İrfan Küçükköy

İrfan Küçükköy

Şiir Üzerine - 2 -

Şiir Üzerine - 2 -

Konuya bir başka cihetten bakalım. Yüksek bir his olan sevgi ile, cinsel istismarı karıştıranlara ne demeli? Ontolojiler yayınlanıyor, inceliyorum, içleri cinsel istismar dolu. Neresi şiir bunların, ölçüsü ve kafiyesini çıkarsanız geriye yüksek duygu adına bir şey kalmaz. Plajda ki kadın tasvirinin neresi şiir? Sevgi kutsaldır. Peygamberimiz, “bir insan, bir kadını çok sever de, yani aşık olur da, kötülüğe sapmadan yaşarsa bu kişi cennetliktir”, buyuruyor. Arapça dil yapısında feminen ve maskülen, müzekker ve müennes ayrı ifade olduğu için erkek, kadın deniliyor. Bundan karşı cins anlaşılır. Leyla ile mecnun, Kerem ile Aslı benzeri divanlar işte böyle bir sevgiyi, erişilemeyen sevgiyi işlerler. Karacaoğlan, böyle bir sevgiyi dile getirir. Leyla ile mecnun, Kerem ile aslı birer dini öğüttür. Şiiri pornoculuk haline getirenlere ne demeli? Sözle cinsel istismar haline getirenlere, pembe dizi haline getirenlere ne demeli? Şiirde obje olarak cinselliğin kullanılması, edebi sanat ölçüleri içinde kalmak şartıyla tabiidir.

Şairler içinde bir de hırsızlar var. Şiir çevirmenliğinden, şairliğe atlayan meşhur şairler biliyorum. Türkçe derslerinde okuduğumuz bir meşhur şairin şiirinin adının bile yabancı şairden kopye olduğunu anladığım zaman çok şaşırmıştım. Batı kültürü ile ilk temasta Batı şiirinden, Divan Edebiyat usûlü terk edildikten sonra Divan edebiyatından çok çalıntı gördüm. Orijinal sandım beğendim, sonra esas sahibini gördüm. Binlerce şiir toplayan, beyninde yüzlerce şiir olan biri, şiir yazmak istemiş, onu söylemiş, bakmış filan meşhur şair söylemiş, bunu söylemek istemiş, bakmış bir başka şair söylemiş, şiirleri çalıntı haline gelmesin diye şiir söylemekten vazgeçmiş. Şairlere kızmış. Bu kadar da olmaz ki, kendilerinden sonrakilere yazılacak bir şey bırakmamışlar demiş. Banka hortumlamak ile şiir hortumlamak arasında fark göremiyorum.

Elbette üslupta otorite olanların varlığı gerçek. Ekol içinde olmak mümkün. Benim sözüm şiir hortumcularına. Bir üslup içinde yeni şeyler söylerse, aynı şarkıyı iki farklı kişi ,usta şarkıcı okuyor, beste aynı , yorum farklı, hoş görülür, hatta iltifat görür. Şarkıcı veya şair, üslup içinde üslup ihdas ederse bu aliyyülaladır. Eskiler “Üslûb-ü beşer, aynıyla insandır” demişlerdir.

Şiir, insanın uyanık düşüdür. Hatta uyanık insanın şafak düşüdür. Şair zihnindeki şimşeği yakalayabilen, onu bukağılayabilendir. Neşesinin, sevincinin, üzüntüsünün, göz yaşınının zirve halini kelime kalıplarına dökebilendir, şair. Her insanda şiirin temel materyalleri vardır. Duygularına uygun kostüm giydirebilenler azdır. Bunlar şairlerdir.

*******

NOT: Konunu devamı var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Küçükköy Arşivi