Az yiyorum hekimle işim olmuyor, düz gidiyorum hâkimle işim olmuyor, haddini biliyorum aşırılıkla işim olmuyor.

Az yiyorum hekimle işim olmuyor, düz gidiyorum hâkimle işim olmuyor, haddini biliyorum aşırılıkla işim olmuyor.

Geçenlerde dost meclisinde sohbet ortamında değerli bir dostum Azeri atasözü olan şu cümleleri söyledi “Az yiyirem hekimle işim ol mir, düz gidirem hâkimle işim ol mir” bu söz aklımın bir köşesinde beni bir hafta boyunca meşgul etti. Bende buna “haddimi biliyorum aşırılıkla işim olmuyor’u ekledim.

Hastalıkların temelinde abur-cubur yeme vardır. Bütün doktorların baş tedavi unsurunun perhiz olduğunu düşünürsek, az yemenin başka bir faydalı yönü kendiliğinden anlaşılacaktır. “Oruç tutunuz ki, sağlık bulasınız.” hadisinin ne derece anlamlı olduğunu modern tıp tasdik etmiştir.

Hekimlerin kapılarını aşındırmamak için artık az yemek yetmiyor, yediğinin nerden geldiğine, nasıl üretildiğine ve bize gelene kadar hangi aşamalardan geçtiğine, helal veya haram olup olmadığına da bakmak gerekiyor.

Ashâb-ı Kehf 309 yıl uyuduktan sonra acıkmış olarak uyanan gençlerin, içlerinden birini yiyecek almak için şehre gönderirken söyledikleri o cümleyi bugün daha iyi anlıyoruz galiba:
"Şimdi birinizi şu paranızla şehre gönderin. Hangi yiyeceğin daha temiz olduğuna baksın da size ondan bir rızık getirsin. Ancak çok dikkatli davransın da sakın sizi birine sezdirmesin." (Kehf: 19).
Evet, az yersek hekimle düz gidersen hâkimle işimiz olmaz.
Keşke herkes doğru olsa, düz gitse de hâkimlere de asla iş düşmese, hâkimler işsiz kalsalar.
İslam, vatana millete faydalı iyi insan yetiştirme projesi olduğuna göre, İslam'ın sosyal hayata koyduğu ölçüler yaygınlaşırsa "düz giden" dolayısıyla hâkimlerin işini azaltan bir toplum haline geliriz.


Sözlükte Had, “sınır, uç”

Sözlükte Haddi aşmak, “Ölçüyü kaçırmak, aşırı gitmek!” İşimizde, gücümüzde, söz ve davranışlarımızda; Ölçüsüz ve dengesiz insanlar; “hayatta başarısız ve mutsuzdur!” Mevlana’ya sormuşlar; “O kadar okursun, o kadar yazarsın, ne bilirsin?

Mevlana şu cevabı verir, “Haddimi bilirim!”

Son söz olarak

Merhum Ulu Hakan.  Cennet mekân Abdülhamit, Han

Bilmek güzel şeydir hele haddini bilmek çok daha güzeldir. ”der.

Kalın Sağlıcakla

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net










Sadi Şirazi, “Ne kadar bilirsen bil, bilmediğin haddinde, bence hiçsin!”

Haddini bilmeyenler, kendilerini ‘helake sürüklemişlerdir’


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.