Türkiye büyümede liderliği bırakmaz

ABD'nin yüzde 31,7, Japonya'nın yüzde 27,8, İngiltere'nin yüzde 20,4, Avrupa Birliği ekonomisinin yüzde 11,9, OECD bölgesinin yüzde 9,8, Fransa'nın yüzde 13,8, Almanya'nın yüzde 10,1 küçüldüğü yılın ikinci çeyreğinde, Türkiye ekonomisi daralma beklentilerinde dünyaya göre daha iyi durumda. Tahminlere göre Türkiye ikinci çeyreği ya en düşük çift haneli, ya da en yüksek tek haneli daralma ile tamamlayacak.

Türkiye ekonomisinin 2020 yılının ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans göstereceği ve ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyüdüğü gibi birçok ülkeden yine pozitif ayrışacağı görülüyor. İkinci çeyrekte büyük daralmaların gerçekleşmeyeceği gibi Türkiye’nin Haziran’daki yüksek aktivitesini tüm çeyreğe yansıtacağı gözleniyor. Nisan ve Mayıs aylarında gerek kapasite kullanım ve gerekse sanayi üretiminde önemli düşüşler yaşayan ekonominin Haziran’da yükselen aktiviteleri, söz konusu olumlu tahminleri destekliyor.

ABD’nin yüzde 31,7, Japonya’nın yüzde 27,8, İngiltere’nin yüzde 20,4, Avrupa Birliği ekonomisinin yüzde 11,9, OECD bölgesinin yüzde 9,8, Fransa’nın yüzde 13,8, Almanya’nın yüzde 10,1 küçüldüğü yılın ikinci çeyreğinde, Türkiye ekonomisi daralma beklentilerinde dünyaya göre daha iyi durumda.

GSYH'nin doğrudan yaklaşık üçte birini oluşturduğundan büyüme verilerine ilişkin önemli bir öncü gösterge kabul edilen takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ikinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 16.9 azalması ekonomistlerin en fazla parametre olarak aldıkları veri olarak göze çarpıyor.

Tahminlere göre, Türkiye ikinci çeyreği ya en düşük çift haneli, ya da en yüksek tek haneli daralma ile tamamlayacak… Büyüme rakamları yarın saat 10.00’da açıklanacak. Türkiye 2019’da küçülme beklentilerine karşılık yılı pozitif büyüme ile kapatmıştı.

Diğer yandan piyasalarda dolardaki gerileme dikkat çekiyor. Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkılaştırma operasyonlarıyla daralan dolar/TL kuru, ABD’de gerçekleştirilen Jackson Hole toplantısından çıkan mesajlarla iyice zayıfladı. Altın fiyatlarının, ABD Merkez Bankası’nın (FED) bundan sonraki politikaları ve ABD tahvil faizlerinin yönüne göre hareket edeceğine kesin gözle bakılıyor.

Diğer taraftan Ağustos ayında doların 7,41 liralık rekor seviyelere ulaşması ise Ağustos enflasyonunda ne kadar etkili olacağı merak ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 3 Eylül Perşembe günü Ağustos ayına dair tüketici ve üretici fiyatlarını açıklayacak.

Salgın tehdidi sürüyor

Koronavirüs salgını tüm dünyada etkisini kademeli şekilde bazen azalarak bazen yükselerek devam ettiriyor. Aşı çalışmalarının henüz netleşmediği ve ekonomilerin yeniden açılması sebebiyle vaka sayılarında artışların yaşandığı dünyada en fazla ABD ekonomisi zarar gördü. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 küçüldükten sonra Mart ayından itibaren ağırlaşan pandemi şartları sebebiyle ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 31,7 daralan Amerikan ekonomisi üçüncü çeyreğe de henüz hazır görünmüyor.

analizgazetesi.com.tr

 

ABD’de ikinci çeyrek daralmasında özel stok yatırımları ve kişisel tüketim harcamalarındaki sert düşüşler etkin olmuş, Nisan – Mayıs – Haziran dönemini içeren ikinci çeyrekte sadece kişisel tüketim harcamaları yüzde 34,1 gerilemişti.

Dünyanın önemli ekonomik alanlarından Avrupa Birliği (AB) de bu yılın ikinci çeyreğinde çift haneli küçüldü. Ocak – Şubat – Mart aylarını kapsayan çeyrekte yüzde 3,2 daralan AB ekonomisi ikinci çeyrekte de küçülmeye devam etti ve yılın birinci çeyreğine göre yüzde 11,9, yıllıklandırılmış olarak ise yüzde 15 daraldı.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) bölgesi de küresel salgından nasibini aldı. OECD ülkeleri ortalama yüzde 9,8 küçüldü. OECD ülkeleri yılın ilk çeyreğinde de yüzde 1,8 daralmıştı.

AB’den ayrılan İngiltere de yılın ilk çeyreğindeki yüzde 2,2’lik küçülmenin ardından gelen ikinci çeyrekteki yüzde 20,4’lük küçülme ile teknik olarak resesyona girdi.

Türkiye ilk çeyrekte de 27 üyeli Avrupa Birliği’ne fark atmıştı. Yılın ilk çeyreğinde 12 Avrupa ülkesi daralırken Türkiye yüzde 4,5 büyümüştü. AB bu dönemde yüzde 3,2 daralmıştı. Bu dönemde 12 ülke Avrupa ülkesinin ekonomisi daralırken, en fazla küçülme yüzde 5,4'le Fransa ve yüzde 4,8'le İtalya olmuştu. Slovakya, İspanya'da GSYH yüzde 4,1, Almanya’da yüzde 2,3 daralmıştı.

Öngörüler daha iyi

Dünyadaki sert daralmalara karşılık, Türkiye’nin ilk çeyrekte yüzde 4,5’luk büyümesinin akabinde yarın açıklanacak ikinci büyüme verisiyle ilgili anketler oldukça müspet bir grafik çiziyor. Ortalama daralma oranı yüzde 10 ile yüzde 11 arasında değişirken tahminlerde tek haneli rakamları öngörenlerin savları da dikkatlerden kaçmıyor.

“Ekonomi ikinci çeyrekte ortalama yüzde 11 daralır” tahmini yapılan Anadolu Ajansı Finans Büyüme Beklenti Anketi’ne katılan 17 ekonomistin verdiği oranlar yüzde 7 – 15 arasında değişiyor. Yılsonu büyüme tahmini ise yüzde 1,8 daralma şeklinde. Ancak Türkiye’den yılsonunda yüzde 0,5’lik pozitif büyüme bekleyenler de var.

Reuters’in anketinden ise ikinci çeyrek için yüzde 11,8’lik bir daralma çıktı. Ankette yılsonu daralma tahmini ise “yüzde 1,9 olur” deniyor. Reuters’in anketi AA Finans’ınkinden nispeten daha olumsuz olsa da öngörülerde en yüksek oranının yüzde 7,1- 13,1 ile sınırlandırılması rakamın daha küçük geleceğine dair tahminleri artırıyor.

Bloomberght HT’nin gerçekleştirdiği ankette ise daha olumlu rakamlar veriliyor. Ankette medyan tahmin yüzde 10 daralma şeklinde. En yüksek tahmin yüzde 13,1, en düşük tahmin ise yüzde 7. Bloomberght’nin yılsonu küçülme tahmini ise yüzde 1,5.

Teşvikler destek veriyor

Analistler; TCMB’nin küresel merkez bankaları gibi nicel gevşeme adımlarına benzer tahvil alımlarına gitmesi, kamu bankaları öncülüğünde faiz indirimleri, düşen kredi faizleri ve artan kredi büyümesinin 2020 ikinci çeyrek GSYH’i olumlu etkileyeceği görüşünde.

Ekonomist Enver Erkan da öncü göstergelerdeki yansımanın ekonominin dip noktasından toparlanma safhasında olduğunu teyit ettiğini ancak Türk Lirası’ndaki değer kaybının önemli olduğunu, üçüncü çeyrekten itibaren hükümetin firma bazlı birer aylık sürelerle ihtiyaçlara yönelik uzatılan teşviklerin büyümeye katkı vereceğini söylüyor.

