Pandemiye rağmen en iyi performans

Koronavirüs salgınına karşılık bu yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4,5'luk büyüme ve sanayide yüzde 6,2 gerçekleşen pozitif rakamlar gelecek çeyrekler için olumlu sinyaller veriyor. Büyümede Avrupa başta birçok ülkeyi geride bırakan Türkiye 3. çeyrekten itibaren toparlanıp normale dönmeyi hedefliyor.

Türkiye ekonomisi yüzde 4,5’luk büyüme rakamıyla 2020 yılı ilk çeyreğindeki beklentileri karşıladı. Büyümede Türkiye’yi dünya ülkelerinden ayrıştıran yılın Ocak ve Şubat aylarındaki yüksek performansı oldu. Mart ayının ortasından itibaren düşen talep, iş yerlerinin kapanması ve ekonomik faaliyetlerdeki azalma ilk çeyrek büyümesini aşağı çekti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,2 yükseldi. GSYH 2020 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 1,7 trilyon lira oldu.

İlk çeyrekte hane halkı tüketim harcamaları toplamda yüzde 5, hükümet harcamaları ise yüzde 6 arttı. Yüzde 12 artan hizmetler, yüzde 10,7 artan bilgi ve iletişim faaliyetleri ile yüzde 6,2 artan sanayi ve yüzde 3 artan tarım ilk çeyrek büyümesini sırtlayan ana sektörler olarak öne çıktı. Söz konusu dönemde tek daralan sektör yüzde 1,5 ile inşaat şeklinde kayıtlara geçti.

Kredi büyümesi etkili oldu

Mal ve hizmet ithalatının yüzde 22 artıp ihracatın yüzde 1 azalması, iş gücü ödemelerinin 2020 yılı ilk çeyreğinde yüzde 14,6 artıp net işletme artığı karma gelirinin yüzde 19,6 yükselmesi, yine işgücü ödemelerinin gayrisafi katma değer içerisindeki yapının yüzde 38,6 olması da ilk çeyrekte büyümeyi etkileyen faktörler olarak sıralandı.

Tüketimin sürüklediği büyümede Mart ayından itibaren üretim ve yatırım ayağının daha kırılgan olduğu gözleniyor. Söz konusu dönemde yatırım ayağında yüzde 1,4’lük daralma da bunun göstergesi olarak öne çıkıyor. Söz konusu küçülmenin ikinci çeyrekte daha belirgin olacağı ve üçüncü çeyreğe de sarkabileceği tahminleri yapılıyor. Büyüme rakamının faiz indirimleriyle birlikte düşen kredi faizleri sayesinde kamu bankalarının kredi kullandırmasıyla beklentiler dahilinde geldiği de gözleniyor.

Küresel ekonomiye ilişkin tedirginliklerin ve belirsizliklerin arttığı bir ortamda birçok ülke daralırken, Türkiye ekonomisi peş peşe 3 çeyrek büyüdü. Büyüme Türkiye'de geçen yılın 3. çeyreğinde yüzde 1 ve son çeyreğinde yüzde 6 düzeyinde gerçekleşmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) da 31 Ağustos’ta yayınlayacağı ikinci çeyrek büyüme rakamlarıyla birlikte ulusal hesaplar sisteminde de revizyon yapacağını duyurdu.  

Türkiye’nin başarısı

Türkiye yüzde 4,5’luk ilk çeyrek büyümesi ile dünyada birçok ülkeyi geride bıraktı. G-7 ülkelerinin ortalama yüzde 1,26, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) üyelerinin yüzde 1 daraldığı ortamda Türkiye’nin pozitif büyümesi ekonomideki dinamikliği ortaya koydu. ABD'nin yüzde 5, Euro Bölgesi’nin yüzde 3,2, Çin'in yüzde 6,8, Almanya'nın yüzde 2,3, İngiltere’nin yüzde 1,6 ve Fransa'nın yüzde 5,4 küçülmesine kıyasla Türkiye’nin yüzde 4,5’la bir büyüme yakalaması ekonomi için umut verici şeklinde nitelendiriliyor.   

Türkiye büyümede en büyük ticari partneri Avrupa ülkelerini geride bıraktı. TÜİK ve Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre, Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,5 büyüme kaydetti. Aynı dönemde, 27 üyeli Avrupa Birliği (AB) ve 19 üyeli Euro Bölgesi sırasıyla yüzde 3,2 ve yüzde 2,6 daraldı.

Türkiye, yakaladığı bu büyüme oranıyla, henüz sonuçları açıklanmayan Estonya, İrlanda, Yunanistan, Hırvatistan, Lüksemburg, Malta ve Slovenya dışındaki tüm AB ülkelerinden de daha iyi bir büyüme performansı sergiledi.

Normalleşme yılsonunda

Tera Yatırım’dan Enver Erkan, ilk çeyrek büyümesinde üretim ve talep tarafında aynı anda ve birbirini etkileyen bir daralmanın meydana geldiğini, dolayısıyla virüsten korunma tedbirleri bir taraftan firmaları faaliyet durdurmaya iterken diğer taraftan istihdam tarafına olumsuz yansıdığını söylüyor. Erkan, “Hem istihdamda zayıflama, hem evde kalma zorunluluğu ekonomideki talebi daralttı ve zaten talep olmayan bir yerde, dış talep de Avrupa’daki çöküşten dolayı zayıf kalırken üretim de olmayacağından üretim ve ihracatımız geriledi. Ancak Haziran’dan sonra normalleşme süreci içerisinde çeyreklik verilerde düzelme görülecek. Talep bileşeninin de yerleşmesi buna bağlı olarak zaman alacak. Özel tüketim ve yatırımlarda bir süre daha yavaş bir eğilim söz konusu olabilir. İkinci çeyrek genel olarak küresel ekonomi için bir kayıp bir döneme işaret etmekle birlikte üçüncü çeyrek ve sonrası normalleşmenin iyileşmesine bağlı olacak” yorumunu yapıyor.

Üretim ve talep etkileyecek

İş Portföy Genel Müdür Yardımcası Nilüfer Sezgin de Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa ve ABD’ye oranla daha iyi bir büyüme performansı gösterdiğini ancak temel eğilimde bir yavaşlamanın gözlemlendiğini söyledi. Yüzde 4,5’lik büyümenin azımsanmayacak bir rakam olduğunu dile getiren Sezgin, büyüme detaylarına girince yatırım harcamaları gibi negatif bir seyri de görmek gerektiğini belirterek, uluslar arası kıyas yapılınca pandemiden dolaylı olarak etkilenen dünyaya karşılık Türkiye’nin iyi bir performans gösterdiğini kaydetti.

Yılın ikinci çeyreği için de yorum yapan Sezgin, söz konusu dönem için çift haneli bir daralma olabileceğini ancak gelecek üçüncü çeyreğin pozitife dönülmese de nötr seviyede olabileceğini ve son çeyrekte artacak üretim ve taleple birlikte pozitif büyümenin mümkün olduğunu yorumladı.  

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel de büyümenin tahminlerden düşük gelmesinde inşaattaki küçülme, net ihracattaki negatifliğin etkili olduğunu, büyümenin yüksek çıkmasında kamu ve özel tüketimin baskın olduğunu dile getirdi.  Gürsel ikinci çeyrekten itibaren ekonominin daralacağını, yılsonu için bir şey söyleyemeyeceğini ancak kayıp bir yıl ile karşı karşıya olduklarını kaydetti.

Rakamlar umut verici

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyümesinin umut verici olduğunu belirterek, “Pandemi nedeniyle yılın sonunda birçok ülkede ekonomik daralma yaşanırken Türkiye'de daha iyimser bir tablo olmasını bekliyoruz” dedi.

Türkiye'nin yılın ilk çeyreğini büyümeyle kapatmasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Baran, “İhracatımız her şeye rağmen devam ediyor. Alınan tedbirlerle üretim ve istihdamda gerilemeye engel olundu. Bu süreçte atılacak doğru adımlar Türkiye'nin hem büyüme ivmesini daha yukarılara taşımasına hem de dünya tedarik zincirine sağlam bir halka olarak yerleşmesine sebep olacaktır. İş dünyası olarak kendimize güveniyor ve ülkemizin geleceğine dair iyimser beklentiler taşıyoruz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da, Türkiye’nin felaket tellallarının temennilerini boşa çıkarmaya devam ettiğini belirterek yüzde 4,5’luk büyümeyi umut verici olarak değerlendirdi. Kopuz, “Diğer ülkeler ile karşılaştırıldığı zaman önümüzdeki iki çeyreğin büyüme rakamlarının dünya ortalamasından çok daha iyi seviyelerde olacağını söyleyebiliriz. Şayet salgın olmasaydı büyüme 4,5’tan da fazla olacaktı. Dünya salgınla boğuşuyor ve ekonomilerde küçülmeler, hatta birçok ülkede resesyon konuşuluyor. Ancak, Türkiye sanayileşmiş ülkeler dahil tüm dünya ile karşılaştırıldığında olumlu olarak ayrışan bir ülke” dedi.

Albayrak:  Dünyadan pozitif ayrıştık

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sosyal medya hesabından büyüme ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyüyerek dünya örneklerine göre pozitif ayrıştığını bildirdi. Albayrak pandemi salgınının etkilerinin hissedileceği ikinci çeyrekten sonraki dönemlerde ekonomide güçlü toparlanmaya şahit olunacağını kaydetti.  Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle de, “2020 yılına güçlü bir şekilde başlayan ve yılın ilk iki ayında cumhuriyet rekorları kırarak Mart ayı ortalarına kadar bu olumlu performansını koruyan ihracatımızın önemli katkısıyla ABD'nin yüzde 5, Fransa'nın yüzde 5,4, Çin'in yüzde 6,8, Almanya'nın yüzde 2,3 ve Birleşik Krallık'ın yüzde 1,6 küçüldüğü bu dönemde ülkemiz bu düzeyde bir büyüme oranı yakaladı” değerlendirmesini yaptı. Gülle, Türkiye ekonomisinin şoklara dayanıklı yapısı olduğunu hatırlatarak, "Hükümetimizin virüsle mücadeleyi ciddiye alarak, 10 Ocak'tan bu yana attığı yerinde adımlar sayesinde virüsün ülkemize girişinin geciktirilmesi ile mümkün hale geldi” dedi.

Olpak: Güçlü bir başlangıç

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, “Türkiye ekonomisi 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,5'lik bir büyüme ile güçlü ve pozitif bir başlangıç yaptı” dedi. Olpak, “Türkiye ekonomisi, 2019 yılının son çeyreğinde yüzde 6'lık bir büyüme yakalamasının ardından, 2020 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 4,5'lik bir büyüme ile güçlü ve pozitif bir başlangıç yaptı. Ocak ve şubat aylarındaki verilere baktığımızda ise mart ayında başlayan koronavirüs pandemisi yaşanmasaydı, ülke ekonomimizin çok daha yüksek bir büyüme potansiyeli olduğunu da bir kez daha görmüş olduk” dedi. Türkiye için gelecek aylarda bir ekonomik daralma beklentisinin olduğunu hatırlatan Nail Olpak, “Ancak hükümetimizin açıkladığı Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi, İşe Devam Kredisi ve diğer çok doğru desteklerle zorlu süreç atlatılacak. Haziran itibarıyla ekonomimizin tekrar canlanmasını bekliyoruz. Önümüzdeki süreçte salgının seyrine göre üçüncü çeyrekte daha hızlı bir toparlanma yaşayacağımızı öngörüyoruz. Yılı pozitif bir büyüme ile tamamlayacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar