İsimler değişse de İş'te yol aynı

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve kıymetli başkanımız Erdal Bahçıvan vasıtasıyla iş dünyasından çok sayıda iş insanı ile tanıştık, hasbihal ettik. Hatta birçok basın toplantısı ve etkinlikte bir araya geldiğimiz önemli isimlerle yıllara uzanan dostluklarımız oldu.

İş Bankası yöneticileri de öyle. İş Bankası’nın gerek finans ve gerekse reel sektördeki iştiraklerini yıllarca sırtlayan değerli idari kadrolarıyla çeşitli gezi ve toplantılarda bir araya geldik… Tecrübelerimizin artmasını sağlayan bilgi ve alâkalarıyla kendilerinden oldukça istifade ettik. Haklarını helal etsinler.

Geçmişte kaldı belki ama, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’nin konuk konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleşen Eylül 2018 İSO toplantısını hatırladım...

Bugün olduğu gibi reel sektörün kredi diye yanıp tutuştuğu o dönemde gerçekleştirilen İSO toplantısında Sayın Bali öyle hassas noktalara değinmişti ki dinleyenlerin çoğunu yerlerine çivilemişçesine etkilemişti.

***

Hani bugün yapısal sorunları tartışıyoruz ve piyasalara “piyasa dostu” bir fotoğraf veriyoruz ya…

İşte aynı toplantıda Adnan Bali’den önce kürsüye gelen Erdal Başkanımız, “Türkiye âdeta Sırat Köprüsü’nden geçerken, ekonomideki yapısal sorunlar yalnızca iktisadi tedbirlerle sınırlı düşünülmemeli… Sorunlar kurumsal yapılara ilişkin iyileştirmeleri de ihtiva eden verimlilik, yüksek katma değer ve beşeri sermayenin geliştirilmesine odaklanan bir yaklaşımla çözülebilir… Finansal istikrarı savunurken, reel sektörü istismar etmeyen bir finansal sistem istiyoruz” sözleri aslında bugün makroekonomide istikrarı hedefleyen yeni ekonomi yönetimine 2,5 sene öncesinden verilmiş bir reçete mesabesindeydi.

Erdal Bahçıvan Başkanımız yine, “2017’yi Geride Bırakırken Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bir Bakış” başlıklı 2017 Kasım İSO toplantısında da, o dönem için özel sektörün 210 milyar dolar net döviz açık pozisyonu bulunduğunu hatırlatmış (Bugün finans dışı kesimin döviz açığı 157 milyar dolar), “Sanayicilerimizin yatırımlara, büyümeye ve istihdama katkısını sürdürebilmesi için, kur riskine karşı korunması büyük önem arz ediyor. Tüm çözümleri Merkez Bankası’ndan beklememek gerek” diyerek ekonominin en yumuşak karnına dikkat çekmişti.

***

Yeniden gelelim 2018 Eylül toplantısına… Hitabet sırası değiştiğinde, salon “Erdal Başkan’ın bu sözlerine Adnan Bali acaba nasıl karşılık verecek?” diye merakla beklerken İş Bankası Genel Müdürü’nün reel sektörü önceleyen ifadeleri sanayicileri hem şaşırtmış hem de umutlandırmıştı…

Sanayiciyi pür dikkat kesen Sayın Bali kürsüden ne demişti?..

Buyurun, işte konuşmanın özeti…

“Deve dişi gibi sorunlarımız var… Enflasyon, ödemeler dengesi, enerji fiyatları gibi…  Ama yetmezlik hâli yok. Yönetilebilir bir durum var. İyi yönetilirse iyi, kötü yönetilirse kötü olur… 2001’i düşündüğümüzde ne o zaman iyiydik… Ne de bugün o kadar kötüyüz…”

Tabii özet burada bitmiyor… Bali meselelere karşı şu çözüm önerisinde bulunuyordu:

“… Bugünkü sorunların daha çok uluslararası mutabakatsızlıklardan doğduğunu düşünüyorum. Müttefiklerimizle görüşlerimiz örtüşmüyor. Dolayısıyla kurda, enflasyonda ve faizde sorunlar yaşıyoruz. Mevcut durum sâdece ekonomik değil. Ama kadere keder olmaz derler. Sorunları birlikte oturup çözmeliyiz… Yönetmeye dâir öngörümüz nedir... Teşviki geride kalana değil, koşana verebiliyor muyuz?.. Reel sektör, bankalar ve hâne halkı el ele vermesi lâzım…”

***

Sayın Bali 2 yıl önceki düşüncelerinde bugün de ısrarlı…

İş Bankası Genel Müdürü, Analiz’e yaptığı 2020 yılsonu değerlendirmesinde, yeni ekonomi yönetimi ve iş dünyasına moral vererek bankacılık sektörünün yıllık yüzde 3,5 gibi küçük bir kâr marjıyla çalışarak yapısını sağlam tutmasını bildiğini ifade ediyor ve “Kuralıyla yönetilirse borçlar sorun olmaz. Karşılığında mal var, hizmet var. Bunun yönetilemeyecek herhangi bir kısmı yok…” diyor ve ekonomideki çözümün ters dolarizasyonda olduğunu, piyasa ve hukuk alanında gerçekleştirilecek reformlar yapılıp jeopolitik risklere maruz kalınmazsa işlerin düzeleceğini kaydediyordu.

Demek bu tam bir gelenek…

2011 yılında Adnan Bali’yi yerine öneren halen İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan Ersin Özince de ters dolarizasyondan yanaydı. Adnan Bali gibi aynı fikri ve çözümü savunuyordu…

Antalya Genç İşadamları Derneği’nin (ANTGİAD) “2017 Yılı Olağan Genişletilmiş Üye Toplantısı”na katılan Özince, “Dövizle ne tasarruf yapmayı ne de borç almayı hiç kimseye önermem. Türk parasına yatırım yapın. Türk Lirası ile tasarruf edin. TL’den asla vazgeçmeyin!” tepkisini gösteriyordu.

Sayın Adnan Bali de İş Bankası’ndaki görevini Mart’ta bırakıyor ve yerine Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran’ı önereceğini söylüyor.

analizgazetesi.com.tr / yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar