Küresel borç Kaf dağını aşmış!

2020 Mayıs'tan bu yana normalleşmelere rağmen küresel ekonomide pandemi meselesi vahametini koruyor. Kontrollü üretime karşılık bilhassa ülkelerin önemli gelir kaynağı niteliğindeki turizmde sorunlar çözülebilmiş değil. Birçok ülke üst seviye tedbir almasına karşılık insanlar bu yıl seyahat etme noktasında tercihini yerinde kalmada kullanıyor. Yani iç turizm 2020 yılının "in"i, yurt dışı seyahat ise "aut" durumunda.

Geleceğe dönük kaygılar da devam ediyor. Pandeminin nerede duracağını, ne zaman biteceğini tam anlamıyla bilen yok. Şu anda bile 6 çeşit koronavirüsün ortada dolaştığına dair tıp otoritelerinin kesin beyanları varken aşı ve ilaç konuları da sathı mailde çırpınıp duruyor.

Dolayısıyla malûm belirsizlik merkez bankalarını, uluslararası ekonomik kuruluşları görevlerini lâyıkı veçhile yerine getirmeye zorluyor. O zaman ülkelerin birinci görevi; bu zamana kadar ne tasarruf yapabilmiş ise, kenara ne kadar para konulabilmiş ise onu harcamak…

Yetmedi… Merkez bankalarının aracılığıyla para basmak… Yetmedi… Küresel ticaretin devam etmesi için merkez bankaları arası para değişimlerine hız vermek.

 

Yapacak fazla bir şey yok… Aksi halde üretim duracak. Paranın hükmü ortadan kalkacak ve eldekiler birer kâğıt parçasına veya metal yığınına dönüşecek.

***

Bu noktadan sonra küresel ekonominin daha da geriye gitmemesi için yapılacak iş tesânüt… Bugünkü dille yardımlaşma yani çözüm üretecek yakınsal işbirliği. Tesânütün de sistemleştirilmesi ve mevcut sorunları halledici özelliğe kavuşturulması şart.

Pandemi kaynaklı küresel krizin yeni bir döneme evrildiği şu aylarda artık palyatif ve dostlar alışverişte görsün yaklaşımlarının zamanı çoktan geçti. Artık meseleye reel, gerçekçi, şeffaf ve çözüm üreten “ekonomileri tevhit edici” hamleler gerekiyor.

Zaten son küresel borç monitörü, dünyanın ekonomik gidişâtı ile ilgili hiç iyi şeyler göstermiyor. Halen dünyada ülkelerin birbirine borcu 2020 yılı ilk çeyrek itibariyle 270 trilyon dolara dayanmış. İşin kötüsü kamu borçları değil küresel hanehalkı borçları daha da artıyor. Bahsettiğim 270 trilyon doların yüzde 62’si hanehalkına ait.  Daha kötüsü de var… ”Finansal sektör dışı borçluluk oranı” yüzde 95’e dayanmış.

Yine dünya GSYH’sine göre borç miktarındaki oran yüzde 320’yi aşmış. Kamu borçları da ortalama yüzde 100’ler civarında… Yüzde 60’lık standartlar, kriterler çatır çatır kırılmış… Dünya topyekun ağzına bir lokma koymadan en az 3 sene dayanabilirse mevcut borcunu ancak kapatabiliyor…

Hatırlatayım bahsini ettiğim rakamlar pandemi öncesine ait…

Borç monitörü daha kötünün geride olduğunu söylüyor… Dünya 2025 yılında 325 trilyon dolarlık borç sarmalına girecek! Haydi bakalım, buradan yakın!

Bu tablo bize ne demek istiyor, biliyor musunuz?.. Finans sektörü hariç, tüm küresel ekonomi batakta. Anlaşılan dünya tamamen bankalara, finans kuruluşlarına borçlu. Küresel faiz düzeni, global ekonomiyi işte bu hale getirmiş.

***

Pandemi sürecinde ülke ekonomilerinin yazdığı zarar, girdiği borç miktarı, üretimsizlik ve istihdamın sıfır noktasına indiği aylardaki verimsizlik hesap edildiğinde küresel borç miktarının meçhul “Kaf dağı”nı bile aştığını söyleyebiliriz.

Pandemide belirsizlik sürerse 2020 yılı sonunda hanehalkı dışındaki küresel kamu borçları, ülkelerin toplam milli gelirler toplamının yüzde 97’sine ulaşacak. Dünyanın şu anda sadece Çin’e 1,5 trilyon dolar borcu var…

“Toptan yazma, örnek ver” denirse… ABD’nin kamu borcu GSYH’sinin yüzde 131’ini… İtalya’nın yüzde 155,5’ini… İspanya’nın yüzde 113’ünü… Almanya’nın yüzde 75’ini… Japonya’nın yüzde 240’ını… Çin’in ise yüzde 310’unu aşmış… Türkiye’nin kamu borç stoku ise henüz yüzde 40’ların altında ama dikkat edilmesi elzem!

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) raporuna bir göz attım da, inanamadım… Hani ülkeler kamu borçluluğu ile övünüyor ya… Hiç de öyle değilmiş… IMF “Korona salgını sadece kamu borçlarını ilk etapta 3,5 trilyon dolar artıracak” diyor.

Peki o zaman hanehalkı borçları ne olacak? Biliniyor ki, kamu 1 borçlanıyorsa, hanehalkı 3 borçlanıyor…

Yine uluslar arası hesaplamalara göre söz konusu küresel borçtan 1 trilyon ödenemese, ödenmeyen borcun toplam borca yükü faiz sebebiyle yıllara göre katlanıyor…

Varın siz yekun borcu hesap edin!

Mevcut 270 trilyon dolarlık küresel borcun 5 yıl içinde 50-100 trilyon daha üzerine koyacağı düşünülürse yürürlükteki küresel ekonomik sistemi artık elden geçirilme zamanının gelip de geçtiğini söylemek zevaitten olmaz, zannederim.

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar