1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Hz.Cebrail?le buluşabilecek miyiz?
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Hz.Cebrail?le buluşabilecek miyiz?

A+A-


Mustafa Yürekli, Kadir Gecesi?nin tarihi arka planını ortaya koyup bu gecede Hz.Cebrail?in (a.s.) yeryüzüne iniş amacını ve bu gecenin anlamını ve ruhunu gündeme getiriyor..



Peygamberimiz Hz.Muhammed?in (s.a.v.) Medine?ye Hicret etmelerinden sonra, Yahudilerle ve bilginleriyle muhatap olmuş, bu ilişki, Kur?an-ı Kerim?e de yansımıştır. Kur?an-ı Kerim ve Hz. Pgeygamber (s.a.v.) önceki kitap ve peygamberleri doğrulamakta ve varolan Tevrat, Zebur ve İncil?in tahrif edildiği, önceki peygamberlerin ümmetlerin Sırat-ı Müstakim?den uzaklaştırıldıkları apaçık bir şekilde ifade edilmiş ve İslam?a davet edilmişlerdir.

Medine döneminde, Yahudi bilginleri, ellerindeki Tevrat ve Zebur kitaplarındaki bilgilere dayanarak Peygamber Efendimizi (s.a.v.) imtihan etmek için sorular hazırladılar. Hz.Peygamber (s.a.v.) onları bir gün huzuruna kabul ettiler ve soru sormalarına müsaade ettiler. Rasullullah?ın (s.av.) bu sorulara verdiği cevaplar, Tevrat ve Zebur?daki bilgilerle örtüşüyordu.

Yahudi bilginleri, sorularına doğru cevap almışlardı. Bu durumda, Kur?an-ı Kerim?in Allah?ın kitabı, Rasullullah?ın (s.av.) peygamberliğini ve İslam?ın son hak din olduğunu kabul etmeleri gerekiyordu. Şehadet getirip Müslüman olmaları gerekirken, Yahudi bilginleri, bu defa Rasullullah?a (s.av.) vahiy getiren meleğin ismini sordular. Rasûlullah da (s.a.v.) "Cibril (a.s.)" cevabını verdi.

Kur?an-ı Kerim?i Hz.Peygamber?e (s.a.v.) vahiy meleği Cebrail?in (a.s.) getirdiğini öğrenen Yahudi bilginleri, tuhaf bir şekilde, "O, bizim düşmanımızdır, harp ve şiddet getirir. Bizim vahiy meleğimiz Mikâil'dir. Mikâil müjde, ucuzluk ve bolluk getirir. Sana gelen o olsa idi, iman ederdik."[1] dediler.

Bu olay üzerine Allahu Teala, "De ki Cebrâil'e düşman olan kimse, Allah'a düşmandır. Çünkü o, Kur'an'ı Allah'ın izniyle kendinden öncekini tasdik ederek, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir. Allaha meleklerine, Cebrâil?e ve Mikâil?e düşman olan kimse, inkâr etmiş olur. Şüphesiz Allah inkâr edenlerin düşmanıdır."[2] ayetlerini indirmiştir.

Allahu Teala, Cebrâil'i (a.s.) ?kuvvet? ve ?emanet? sıfatlarıyla tavsif etmiştir: "Bu Kur'an, Arş'ın sahibinin katından, değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen, şerefli bir elçinin getirdiği sözdür. "[3]

KADİR GECESİ

Rasûlüllah (s.a.v) bir gün, Ashab-ı Kiram?a, İsrailoğullarından bir mücahidin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihad ettiğini bildirmişti. Ashab-ı Kiram, bu duruma hayret ettiler. Bu olay üzerine Allahu Teala, Kadir Suresi?ni indirmiştir.[4] Bu geceye Kadir gecesi denilmesi, şeref ve kıymetinden dolayıdır.

Kur?an-ı Kerim?in Kadir Gecesin?de indiği Kadir Suresi?yle sabit bir gerçektir: "Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."[5]

Kur'ân-ı Kerim'in inmeye başladığı Ramazan Ayı'nın yirmi yedinci gecesi olan Kadir Gecesi, İslâm'da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir Gecesi, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Bir yıl, on iki aydır. Dolayısıyla bir Kadir Gecesi, seksen yıllık bir ömürden daha hayırlıdır. Çocukluktan Müslüman olan birinin, tüm Kadir Gecelerini ihya ettiğini düşünecek olursak, geçirdiği her yıl, geçmiş ümmetlerdeki bir müminin bir ömürlük sevabına tekabül ettiği görülmektedir. Müslüman, 80 yıl yaşadıysa, seksen ömürlük sevaba nail olur bu gece sayesinde.. Kadir Gecesi, Muhammed (s.a.v.) ümmetine bağışlanmış büyük bir şeref, fazilet ve berekettir.

1.KUR'AN GECESİ:

Kadir Gecesi, Kur?an-ı Kerim?in şerefine Muhammed (s.a.v.) ümmetine bağışlanmış mübarek bir gecedir. Kur?an Gecesi olarak görmek, yanlış olmaz; bu yüzden her Müslüman, bütün olarak Ramazan Ayı?nda ve özellikle Kadir Gecesi?nde Kur?an-ı Kerim?le ilişkilerini gözden geçirmelidir. Allah rızası için ?Kur?an?la aram nasıl?? sorusunun samimi bir şekilde sorulup dürüst bir şekilde cevaplanması gerekir.

