Bu başıbozuklukla mı koronayı yeneceğiz?

Söylentilere karşılık pandemideki mevcut belirtiler "ikinci dalga"nın henüz başlamadığını gösteriyor. Virüsün Güney Amerika ülkeleriyle birlikte en yoğun şekilde hissedildiği ABD bile ikinci dalga konusunda net bir açıklama yapmaktan çekiniyor.

Florida gibi en az 5 eyalette virüsün yayılma hızının tekrar artmasına rağmen Beyaz Saray ekonomi danışmanı Larry Kudlow’un koronavirüste henüz “ikinci dalga”nın gelmediğini, gelmemesi için de yoğun çaba harcandığını ifade etmesi belki de ekonomik bakışın bir neticesi.

Diğer ülkeler de Kudlow paralelinde politikalar yürütüyor. Bugün virüsten büyük zarar gören ve resesyonla burun buruna gelen ülkelerin bundan sonra ekonomilerini yeniden kapatmayacağı görünse de kesinlik arz etmiyor.

Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin, kapalı kalmanın maliyetinin büyük olmasından kaynaklı salgının kötüleştiği bir ortamda ekonomilerini yeniden açmalarıyla virüs enfeksiyonlarında patlama ile karşı karşıya kalmadığını kimse iddia edemez.

Ancak bu “ikinci dalga” değil, virüsteki birinci dalganın volatilitesi…

ABD, Latin Amerika, Afrika, Hindistan ve hatta Çin’e dikkat, diyorum… Avrupa’nın durumu ise henüz kritik… Burada virüsün ne tarafa yöneleceği, nasıl mutasyana uğrayacağı henüz belli değil.

Zira çok basit 3 kuralı dahi uygulamayı başaramayan dünyanın, olaylara karşı disipline olmada içine düştüğü zafiyeti küçücük bir virüs dahi ortaya koymaya yetiyor zaten. Demek ki insanlık büyük bir savaş görse kim bilir hâli ne olacak?

***

Virüs bugün tuzaklar kurarak bata çıka ilerliyor ve varlığını pekiştirerek sürdürüyor. Zemin bulduğunda alevleniyor. İnsanlar alışkanlıkları, heva ve hevesleriyle örülü bubi tuzaklarına aldandıkları ve yakalandıkları sürece korona komasından kurtulma imkan ve ihtimalleri yok. Dünya şu anki mevcut halini koruduğu sürece bir yıl, iki yıl, üç yıl belki de daha fazla bir zaman diliminde virüsle yaşamak, mücadele etmek mecburiyetinde kalacak.

İnsanlık virüsle birlikte nasıl yaşayacak, hayatında nasıl değişiklikler gerçekleşecek, işte orasını şimdiden tahmin etmek zor!

Özellikle hatırlatayım… Yapılması istenen “temizlik, temas ve mesafe” kurallarına dikkat etmeyen, edemeyen ve maske takmayı acziyet, takmamayı kabadayılık  gören bahsettiğim bu insanlık kıramadığı kibri ve başıbozukluğuyla asla covid-19’u yenemez...

Ama nihayetinde insanlık korona ile birlikteliği öğrenecek… Öğrenmek zorunda! Şayet ayak sürürse, aksini yaparsa bugünden sonunu hazırlamış olur… Bu da acizâne küçücük virüse karşı küçük bir ikaz!

Dolayısıyla ülke yönetimlerinde söz sahibi olanlar için; “ikinci dalga” gelmeden koronaya karşı daha disipline edici müeyyideleri gündeme getirme zorunluluğu giderek artıyor. Dilerim dünya virüse karşı gösterdiği lâkaytlığını bir kenara bırakır, hisleriyle değil aklıyla hareket eder!

***

Haa… Diğer taraftan unutmayalım… Virüsün ardında küresel tedarik deposu Çin’e karşı dünyanın almaya hazırlandığı siyasi, ekonomik ve askeri uygulama, yaptırım ve mücazatlar var.

ABD Beyaz Saray ticaret danışmanı Peter Navarro, Çin ile ticaret anlaşmasının tamamlandığını söylese de yakın zamanda sarfettiği, “Bu virüsü yaymak için bu ülkeye yüz binlerce insanı göndermiş oldukları bir dönemdi ve daha uçağın tekerleği pistten kalkmadan salgınla ilgili haberleri almaya başladık. Olayların yürürlükte olan birinci aşama ticaret anlaşmasıyla hiç alâkası yok. Ben sadece Çin virüsünün kökeni ile ilgili yalan söyleyen ve salgının dünyaya yayılmasına neden olan Çin Komünist Partisi'ne yönelik güvensizliğimizi dile getirdim” açıklamalarını herhalde yabana atılmaması lâzım.

Petrol fiyatları 40 doların üzerinde kalmada dirense de altın fiyatlarının yeniden bugünkü 1760 doların üzerinden fırlamak için yay gibi gerildiğini tüm piyasalar görüyor. Temennim; dünyanın en büyük ekonomisi ve petrol tüketicisi ABD ile Çin arasındaki gerginliğin genele yayılmaması… Koronavirüsle birlikte küresel ekonomide çifte ikinci dalga oluşturmaması…

Zira son raporunda “bu yıl G-20’lerin ekonomik olarak yüzde 4,6 oranında daralacağının” altını çizen uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Moody’s, küresel ekonominin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü yılın ilk çeyreğini yaşadığını, dünyadaki ekonomik toparlanmanın uzayabileceğini, kademeli iyileşme beklentilerine karşılık şu anda en önemli faktörün halk sağlığının korunmasına bağlı olduğunu vurguluyor.

Bilmem anlatabildim mi?

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar