Cari açık ilelebet sorun olmaktan çıkmalı!

Cari açık ilelebet sorun olmaktan çıkmalı!

Ekonomide genel bir tez var… Tüketime yönelik ithalat artarsa cari açık artar, ithalat düşerse cari açık iner. Aynı süreç devam ederse bir zaman sonra cari denge pozitife geçer.

Hepimizin malûmu cari denge; mal ve hizmet ithalat ve ihracatı, net dış varlık gelirleri ve karşılıksız transferlerle yurda giren döviz ve yurttan çıkan döviz miktarının farkından oluşur. Ay, çeyrekler veya yıl içinde farktan sonra ülkede döviz artıda kalıyorsa cari fazla, ekside kalıyorsa cari açık deniyor.

Pek o tarafa bakılmasa da gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) ve gayri safi milli hasıladan (GSMH) hareketle tasarruflar ve yatırımlar arasındaki farkın cari açığı oluşturduğunu da söyleyenler yok değil.  

Son gerçekleşmeye nazar ettiğimizde; 2019 yılının son ayı Aralık itibariyle 2,8 milyar dolar açık gerçekleşti. Yılın tamamında ise cari dengede 1,67 milyar dolar fazla oluştu. Türkiye Aralık’tan itibaren bir büyüme rotasına girmişse ithalatın azalması, ihracatın artması ve döviz gelirlerinin yükselmesi, fon transferlerinin olumlu bir seyir çizmesi cari fazlayı ortaya çıkaran görünüşteki ilk nedenler.

2018 yılının tamamında 28,2 milyar dolar açık veren cari denge 2019 yılında tamı tamına 30 milyar dolar iyileşme göstermiş ama bu durum ekonomik küçülmeyle de paralellik oluşturmuş. 2018 yılının son çeyreğindeki yüzde 2,8’lik eksi ile başlayan daralma 2019’un ilk çeyreğinde yüzde 2,3, ikinci çeyreğinde yüzde 1,6 ile devam etmiş, ancak 2019’un üçüncü çeyreğinde yüzde 0,9 ile artıya geçerek düşüşte bir nefes almış.

***

Dedim ya, cari dengenin artıya geçişi sadece ithalatın düşmesiyle değil, ihracatın artışı, turizm gelirleri ve sermaye girişleriyle de alâkalı. 2018 yılının üç çeyreğinde yüzde 7,4, yüzde 5,6 ve yüzde 2,3’lük yüksek büyümelerden sonra son çeyrekten başlayan ve 2019 yılının üçüncü çeyreğine kadar gelen büyümedeki eksi rakamlar zaten Türkiye ekonomisinin ithalattaki düşüşe bağlı daraldığının işaretiydi.

Cari dengedeki düzelme de son 2 seneye bakıldığında yüzde 55’i mal ve hizmet ithalatındaki daralma ve yüzde 45’lik mal ve hizmet ihracatındaki artışın eseri. Sadece 2019 yılını değerlendirirsek 30 milyar dolar iyileşme gösteren cari dengedeki müspet trendin 21 milyar doları mal ithalatındaki düşüşten ve 5,7 milyar dolar hizmetlerden ve 4 milyar doları da mal ihracatındaki yükselişten kaynaklanıyor.

Tabii mal ve hizmet ithalat veya ihracatının yanında sermaye yoluyla ülkeye giren ve çıkan döviz de cari dengede büyük önem taşıyor. Diğer taraftan yıllık mal ithalatının yüzde 30’dan fazlası kısa vadeli borç finansmanı ile karşılanıyor. Geçmiş senelerde bu oran yüzde 10’lar civarındaydı. İthalatın yüzde 90’ı o yıllarda kısa vadeli finansmanla gerçekleştirildiğinden cari dengede kronikleşen bir açık oluşmuştu.

Yine özel sektör dış borçlarını azaltma yoluna giderken, kamunun borç stokunda dövizi tercih etmesi ki bu oran geçen yıl yüzde 50 seviyesine ulaştı, bu da yurda döviz girişini çeşitlendirme ve artırma adına ödemeler dengesi için önemli bir vakıa.

***

2019 yılını cari fazla ile kapatan ekonominin 2020 yılında da aynı performansı daha da iyileşmelerle kapatması en büyük temenni. Bizdeki büyümeler ithalat ağırlıklı ve tüketime yönelik olduğundan acaba 2020 yılındaki yüzde 5’lik büyüme cari açığa ne kadar etki edecek sorusu bugün en çok merak edilen konular arasında geliyor. Birçok akademisyenin “Cari açık vermeden de yüzde 5 büyüme imkânımız” var demesi, hakikaten memnun edici mesajlar ama bu konuda zorluklar da yok değil.

Türkiye bu yıl yüzde 5 büyüyecekse, elbette artan girdi talebi ve özellikle yükselen enerji talebiyle tetiklenecek ithalat artışı cari açığı da artıracak. Burada yapısal sorunları çözebilirsek, yani en azından ithal ikame olayını bihakkın yerine getirebilirsek cari dengeyi daha da dengeye oturtmuş oluruz.

Bu yılki yüzde 5’lik büyümeye karşılık yüzde 1,3 oranında gerçekten cari açık hedefi tutacak mı, hep birlikte göreceğiz. Cari açık riskinin şimdilik bertarafı değil ilelebet sorun olmaktan çıkarılması şart. Aksi halde çok sayıda yol kazasıyla karşılaşabiliriz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar