Ağustos'a göre düştü ancak beklenti yüksek

Eylül enflasyonu, artış öngörülerinin aksine Ağustos'a göre geriledi. Tüketici fiyatları (TÜFE) aylık yüzde 0,97, Aralık'a göre yüzde 8,33 ve yıllık yüzde 11,75 yükseldi ve son 3 yılın en düşük Eylül rakamı oldu. Piyasa beklentileri aylık yüzde 1,38, yıllık yüzde 12,20 olarak öngörülmüştü. Geçen Ağustos'ta TÜFE yüzde 11,77 şeklinde gerçekleşmişti.

Eylül ayı enflasyonu piyasa öngörülerinin tersine bir önceki Ağustos ayına göre yıllıkta düşük çıktı. Enflasyonun geçen yılki Eylül ayına göre yüzde 11,75 ile sürpriz yapması, döviz kurunun yoğun artışlarına karşılık döviz kaynaklı maliyet baskısı olmaması, giyim, ayakkabı, konut ve ulaştırma sektörlerine yönelik vergi indirimleri, uzaktan eğitim sebebiyle giyim ve ayakkabıda düşük talep ve tatil harcamalarının azalmasının etkili olduğu görüldü.

Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyondaki artışa karşı gerçekleştirdiği sıkılaştırma adımları paralelinde Eylül toplantısında 200 baz puanlık faiz artışının da enflasyonun yüzde 12’nin altında kalmasında bir etki yapabileceği düşünülüyor. TCMB’nin bu ayki PPK toplantısı 22 Ekim’de gerçekleştirilirken yılın son Enflasyon Raporu da 28 Ekim’de açıklanacak.

Gelecek aylarda döviz kuru baskısı, gıda fiyatlarındaki dalgalanmaya yönelik belirsizlik, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki volatil görünümün girdi maliyetleriyle birlikte kur geçişgenliği sebebiyle tüketici fiyatlarına da yansıyacağı, kurdaki yükselişlerin devam etmesi durumunda yılsonu enflasyonunun yüzde 12’lerin üzerinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Zam şampiyonu patlıcan

Tüketici fiyatları (TÜFE) aylık yüzde 0,97, Aralık’a göre yüzde 8,33 ve yıllık yüzde 11,75 yükseldi ve son 3 yılın en düşük Eylül rakamı oldu. Piyasa beklentileri aylık yüzde 1,38, yıllık yüzde 12,20 olarak öngörülmüştü. Geçen Ağustos’ta TÜFE aylıkta yüzde 0,86, yıllıkta ise yüzde 11,77 olmuştu.

Enflasyon endeksinde yer alan 418 maddeden, 62 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 42 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 314 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar arasında yüzde 6,74 ile haberleşme, yüzde 6,91 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 7,55 ile eğitim oldu. TÜFE'de yıllık bazda en yüksek artış yüzde 25,17 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda görüldü. Sağlıkta fiyat artışları yüzde 15,09, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 14,95, ulaştırmada yüzde 12,95, ev eşyasında yüzde 11,34 oldu. Aylık bazda ise en yüksek artış, yüzde 3,02 ile ev eşyasında, yüzde 1,84 ile ulaştırmada ve yüzde 0,93 ile konutta görüldü.

Gıda hedeflerin üzerinde

Gıda fiyatları aylıkta yüzde 0,2 azalırken yıllıkta ise yüzde 12,8 arttı. Ayın zam şampiyonu yüzde 18,65 ile patlıcan, fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 22,02 ile limon olduğu görülüyor.

Yılın son 3 ayında talebin zayıf kalmasına karşılık girdi maliyetleri sebebiyle enflasyonun yüksek seyredeceğine dair tahmin yapılırken özellikle gıda tarafında henüz istenilen kontrolün gerçekleştirilemediği gözleniyor.

İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 15,4’ten yüzde 17’e çıktı. Kur etkisinin henüz görülmemesi sebebiyle işlenmiş gıdada ise fiyatlar aylık yüzde 0,2’lik bir düşüş gösterdi. İşlenmiş gıdada fiyat artışı ise yüzde 12,8 oldu. Ortalama gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 14,9 ile son açıklanan enflasyon raporundaki gıda fiyatı hedefinin üzerinde kaldı.

Üretici tüketiciyi geçti

Üretici fiyatları (ÜFE) aylıkta yüzde 2,65, yıllıkta yüzde 14,33 arttı. ÜFE yılbaşına göre yüzde 13,44 şeklinde gerçekleşti. Gıda ve enerji dışı çekirdek enflasyon aylık yüzde 1,3, yıllık yüzde 11,3 arttı. Çekirdek verilerdeki artışın sınırlı kalması kurun henüz rakamlara girmediğini gösterdi.

Sanayinin ana kollarından madencilik ve taş ocakçılığında yıllık fiyat artışı yüzde 16,87, imalatta yüzde 15,52, su temininde yüzde 13,25 şeklinde oluştu. Elektrik ve gazda ise yüzde 2,62’lik azalık dikkat çekti. Yine tüketici fiyatları etkilemesi beklenen fiyat artışları sermaye malında yüzde 21,09, dayanıklı tüketim malında yüzde 19,72 ve ara malında yüzde 17,91 oldu. Enerjideki düşüş ise yüzde 4,23 azalış şeklinde gerçekleşti.  

Yıllık bazda en yüksek azalış yüzde 13,73 ile tütün ürünleri, yüzde 12,77 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 2,62 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirmede görüldü. Ancak alt sektörlerdeki metal cevherlerinde yüzde 46,21, diğer mamul eşyalarda yüzde 32,35, ana metallerde yüzde 25,87’lik fiyat artışları üretici fiyatlarında (ÜFE) yükselişi körükledi.

Kur baskısına dikkat

Tera Yatırım’dan ekonomist Enver Erkan, klasik Eylül ayındaki eğitime yönelik fiyat artışlarının bu yıl gözlenmediğini, KDV indirimleri ve uzaktan eğitimin enflasyonu baskıladığını söyledi. Gıda tarafından gelecek aylardan itibaren girdi maliyetlerine dayalı fiyat artışının süreceğini belirten Erkan, çekirdek verilerin enflasyonda yükselişin devam ettiğini gösterdiğini kaydetti. Erkan bu ay TCMB’nin politika faizini pas geçebileceğini, şayet yüzde 12 üzerinde bir Eylül enflasyonu oluşsaydı, faiz artırımında 100 baz puanlık bir sıkılaştırmanın gerçekleşebileceğine vurgu yaptı. Erkan, “Enflasyonda artış baskısı sürdükçe pozitif reel faiz yaratmak için faiz artırımı yapmak gerekecek” dedi.

Eylül ayı enflasyonunu değerlendiren ekonomistler de döviz kuru ile ilgili baskının gelecek aylarda görüleceğini öngördüler. Ekonomist Haluk Bürümcekçi, Eylül’ün hafif geçmesinde vergi indirimlerinin etkili olduğunu söylerken gelecek aylarda enflasyondaki yükselişte hızı kesmek için jeopolitik risklerin azaltılması ve TL’deki değer kaybının önlenmesi gerektiğini söyledi. Bürümcekçi, Ekim ayı TCMB toplantısında politika faizi ile ilgili ilave bir sıkılaştırmanın gelebileceğine vurgu yaptı.

Kurdaki tren yön verecek

TSKB ekonomisti Şakir Turan ise enflasyona talep yönlü baskıdan çok maliyet enflasyonuna dayalı fiyat hareketleriyle karşılaşılabileceğini belirtti. Turan, enflasyona petrol fiyatlarıyla döviz kurundaki trendin yön vereceğini kaydetti.

TCMB eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ise turizm sektöründeki yavaşlama ve eğitime bağlı giyim sektöründeki aşağı yönlü fiyat baskılamasının enflasyonu frenlediğini, fiyat artışlarının daha çok dayanıklı tüketim maddelerinde gözlendiğini belirtti. Kara, TCMB’nin bu rakamlarla parasal sıkılaştırma yapma ihtimalini düşürdüğünü ifade ederken Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu, kur artışının enflasyona yansımadığını, ancak gelecek aylarda oluşacak enflasyon katılığını aşmanın zor olabileceğine işaret etti.

ÜFE’de kur geçişgenliğinin gözlendiğini ancak bunun TÜFE’yi henüz etkilemediğini belirten Garanti BBVA Yardımcı Başekonomisti Seda Güler Mert de enflasyonun Ağustos ayına göre düşük gelmesinde çekirdek fiyatlardaki sapmanın etkili olduğunu kaydetti.

Önceki ve Sonraki Yazılar