19 Mayıs meşalesi!

Samsun'da 103 yıl önce yakılan meşalenin ışığı bugün daha parlak. Genç Cumhuriyet, bağımsızlık ve gençlik ateşiyle geleceğe daha güçlü ve ümitle yürüyor. Yokluğa, darlığa ve her türlü imkânsızlığa rağmen devletin temellerini atan atalarımızın yıllar önce gösterdiği çaba ve azim, bugünün enerjisiyle birleşerek her alanda kalkınmanın, gelişmenin ve büyümenin yollarını açıyor.

Bizlere bugünleri emanet edenleri şükran, minnet ve hürmetle yad ediyoruz. Bağımsızlık ve kalkınma meşalesinin ebedi olarak yanması ve günümüzdeki kaotik ortamdan çıkışa bir vesile olması niyazıyla 19 Mayıs Bayramımızı içten kutluyorum.

Küresel ticaret savaşları, jeopolitik gerginlikler, kuraklık, pandemi ve savaş derken bütün insanlık olarak ekonomik bir kaosun ortasında yaşıyoruz. Dünya ticaretinin daraldığı, enflasyonların yükseldiği, büyümelerin yavaşladığı, borçluluk, cari denge ve bütçelerde açıkların arttığı bu zor dönemi, geçmişte olduğu gibi yine Yüce Milletimizin başarıyla atlatacağına ve aydınlığa ulaşacağına yürekten inanıyorum.

Günümüzün zorlukları ekonomilere yansımış durumda. Burada insanlığa düşen; metanet, sağduyu, konsensüs, yardımlaşma ve insanî yaklaşım. 19 Mayıs meşalesi olanlar ise daha avantajlı…

***

Mevcut konjonktüre göre Türkiye’de açıklanan son veriler ışığında cari dengeye bakalım… Küçük de olsa Mart ayı ödemeler dengesi beklentilerin üzerinde aylık 5,6 milyar dolar gerçekleşti. 2021 Mart’ına bakıldığında verinin 3,3 milyar dolar olduğu görülüyor. Yani geçen yıla göre aylık cari dengede 2,2 milyar dolarlık bir bozulma var. Sebebi belli… Temel belirleyici dış ticaret açığındaki artış.

İhracat bir önceki yıla göre yüzde 20’lerin üzerinde bir artışta. Ancak ihracattaki artışın ithalattaki yükselişin altında kalması dengeyi bozuyor ve dış açıkla beraber cari açığa olumsuz etki ediyor.

Zirâ geçen yılın Nisan ayına göre ihracat yüzde 24,6 artarak 23,3 milyar dolara ulaşmış ama ithalat yüzde 34,9 artışla 30 milyar dolara dayanmış. Dolayısıyla dış ticaret açığının Nisan’da yüzde 98 artışı cari açık için bir uyarı.

Dış ticaret dengesinde bozulmanın nedeni 7,1 milyar dolara ulaşan net enerji açığı… Çünkü altın ve enerji ithalatı dış ticaret dengesinden ayrıştırıldığında ortaya 2,5 milyar dolarlık fazla çıkıyor. Enerji ve altın hariç tutulduğunda, yıllık cari fazla 32 milyar dolardan 34,8 milyar dolara yükseldi.

***

Dolayısıyla ithalat ve özellikle enerji ithalatı en büyük sorunumuz… Altın ve enerji dahil dönemler incelendiğinde; 3 aylık cari açık 18,1 milyar dolara, 12 aylık cari açık da 24,2 milyar dolara ulaştığı gözleniyor.

Finansmanın cari dengeye katkı vermesi yolundaki gelişmeler tabii ki negatif. Mart ayında 296 milyon dolarlık doğrudan yatırımlara karşılık portföy yatırımlarından 3 milyar dolarlık bir çıkış tabloya hoş bir görüntü olarak yansımıyor. Halka arzların arttığı borsada da net satışlar 750 milyon dolara yaklaşmış. Tahvil tarafında 200 milyon dolar satış yapılmış. Sadece net hata noksan kaleminde 1,6 milyar dolarlık giriş ise ikramiye gibi bir şey.

Resmi rezervlerin 4,5 milyar dolar azalması da cabası. Başka çare olmadığından cari işlemler açığı rezervlerden tedarik ediliyor.

Türk Lirası’ndaki zayıflık, enerji ve emtia fiyatlarında oluşan yükseliş trendi, artan ihracat ve turizm gelirlerine rağmen cari açıkta bir yoğunlaşma var. Yılsonu cari açığı GSYH’ye göre yüzde 4-5 arasında kapatabilirsek ne mutlu!

***

Pandemiden sonra artan talep, enflasyonları uçurdu uçurmasına ama Ukrayna savaşı hakikaten dünya ekonomisini kasıp kavuran bir gelişme olarak sahne aldı. Risk hale sürüyor, çünkü savaşın ne zaman biteceği ve nereye kadar yayılacağı belli değil. Hele hele tarafların birbirlerini tahrik eden hamleleri bitecek gibi görünmüyor. Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya dahil edilmesine yönelik adımlar savaş ateşine atılan son odunlar mesabesinde.

Jeopolitik risklerin kapsamını bugünden tahmin etmek mümkün değil. Enerji, gıda ve emtia fiyatları belirsizlik kaynaklı artmaya devam ederse ekonomilerin vay haline demekten başka elimizden başka bir şey gelmiyor.

Ekonomide tüm derdimiz; ekonomi dinamiklerinin birleştiği cari denge. Ekonomiyi ayakta tutan cari dengeye yönelik ümidin üretimden çok turizm ve hizmet gelirlerine bağlanmasının sebebi, tabii ki jeopolitik riskler.

Açıkçası, bölgemizde gerilim bitmeden ticaret ve turizmin normalleşeceğine ve ekonomilerin düzeleceğine yönelik ihtimaller zayıflıyor.

Ancak 19 Mayıs meşalesiyle yol alırsak dünyaya göre bir adım öne geçebiliriz…

analizgazetesi.com.tr/yazının devamı..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.