Sait Özdemir
Kader gayrete aşıktır..

Kader gayrete aşıktır..
Şems-i Tebrizi'ye sormuşlar ‘Mademki kader var neden bu çaba?
Şems-i Tebrizi bu soruya karşılık şöyle bir cevabı vermiştir: "Kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir, güzergâh bellidir, lakin tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir’.İsra suresinin 13. Ayeti şöyle der; ''Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.'
Çalışmayan oturduğu yerden kazanmak isteyen ve yaşadığı sıkıntılardan dolayı isyan eden kişi buda benim kaderimmiş diyemez. İnsanlar yaşanan her olumsuzluğa rağmen pes etmeden çalışmaya ve gayret etmeye devam etmelidir.
Değerli dostlar, kader, oturduğumuz yerden bize mucizeler sunmaz; bizim harekete geçmemizi, emek vermemizi bekler.
İnsan ne için çabalarsa, karşılığını o yönde alır. Adım atılmadan yol yürünmez.
Sadece istemek yetmez; fiili dua, yani çaba göstermek gerekir. Gayret, kaderin kapısını çalan en güçlü anahtardır.
Kısacası, kader önümüzde bir plan olarak dururken, o planı güzelleştirmek ve gerçekleştirmek bizim gayretimizlemümkündür.
Köyün birinde herkes kuraklıktan kırılan tarlaları için gökyüzüne bakıp "Kaderimiz böyle" derken, Yusuf ellerine küreği almış, gün doğmadan yola koyulmuştu. Toprak o kadar sertleşmişti ki, vurduğu her kazma demiri âdeta kıvılcım çıkarıyordu.
Köylüler, gölgede oturup ellerini dizlerine vuranlar ona güldü:"Yusuf, bu toprak suya hasret. Yağmur yağmayınca ne ekersen ekin, hepsi boşa. Kaderinde kuraklık varsa neyi değiştiriyorsun?"
Yusuf durmadı. Alnından süzülen teri sildi, arkasına bile bakmadan sadece "Ben düşeni yapayım da, takdir Allah'ın"dedi. Günlerce elleri kabardı, sırtı ağrıdı ama o her sabah aynı inatla tarlasını kazmaya, toprağı havalandırmaya devam etti.
Aylardan sonra, köyün üzerinde kara bulutlar belirdi. Bir gece öyle bir yağmur başladı ki, toprağı işlemeyenlerin tarlaları sert ve yassı olduğu için suyu akıtıp götürdü; sular boşa akıp gitti.Ancak Yusuf’un günlerce didinip derinleştirdiği, yumuşattığı o yorgun toprak, yağan her damla suyu bir sünger gibi içine çekti. Birkaç hafta içinde o kurak tarladan öyle bir filizler yükseldi ki, görenler gözlerine inanamadı.
Kader, ellerini bağlayıp bekleyene değil; acıya, yorgunluğa ve imkânsızlığa inat gayret edene kapısını açmıştı. O gün köylüler anladı ki; nasip, ancak çabanın döküldüğü yerde yeşeriyordu.
İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm/39
Zorlayınca olmaz nasipse olur, ama zorlamadan da nasip olmaz. Çünkü kader gayrete aşıktır.
Kalın sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Uzman Psikolojik Danışman

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.