konuşmamızdan etkilenen bir kaç vatandaş ile birlikte Samanpazarı’ndaki derneğe gitmiştik. Burada da Mustafa Sağ Ağabey gelenlere konuşma yapıyordu. O gün hala gözümün önünde canlı gibi hatırladığım Hacıbayramda Ali Müfid konuşma yaparken arada bir sloganda atıyorduk, "Yaşasın millet kahrolsun millet düşmanları" dediğimizde, Ali Müfid sağ yumruğunu çok sert bir şekilde kaldırmış olacak ki üzerinde giydiği pardesünün kolaltının boydan boya söküldüğünü hiç unutmam. Sokaklar bizi adamakıllı eğitmişti. Arkadaşlarımızın arasından birçok hatip buralarda yetişti.

Abdülkadir Karaman

**********

Bu konuda başka arkadaşlardan açıklamalar ve anılar bekliyorum. İsimleriyle kitapta arz edeceğim.

İrfan Küçükköy

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.