Ekonomist Prof. Dr. Kerem Alkin de, ikinci çeyrek büyüme ile ilgili, “İmalat sanayi ve toplam sanayi üzerinden yapabileceğimiz kaba bir tahmin, tarım sektörünün de büyük bir kırılma yaşamaması koşulu ile, 2020'nin 2. çeyreğinde Türkiye Ekonomisi'nin, yüzde 70 olasılıkla, yüzde -8.05 ile yüzde -9.2 arası, orta noktası yüzde -8.6'lık bir daralma yaşamış olabileceğine işaret ediyor. Tarım ve hizmetler sektöründeki kayıpların tahminlerimizden daha ağır olması durumda ise, 2020'nin 2. çeyreği için GSYH'daki daralma yüzde -13.67 ile 17.46 arasında bir oranı bulabilir” yorumunu yapıyor.

Öncülerden büyüme işareti

Ekonomide öncü veri olarak bakılan kapasite kullanım oranı (KKO), sanayi üretimi, İSO imalat PMI ve güven endeksleri ekonomik aktivitenin Haziran’dan itibaren yüksek bir ivme içine girdiğini gösteriyor. Aynı veriler 3’üncü çeyreğin ilk çeyrekten çok yüksekte olacağını ve pozitif gerçekleşeceğini de haber veriyor.

Küresel salgın sebebiyle KKO, 2020 Nisan’ında 13,7 puan azalmış ve yüzde 61,6’ya inmişti. Bu rakam tarihi dip noktalara yakın. KKO’da dip nokta 2009 Mart’ında yüzde 58,7 ile görülmüştü.  

2020 Nisan’ında 2009’daki dip noktalara inen KKO, birkaç ay içinde toparlanarak yüzde 70’li normal seviyelere doğru yol almaya başladığı görülüyor. Mayıs 2020’de yüzde 62,6’ya yükselen KKO, Haziran’da 65,8 olmuştu. KKO Temmuz’da yüzde 70,7, Ağustos’ta da yüzde 73,3 seviyesine çıktı ve 3’üncü çeyrek için ümit verdi. KKO’da tarihi rekor yüzde 84,5. Bu veri 2017 Haziran verisi.

Sanayi üretimi pandemiyle ekonominin durduğu 2020 Nisan’da mevsim etkisinden arındırılmamış aylık yüzde 30,4, arındırılmış yıllık veri ise yüzde 31,4 düşmesine karşılık Mayıs ayında artan ekonomik aktiviteyle birlikte sanayi üretimi aylık pozitif yüzde 17,4’e çıktı. Ancak yıllık bazda yüzde 19,9 geriledi. Mayıs ayındaki ekonomiye hızlı giriş Haziran’da da sürdü. Sanayi üretimi yine yüzde 17,6 pozitif arttı. Yıllık artış ise yüzde 0,1 olarak gerçekleşti.

Büyüme parametresi olan İSO imalat PMI verisi de Nisan’da 33,4 ile dip yaptı. Bu rakam 2008 yılından bu yana en düşük seviye olarak ölçüldü. Mayıs ayında dipten dönen İSO imalat PMI 40,9’a çıkmasına rağmen eşik değer 50’yi aşamadı. Fakat Haziran İSO imalat PMI’ın pozitif alana geçtiği ay oldu. Veri Haziran’da 53,9 ile Şubat ayından bu yana ilk kez eşik değeri geçmiş oldu. Aynı veri Temmuz’da 56,9’a yükselerek 3’üncü çeyrek büyüme için önemli bir mesaj verdi.   

Ekonominin önemli öncü parametrelerinden reel sektör güven endeksi (RKGE) pandeminin yoğun yaşandığı Nisan ayında 66,8 ile 2009’dan bu yana en düşük seviyesine indi. Mayıs ayında toparlanan RKGE 76,9’a çıktı. Ekonomik faaliyetlerin artmasıyla Haziran’da 15,7 puan artarak 92,6 seviyesini yakalayan endeks, Temmuz’da 8,1 puan artışla 100,7 seviyesine ulaştı. Yılın en yüksek değeri Ağustos’ta geldi. RKGE bu ayda bir önceki aya göre 5,5 puan artarak 106,2’ye, mevsimsellikten arındırılmış veri de 5,8 puan artarak 105,2’ye çıktı.

Enflasyon ve ihracat

İkinci çeyrek büyüme rakamlarından sonra bu haftanın en önemli gündem maddelerinden ikisi enflasyon ve ihracat.