Okuma bilmeyenler, öğrenmeye karar vermelidir. Bilenler, daha güzel okumak için eksikliklerini belirleyip eğitim alma kararı vermelidir. Ezberlerimizi kontrol etmeli, unuttuklarımızı çalışmalı, yeni sureler ve ayetler ezberlemeliyiz. Her yıl, Kur?an-ı Kerim?den bir şeyler öğrenerek bilgimizi yıl yıl katlamalıyız. Allah?a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, kıyamet gününe, hayır ve şerre dair inancımız daha da güçlenmeli, daha bilinçli hale gelmeliyiz. İmandan ihsana sıçrayışlar gerçekleşir bu gecede..

Kur?an-ı Kerim?in anlamını ne kadar bildiğimizi sorgulamamız gerekir. Tek tek sureleri çalışmalıyız. Kur?an-ı Kerim?e ne kadar emek verilse azdır. Rasulullah (s.a.v.) ?Kur?an-ı Kerim?i çok okuyunuz! O kıyamet gününde dostlarına şefaat edecektir.? buyurmuştur.

Kur?an-ı Kerim?le ilişkisinde samimi, ciddi ve gayretli olan bir kişi, belli bir süre sonra alim haline gelecek, Allahu teala?nın ?ilim? sıfatı tecelli edecek, kıyamet gününde alim olarak haşır olunacaktır. Bu da çok büyük bir şereftir.

2.HZ.MUHAMMED GECESİ:

Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed?e (s.a.v.) risalet görevi M.S.610 yılının Ramazan Ayı?nda verilmiştir. Son peygamber olarak, Kur?an-ı Kerim?i tebliğle görevlendirilmiştir. Rasulullah (s.a.v.) Kur?an-ı Kerim?i en doğru şekilde anlamış, Kur?an ahlakıyla ahlaklanmış, ayetlerle ahlakı, ilmi ve hayatı övülmüş, en güzel örnek (Usve-i Hasane) olarak nitelenmiştir. Kadir Gecesi, Muhammedi Sünnet?in kemal, fazilet ve bereketinin ilanıdır aynı zamanda. Dolayısıyla Kadir Gecesi, Ehl-i Sünnet ve?l Cemaat yolunun hak ve üstün olduğunun da ilanıdır.

Kadir Gecesi, Kitab ve Sünnet?in gündeme alındığı, değer verildiği ve ilan edildiği mübarek bir gecedir. Bütün bir insanlığın son din olarak İslam?a davet edildiği, ramazan ayındaki bir gecedir. Günümüzde, bütün dünyada Ramazan ayı bilinmekte, Müslümanlar?ın Ramazanları devlet başkanları düzeyinde tebrik edilmektedir. Ramazan, artık evrensel bir değerdir. Ramazanlar, Hıristiyan ve Yahudiler?e İslam?ı tebliğ ayı haline getirilmeli, uluslar arası bir etkinliğe dönüştürülmelidir. Kutsal kitaplar, peygamberlik kurumu ve son peygamber Hz.Muhammed (s.a.v.) insanlığa anlatılmalıdır.

3) CEBRAİL GECESİ:

Bu gecede, yeryüzüne Hz.Cebrail (a.s.) ve çok sayıda melek iner. Hz.Cebrail (a.s.) Müslümanların Kur?an çalışmalarını kontrol eder ve yardımcı olur. Ezberlemek, anlamak ve ilmi amele dönüştürmek bu gecede nasip olur ve kolaylaştırılır. Cihat eden Müslümanlara yardım ederler. Zor durumda olan Müslümanlara Allah?ın yardımını ve rahmetini ulaştırırlar. Kadir Gecesi, bol bol Kur?an-ı Kerim okunması gereken bir gecedir. Okuyanlar, bu gecede özel ilhamlarla coşturulurlar. Süfyan-ı Sevrî: "Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir."[6] demiştir. Bu gecede, Cebrail (a.s.) Kur?an talebelerini, Kur?an dostlarını tek tek ziyaret edip özel ilhamlarla destekleyecektir. Kadir Gecesi, Kur?an-ı Kerim?i öğrenme, yaşama ve insanlara ulaştırma (tebliğ etme) gayreti içinde olanların ilahi yardım alacakları gecedir.



4.FAZİLETLER GECESİ:

Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız"[7] buyurmuştur.

İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım hikmetlere dayanarak Kadir Gecesi?ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur: ?Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde Salât-ı Vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde Rızay-ı İlâhî; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür.?

Bunların gizli tutulmasından maksat, müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. İmandan ihsana terfi eden Müslümanlar, her geceyi Kadir Gecesi, her yeri Kabe, herkesi Hızır (a.s.) bilip Allah sevgisiyle takvada yol almaya çalışırlar.

Ebû Hüreyre (r.a)'ın rivâyet etmiş olduğu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kim Kadir Gecesi?ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."[8]

Kadir gecesini, namaz kılarak, Kur'ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (s.a.s)'e: "Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s): "Allah'ım sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu.[9]

Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin imanını tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.

5.KAZA VE KADER GECESİ:

Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir.[10] Kadir Gecesi, Müslümanlara rahmet ve mağfiret gecesi olarak tahsis edilmiştir. Her türlü sıkıntıdan kurtuluşa vesiledir.

6.ESENLİK GECESİ:

Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her müminlere selam verirler.

Bu altı özellik, İslam alimleri tarafından Tefsir kitaplarında, Kadir Suresi tefsirlerinde tafsilatlı bir şekilde anlatılmış ve vurgulanmıştır.

Ülkemizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesi?ni kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 




[1] M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur' an Dili, I, 429.



[2] el-Bakara, 2/97-98.



[3] et-Tekvir, 81/19-21.



[4] Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313.



[5] Kadir Suresi, 97/ 1-5.



[6] Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313.



[7] Buhârî, Leyletü'l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216



[8] Buhârî, Kadir, 1.



[9] Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314.



[10] Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312.

 

Mustafa Yürekli- Haber7

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.