H. Ali Erdoğan

H. Ali Erdoğan

Kur'ân'ın Epistemik/İlmî İddiası Ve Kevnî Âyetlerin Mahiyeti

kuranin-varlik-gayesi.jpg

Kur'ân'ın Epistemik/İlmî İddiası Ve Kevnî Âyetlerin Mahiyeti

H. Ali ERDOĞAN

​Bu konu İslâm düşünce atlasının en temel meselelerinden biridir. Konuyu Kur'ân'ın varlık gayesi, dilsel üslubu ve muhatap ilişkisi ekseninde üç temel maddede özetlemek mümkündür:

​1. Kur'ân’ın Temel Epistemik İddiası Nedir?

Kur'ân’ın temel iddiası, ontolojik (varlıksal) bir keşif rehberi veya bir doğa bilimleri ansiklopedisi olmak değildir. Onun epistemik iddiası "Hidâyet ve İnşâ" merkezlidir. Yani varlığın ve insanın "neden" var olduğunu, varoluşun gayesini ve insanın yaratıcısıyla, hemcinsleriyle ve doğayla kurması gereken ahlaki/hukuki ilişkiyi bildirir. Kur'ân, laboratuvarda bulunabilecek fiziki bir bilgiyi önceden haber verme işlevi taşımaz; aksine o bilginin arkasındaki hikmeti ve aşkın hakikati (Marifetullah) epistemik bir zemin olarak insana sunar.

​2. Kitapta Göklerden ve Yerden Bahseden (Kevnî) Ayetlerin İşlevi Nedir?

Kur'ân'da kevnî (evrenle ilgili) ayetlerin bulunması, birer kozmoloji teorisi sunmak için değil, istidlal (delillendirme) yöntemi içindir. Kur'ân, muhatabını tanıdığı evren üzerinden tefekküre davet eder. Göklerin ve yerin nizamına yapılan vurgular;

​Varlıktaki düzenin bir yaratıcıya delalet ettiğini göstermek (Gaye ve Nizam delili),

​İnsana, emrine verilen bu muazzam ekosistem karşısında sorumluluğunu ve acziyetini hatırlatmak içindir.

Yani bu ayetlerin işlevi bilimsel malumat vermek değil, inançsal ve ahlaki bir şuur inşa etmektir.

​3. Bu Bilgiler Tarihsel mi, Tüm Zamanlar için Geçerli mi ve Çağımız İnsanını Tatmin Eder mi?

Kur'ân’ın hitabı, indiği dönemin dilsel, kültürel ve zihni müktesebatını (arketiplerini) kullanmıştır. Bu yönüyle üslubu ve tasvirleri tarihsel bir esneklik taşır; ancak işaret ettiği hakikat (vurgulamak istediği yaratılış nizamı ve ibret boyutu) evrenseldir.

​Eğer biz Kur'ân'ı modern bilimin sürekli değişen laboratuvar verileriyle (pozitivist bir dille) eşitlemeye kalkarsak, her bilimsel paradigma değişiminde Kur'ân'ı boşa düşürmüş oluruz. Çağımız insanının tatmin olması, Kur'ân'da "kara deliklerin" veya "kuantum fiziğinin" lafzen aranmasında değil; bilim hangi noktaya gelirse gelsin, Kur'ân’ın evrene yüklediği "anlam, amaç ve ahlak" ekseninin üstünlüğünü idrak etmekle mümkündür. Bilim "nasıl" sorusunu cevaplar, Kur'ân ise "neden" ve "niçin" sorularını. Çağımızın insanını asıl tatmin edecek olan da modern dünyanın cevaplamaktan kaçtığı bu "anlam" krizidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
H. Ali Erdoğan Arşivi