Hiç Vaktim Yok….

Boş zaman yoktur, boşa geçen zaman vardır. Tagore Bugünlerde kiminle konuşsam zamanın kendilerine yetmediğinden bahsediyor. En sık duyduğum söz: Hiç vaktim yok! Şöyle bir düşünün dünyada herkese eşit olarak dağıtılan en önemli şey zamandır. Aslında hepimizin sahip olduğu zaman aynıdır. Burada problem zamanın yetmemesi midir acaba. Bana göre asıl problem hedeflerimizin belirsiz olması önceliklerimizin iyi sıralanamamasından başka bir şey değildir.
Vakitsizliği göstermek için bin bir dereden bahaneler ortaya konur. Mutlaka mezarlık görmüşsünüzdür. Orada yatanların hemen hepsi vakitsizlikten yapmak istediklerini yapamayanlardır. Günlük hayatta en çok neleri yapmıyoruz vakitsizlikten şöyle bir çırpıda aklıma gelenleri sıralayayım isterseniz. Eminim sizlerin de ekleyeceği birçok şey olacaktır listeye.
· Vaktim yok okuyamıyorum.
· Eşimle, çocuklarımla aylardır bir araya gelecek vakit bulamıyorum.
· İnan hep aklımdasın ama bir türlü vakit bulup arayamıyorum.

Daha yüzlerce sebep sıralanabilir.
Bütün bunların anlamı nedir biliyor musunuz? Sevgisizlik.
Sevmiyoruz işte. İnsan ancak vakit ayırdığı şeyi kimseyi sevebilir. Başka bir deyişle sevdiğimize ayırırız vaktimizi. Sevgi zaman ayırmaktır. Öncelikle sevgiye zaman ayırmak gerekir. Bu zaman her an olabilir. Sabah, öğle yemeği, ikindi, akşam, gece ve de yaşanmamış tüm zamanlar sevgiye ayrılabilir.
Okumaya zaman ayıramama ile ilgili birkaç cümleyle yazımı devam ettireyim.
Kitap okuyor musunuz sorusuna genelde vaktim yok okuyamıyorum. Bazen de boş zaman bulursam okuyorum cevabı verilir. Boş zamanlarımda kitap okuyorum demekten daha cahilane bir söz yoktur zannedersem. Kitap gibi hayatın vazgeçilmez unsurunu boş vakte hapsetmek ancak cahillerin, bilgisizlerin, kitaba saygısı olmayanların işi olduğunu düşünüyorum. Hayata yön veren geçmişi bizlere aktaran, geleceği aydınlatan kitapları, boş zamanlara malzeme yapmak başıboşluktur. Okuma alışkanlığım yok demek; su içme, yemek yeme, yürüme alışkanlığım yok demek kadar saçma ve yersizdir. Allah insana “oku”diye emredecek, insan buna saygısızca benim okuma alışkanlığım yok diyecek, bu yaratıcıya meydan okumak demektir.  Okumanın bir mazereti olmamalı Okumak için her zaman olmalıdır. Nasıl mı?
Sabah uyandığında, otobüste, metroda, arabada, işyerine geldiğinde, işe başlamadan, öğle yemeği arasında, eve döndüğünde,
Bütün bu zamanlardan en az 5-10 dakika ayırın. Bakın bir günde kaç saat okumaya vaktinizi olacak. Ne mi okuyalım?
Ne olursa olsun okuyun. Gazete- dergi, roman ne olursa yeter ki okuyun.
Okuyan insan kendine güvenir, kendini sever. Goethe,”Yeterli zamanımız hep vardır; yeter ki doğru kullanalım.” diyor.

Evet, insan isterse ve planlarsa yapacağı her şey için zaman bulur. Bizler bahaneyi buluyoruz da, zamanı bulamıyoruz. 

Kalın sağlıcakla…

 

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman -Aile Eğitimi Uzmanı

www.saitozdemir.net

Önceki ve Sonraki Yazılar