​​​​​​​Dünya duymak istemeyenlerle doludur.

Delikanlı dakikalardır hararetli bir şekilde dertlerini anlatıyor, hayata karşı duyduğu isyanı haykırıyordu. Ali Usta ise hiç istifini bozmadan, gözlerinde derin bir şefkatle genç adamın yüzündeki çizgileri, dudaklarının hareketini izliyordu. Genç adam nefes nefese durduğunda, Ali Usta cebinden eski bir kâğıt ve kalem çıkardı. Üzerine sadece şu cümleyi yazdı:
"Bana saatlerce içindeki fırtınayı anlattın, oysa ben seni sadece kalbinin yoruluşundan anladım."

Delikanlı şaşkınlıkla kâğıda baktı. O an anladı ki; Ali Usta onun kelimelerini değil, ruhunun feryadını duymuştu. İhtiyar marangoz kâğıdın arkasını çevirdi ve son bir not ekledi:

Unutma evlat dedi Ali usta, Söz yorulur, insan yorulur. Dünya duymak istemeyenlerle doludur. Sen sesini değil, kalbinin kalitesini yükselt.

Genç adam, kasabanın "sağır" dediği adamdan hayatının en derin nasihatini almış olarak, sessizce oradan uzaklaştı. Kulakları duyan ama birbirini anlamayan binlerce insanın arasından geçip gitti.

Günlük hayatımızda da böyle değil mi, kelimeler havada uçuşur ancak kalplere çok azı ulaşır. Günümüz de insanlar duymak ile dinlemek arasındaki köprüyü kaybettiğinden dolayı, fiziksel olarak aynı odayı paylaşsalar dahi aralarında aşılmaz duvarlar örmeye devam ediyorlar.

Hz. Mevlana der ki: "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar ancak anlaşabilir." Fiziksel olarak duymak yetmez, kalplerin de aynı frekansta atması gerekir.

Üstat Cemil Meriç’de: "İnsanlar kırıcıydı, kitaplara sığındım." derken, aslında insanların konuşup durduğu ama birbirinin ruhuna dokunamadığı o gürültülü yalnızlığı ne kadar da güzel anlatır.

Eğer etrafınızda kulakları duyan ama sizi anlamayan insanlar varsa, durup sadece izleyin sözün bittiği yerde davranışlar konuşur.

Sonuç olarak sizi dinleyip anlamamakta direnen birine sürekli kendinizi açıklamaya çalışmak enerjinizi tüketir.

Herkesin sizi anlama kapasitesinin, kendi algısı kadar olduğunu kabul edin.

Kalın sağlıcakla

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sait Özdemir Arşivi