1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Türkiye?nin gerçek gündemi: Kur'an-ı Kerim
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye?nin gerçek gündemi: Kur'an-ı Kerim

A+A-


 

Allahu Teala, Müslümanların günlük hayatını, güneşe göre, yıllık hayatlarını da aya göre düzenledi: Namazlarla bölümlenmiş gün, güneşe göre değerlendiriliyor.

Üç aylar, Kurban ve Ramazan bayramları, kandiller ve cumalarla bütün bir yıl, aya göre idrak ediliyor.

Bu iki boyutlu zaman idraki, Allahu Teala?nın ilim, irade ve kudreti altında olduğumuzu vurgularken, oluşa getirilen tevhidi izahı doğrulamakta, Müslümanlar için, zamanı, mekanı ve hayatı dinamik bir şekilde algılama ve yaşama imkanı sunmaktadır.

Kur?ân-ı Kerîm?de, Tevbe Suresi?nin 36. ayetinde, Allah katında ayların sayısının yer ve göğün yaratıldığı günden beri on iki olduğunu bildirmektedir. Yunus Suresi?nin 5. Ayetinde de senelerin sayısının bilinmesi için aya bir takım menzillerin takdir edildiği ve bunların bir hikmete binaen yaratıldığı belirtilmektedir.

İnsanlık tarihinin bilinen en eski dönemlerinden beri ayın hareketlerine göre belirlenmiş olan Ay Takvimi kullanılagelmiştir. Bazı hikmetlere binaen İslâm dini de ibadet takvimini Ay Takvimi?ne göre düzenlemiştir. Ay yılı, Güneş Yılı?ndan 11 gün daha kısa olduğu için Kameri Aylar, güneş takvimi içinde yer değiştirerek bazen yaza, bazen kışa gelirler.

Normal bir insan ömründe (çocukluk dönemi dikkate alınmazsa) Ramazan, güneş takvimine göre her yıl, on bir gün önce gelerek, senenin tüm mevsimini iki kere dolaşmış olur. Bu durumun kuzey yarımküresi yaz yaşarken, güney yarımküresi kış yaşayan dünyamız için büyük bir önemi vardır: Güneş Takvimi?nin esas alınması halinde, oruç gibi ibadetler devamlı yaza veya kışa gelir ve bu durum, diğer yarım küre insanları açısından bir farklılık oluştururdu. Kameri Takvim?in esas alınması bunu önlemiş, kuzey yarım küre de, güney yarım küre de yılın tüm mevsimlerinde ramazanı idrak etme imkanı bulmuştur. Böylece Hicri Takvim?e göre mübarek vakitler, güneş yılının bütün aylarını otuz yılda bir dolaşmış oluyor. İslam?daki bu dinamik zaman anlayışı, insan hayatını dirilten ve yenileyen, insanı uyanık tutan bir özellik arz ediyor.

Zamanın bir anını/gününü, mekanın bir noktasını kutsayıp Allah katında geçerliliği olmayan bir değerlendirme yapma tehlikesiyle karşı karşıyayız,Güneş Takvimi?ne göre. Yeryüzü, özel tasarımıyla insana mabet kılınmıştır. Allahu Teala, katında geçerli olan takvimin Ay Takvimi olduğunu bildirmiş ve ibadetleri buna göre ayarlamıştır. Böylece insan, yılın her gününde, günün her dakikasında uyanık ve diri olmak zorundadır..

Yaratıldığı günden beri, her biri özel bir tasarımla yaratılmış olan güneş, ay ve yeryüzü etkileşim halindeler, insan hayatına hizmet eden bir ortamı oluşturuyorlar. Güneş, dünya ve ay, insan hayatı için tahsis edilmiş özel görevlerle ilahi düzenin kurulmasını sağlıyor. Kainat, hayat ve insanın yaradılış amacı, Kur?an-ı Kerim?de açıklanıyor.. İnsanın uyması gereken ilahi düzenin, İslam?ın ilkeleri de onda bildiriliyor. İnsan, güneşten, aydan ve yeryüzünden nasıl yararlanarak yaşayacağını sadece Kur?an-ı Kerim?den öğrenebilir. Kur?an-ı Kerim insana uyması gereken ilahi düzeni, sosyal, ekonomik ve siyasal boyutlarıyla açıkça bildiriyor.

Gökyüzünün, yeryüzünün ve insanın Yaratıcısı?nın kurduğu düzen olan İslam, Allah?a teslimiyet demektir. Allah?a isyan etmek, İslam?ın dışına çıkmak, insanın problemlerini artırır ve çözümsüz bırakır. Türkiye, tarihin biriktirdiği sorunlarının iyice ağırlaştığı günümüzde, İslam?a yönelmek zorundadır. Türkiye, İslam dışı arayışlarla vakit kaybetmemelidir.

Allahu Teala, tüm sorunlarının çözümü olarak Türkiye?nin gündemine Kur?an-ı Kerim?i getirmiştir. Milletimiz, Kur?an-ı Kerim?e pervane olarak yeniden tarihteki şerefli yerine alacaktır. Türkiye, İslam medeniyetinin inşasının başlangıç ve Kur?an toplumu ve devleti olma yolunda atacağı ilk adım olarak anayasasını İslam?a göre düzenlemelidir.

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.