TÜİK Ağustos enflasyon rakamlarını 3 Eylül Perşembe günü açıklayacak. Beklentiler aylık yüzde 1 ve yıllık yüzde 11,9 oranları üzerinde yoğunlaşıyor. Anketlerde aylık en yüksek enflasyon yüzde 1,7, en düşük enflasyon yüzde 0,32, yıllık bazda ise en yüksek yüzde 12,60, en düşük ise yüzde 11,25 seviyesinde geziniyor.

2020 yılsonu enflasyon medyan (ortalama) beklenti ise yüzde 10,8, en düşük ise yüzde 9,8 civarında. Yılsonu enflasyonunu yüzde 12,5 olarak tahmin eden ekonomistler de bulunuyor.

AA Finans anketinden ise aylık Ağustos enflasyon beklentisi (TÜFE) yüzde 0,32 – 1,41 aralığında yüzde 0,96, yıllık Ağustos enflasyonu yüzde 11,88 çıktı. Yılsonu enflasyonu da yüzde 9,80 – 13,74 aralığında medyan yüzde 10,97 şeklinde tahmin edildi.

Tüketici enflasyonu 2020 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,58, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,37, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,76 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,51 artış gerçekleşmişti.

2 Eylül Salı günü de Ticaret Bakanlığı tarafından Ağustos ayı dış ticaret rakamları kamuoyuna duyurulacak. Geçen Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 11,5 artışla 15 milyar doları geçen ihracat rakamlarının Ağustos’ta aynı rakamları yakalaması bekleniyor. Geçen yıl aynı ayda elde edilen 12,5 milyar dolarlık ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 84,5 olmuştu.

31 Ağustos – 4 Eylül haftasında yurt içinde büyüme (GSYH) rakamları, dış ticaret verileri, enflasyon ve Markit/İSO PMI imalat verileri takip edilecek. Yurt dışında; ABD’de imalat- imalat dışı PMI, ADP İstihdam Raporu, FED’in Bej Kitabı, tarım dışı istihdam, Avrupa bölgesinde imalat- imalat dışı PMI, işsizlik oranı ve enflasyon, Çin’de CFLP PMI imalat ve imalat dışı veri piyasalara yön verecek.

Avrupa parası dolara karşı daha güçlü

ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell’ın Perşembe günü Jackson Hole’da yaptığı açıklamalardan sonra doların euro ve diğer gelişen ülke para birimleri karşısında zayıf kalacağı beklentisi yükseliyor. İşsizlik rakamlarının artması dolayısıyla yüzde 2’lik enflasyon hedefi veya bu hedefin aşılması konusunda yetki almış gibi görünen FED, söz konusu kanalı zorlayacağı ortaya çıkıyor. Bundan sonraki politikalarında sıkılaştırmayı değil de daha fazla genişlemeyi planın omurgası yapacak FED, yeni politikasıyla bir devri de tamamen kapatıyor. Nitekim diğer ülkelerin pandemi sonrası faiz artırma potansiyeline karşı FED’in bu patikada daha yavaş davranacağı beklentisi dolara değer kaybettiriyor. Yani ABD’de faizler uzun süre düşük kalacak.

Paritede 1,19’a dikkat

Yeni bir ekonomik paket açma konusunda hâlâ kararsızlık yaşayan ve Kasım ayında başkanlık seçimlerine gidecek olan ABD’nin faizlerini artırması zor ihtimal. Avrupa Birliği ise ABD’ye göre pandemi sürecinde avantajını koruyor. Düşük gelen ekonomik verilerine karşılık salgın tedbirleri çerçevesinde ekonomiyi korumak için açtığı paketler euroyu dolar diğer para birimleri karşısında değerli tutuyor. Faiz indirmede gözünü budaktan esirgemeyen Avrupa Merkez Bankası (ECB) da genişleme politikalarıyla euroya destek oluyor. Şayet euro/dolar paritesi 1.1915-1975 direncini aşması dolarda değer kayıplarının süreceği anlamını taşıyor. Parite kendini 1,20’lerin üzerine attığı takdirde doların geriye dönüş şansı az gibi görünüyor.

Türk Lirası da yeni FED politikaları çerçevesinde gelişen ülke para birimleriyle birlikte dolara karşı avantajlı durumda. Türkiye’nin bu süreçte CDS’lerini biraz daha düşürmesi gerekiyor. JP Morgan’ın da daha önce raporunda belirttiği 7,19 liralık destek kırılırsa doların 6 lira seviyelerine hatta 5,5000’ye kadar düşebileceğine dair tahminler olmayacak gelişmeler değil. Piyasa şu anda dolarda 7,30’un kırılmasını ve kuvvetli destekler olan 7,20 ve 7,11’in aşağı yönlü inişine odaklanmış durumda.

Piyasa projeksiyonu

Bu hafta borsa ve dolar kaybettirdi, altın ve euro kazandırdı. Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 0,84, dolar/TL yüzde 0,07, değer kaybetti. Altının gram satış fiyatı yüzde 1,16, euro/TL yüzde 0,94 prim yaptı. Yurt içinde 1000 TL’lik yatırım borsada 991,6 lira, dolar 999,3 lira, altın 1011,6 lira, euro da 109,4 lira oldu.

BIST 100… Endeks, en düşük 1.083,14, en yüksek 1.118,24 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,84 azalarak 1.100,55 puandan tamamladı. Hafta içinde yurt dışı piyasalarla birlikte hareket ederek satış alanına giren Borsa İstanbul BIST 100 endeksi 200 günlük hareketli ortalaması üzerinde. Bu da yukarı yönlü ivmeyi güçlendiriyor. 1100 puan seviyesinde tutunan endeksin gelecek hafta oluşacak ekonomik veri ve gelişmelere göre daha olumlu bir seyir çizeceği tahmin ediliyor. Endeksin 1090 desteği, 1120’de kuvvetli direnci bulunuyor.

DOLAR/TL… Haftanın son gününde 7,3400 liraya gerileyerek yüzde 0,07 değer kaybeden dolar takip eden saatlerde 7,33 seviyesine kadar indi. Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkılaştırmaları ve yurt dışında FED’in yeni bir politika değişikliğine gideceği ve faizlerin uzun zaman düşük kalacağı izlenimleri Amerikan parasına değer kaybettiriyor. Dolar/TL paritesinin önümüzdeki hafta yurt içi ve yurt dışı gelişmeler dahilinde 7,30-7,34 aralığında seyretmesi bekleniyor.

EURO/TL… Dolara karşı güçlenişini sürdüren Avrupa parası, diğer gelişen ülke para birimlerine karşı da değer kazanıyor. Haftayı yüzde 0,94 artışla 8,7170 liradan haftayı kapatan euro, daha sonraki işlemlerde 8,72 liranın üzerine çıktı. Trendin devam etmesi durumunda kurda beklenen yer 8,80. Kur 8,73’ü geçemezse 8,65’lere kadar geri çekilebilir.

ALTIN… Altın haftanın en fazla prim yapan yatırım aracı oldu. Külçe altının gramı Kapalıçarşı’da yüzde 1,16 primle 461,50 liradan satıldı. Cumhuriyet altınının fiyatı yüzde 1,12 artışla 3061 lira, çeyrek altında 748 liraya çıktı. Uluslar arası piyasalarda 1920 doları gördükten sonra FED’den gelen açıklamalarla yeniden fiyatı artan ons altın yüzde 2’ye yakın kazançla yeniden 1965 dolar sınırına dayandı. Ons altın 6 Ağustos 2020’de 2063 doları görmüştü. Yukarı yönlü bir ivme kazanan altının yeniden aynı yüksek seviyeleri denemesi muhtemel. Yurt içinde fiyatını 461,50 liraya çıkaran 1 gram külçe altın yurt dışı hareketle birlikte 470 lira sınırına kadar tekrar çıkabilir.

PETROL… ABD’deki Laura kasırgası sebebiyle fiyatları biraz toparlanan brent petrol haftayı 45,81 dolardan kapattı. Ancak pandemi etkilerinin artışı sebebiyle 25 Ağustos’ta yakaladığı 46,29 dolarlık seviyeye ulaşamadı. ABD’nin petrol stoklarında 1 milyon varillik azalma fiyatları 45 dolarda tutarken FED Başkanı Powell’ın açıklamaları da petrole destek verdi. Ancak talepteki endişeler paralelinde petrol fiyatlarında 46 dolar ve üzerinde hareket zor ihtimal görüntüsü çiziyor. Brent petrolün 44 – 46 dolar arasında seyredeceği tahminleri yapılıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar