Enflasyon kur sarmalına girdi

Ağustos boyunca 7 liranın üzerinde tarihi rekorlar yaparak seyreden dolar/TL kuru, üretici ve tüketici enflasyonunu etkisi altına aldı. Üretici fiyatlarındaki artışlar çekirdek verileri de tetikledi. Ağustos'ta TÜFE aylık yüzde 0,86, yıllık yüzde 11,77, üretici fiyatları (ÜFE) aylık yüzde 2,35, yıllık yüzde 11,53 oldu.

Türk Lirası (TL) karşısında son bir aydır yüksek tempoda seyreden ve tarihi rekorlara imza atan dolar, üretici fiyatları öncülüğünde enflasyonu yukarı yönlü tetikledi. Enflasyonun yükselişinde dolar/TL kurunun yüksek seyredişinin yanında 46 dolar seviyesine kadar gelen petrol fiyatlarındaki yukarı trend ve pandemi vakalarında görülen artışlar ve ikinci dalga beklentileri de etkili oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Ağustos’ta aylık bazda yüzde 0,86, yıllık olarak yüzde 11,77 oldu. TÜFE, Ağustos’ta geçen yılın Aralık ayına göre 8 ayda yüzde 7,29’a yükseldi. Üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 2,35, yıllık yüzde 11,53 olarak gerçekleşti. 8 aylık üretici fiyatları yüzde 10,52’ye çıktı.

TÜFE’de piyasa beklentisi ortalama aylık yüzde 0,9, yıllık bazda yüzde 11,9 şeklinde tahmin edilmişti. Merkez Bankası (TCMB) Beklenti Anketi’ne göre, yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 10,82'ye yükselmişti. Temmuz'da yüzde 0,53 olan Ağustos ayı TÜFE beklentisi, bu anket döneminde yüzde 0,68 olmuştu. Cari yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 10,22'den yüzde 10,82'ye çıkmıştı. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 9,33'ten yüzde 9,70'e yükselirken, temmuzda yüzde 8,38 olan 24 ay sonrası TÜFE beklentisi bu dönemde yüzde 8,58 olmuştu.

Türkiye'de Ağustos’ta 26 bölge içinde yıllık bazda tüketici fiyatlarının en fazla arttığı bölge, yüzde 13,39 ile “Şanlıurfa, Diyarbakır”, aylık bazda ise yüzde 1,25 ile “Kayseri, Sivas, Yozgat” bölgesi oldu. 12 aylık ortalamalara göre en yüksek artış yüzde 12,57 ile "Balıkesir, Çanakkale" bölgesinde gerçekleşti. Yıllık bazda en düşük fiyat artışı ise yüzde 9,25 ile "Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan" bölgesinde hesaplandı.

Ekonomistlerin beklentileri

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, Ağustos’ta Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 0,96 artmasını bekliyordu. Ankete katılan ekonomistlerin beklentileri, en düşük yüzde 0,32, en yüksek yüzde 1,41 aralığında yer almıştı. Ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde 0,96) göre, bir önceki ay yüzde 11,76 olan yıllık enflasyonun yüzde 11,88'e çıkacağı hesaplandı. Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 10,97 olurken, tahminler yüzde 9,80-13,74 aralığında yer almıştı. Tüketici Fiyat Endeksi, Temmuzda bir önceki aya göre yüzde 0,58 artış göstermişti.

Bloomberg HT tarafından gerçekleştirilen enflasyon anketinde Ağustos enflasyonu aylık yüzde 1 ve yıllık yüzde 11,9 olmuştu.  Anket çalışmasında en yüksek aylık enflasyon beklentisi rakamı yüzde 1,7 ve en düşük beklenti rakamı ise aylık bazda yüzde 0,32 olarak gerçekleşmişti. Yıllık enflasyon beklentisi için ise katılımcıların açıkladığı en yüksek rakam yüzde 12,60 ve en düşük ise yüzde 11,25 olmuştu.

Reuters’ın 14 katılımcıyla gerçekleştirdiği ankete göre de Tüketici Fiyatları Endeksi'nin (TÜFE) Ağustos'ta aylık yüzde 1 artış göstermesi, yıllık enflasyonun ise Temmuz ayındaki yüzde 11.76'dan Ağustos’ta yüzde 11.91'e yükselmesi bekleniyordu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından öncü gösterge olarak kabul edilen İstanbul Ticaret Odası (İTO) enflasyon rakamları Ağustos’ta perakendede aylık yüzde 0,59, yıllık yüzde 11,27 artmıştı. Toptan fiyatlarda yıllık artış da yüzde 10,35 olmuştu. İstanbul’da gıda fiyatlarındaki aylık artış yüzde 0,84 olurken giyim de ise yüzde 2,06 düşmüştü.

Ağustos'ta perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; ev eşyası harcamalarında yüzde 1,16, kültür, eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 1,1, konut harcamalarında yüzde 1,07, gıda harcamalarında yüzde 0,84, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 0,21 artış, giyim harcamalarında yüzde 2.06, ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 0,88 azalış görülmüştü.

Gıda enflasyonu yüzde 13,5

TÜFE’de yıllık en yüksek artış yüzde 26,99 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda görüldü. Bunu yüzde 14,68 ile sağlık, yüzde 13,51 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Bu dönemde ulaştırmada yüzde 12,69, lokanta ve otellerde yüzde 11,80 artış gerçekleşti.

Aylık olarak en yüksek yüzde 5,09 ile çeşitli mal ve hizmetlerde görülürken ulaştırmada fiyatlar yüzde 1,56 arttı. Aylık bazda diğer mal ve hizmetlerdeki yüzde 5,09’luk artışa altın fiyatlarındaki yükseliş de etki etti. Dayanıklı mallarda (altın hariç) görülen aylık yüzde 1,4 oranındaki artış bu durumdaki ana etken oldu.

Gıda grubu ise aylık yüzde 0,1 geriledi. İşlenmemiş gıda da görülen yüzde 1’lik aylık düşüşe rağmen işlenmiş gıdada yüzde 0,8 artış gözlendi. Giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 2,11, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,08’lik azalma dikkat çekti. Giyim grubundaki gerilmeye karşın temel mal grubu Ağustos ayında yüzde 0,4 artış gösterdi.

Çekirdek veriler yükselişte

Çekirdek enflasyon yüzde 11’in üzerinde hareket ediyor. Çekirdek verilerden B grubuna hitap eden işlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç diğer tüketim grubu aylık yüzde 0,78, yıllık yüzde 10,49’dan yüzde 11,18’e çıktı. C grubuna hitap eden enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç diğer tüketim grubu aylık yüzde 0,77, yıllık ise 10,25’ten yüzde 11,03’e yükseldi.

Özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, ağustosta aylık bazda en yüksek artış yüzde 1,17 ile "işlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE" göstergesinde görüldü. Çekirdek verilerdeki oranlar geçen ay baz etkisi dolayısıyla düşük çıkmıştı. Ancak Ağustos itibariyle aynı verilerde yukarı yönlü bir trendin olduğu gözleniyor.

Özellikle enflasyonda yukarı yönlü hareketi destekleyen kurdaki artışlar Ağustos’a da yansıdı. Ana sanayi grupları bazında en yüksek artı yüzde 3,8 ile aramalı, yüzde 3,5 ile sermaye malı ve yüzde 3 ile dayanıklı mallarda olurken aylık bazda tek gerileme yüzde 1,9 ile enerji grubunda görüldü. Sektör bazında ise imalat yüzde 3, madencilik yüzde 4,7, su yüzde 0,7 arttı, elektrik ise yüzde 7,3 geriledi.

Tek haneler zorlaşıyor

Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 8,9 seviyesindeki 2020 yılsonu tek haneli enflasyon tahmini, kurdaki dalgalanmalar, küresel bazda ve Türkiye’de pandemi vakalarındaki artışlar sebebiyle giderek zor hale geliyor. 8 aylık birikimli enflasyonun yüzde 7,3’e çıkması, yılın geri kalanına dair tarihi ortalamalar yüzde 4,2 civarında birikimli enflayona, diğer ifadeyle yılsonu için yüzde 11,5 seviyesine işaret ediyor.

TCMB’nin Ağustos beklenti anketinde yılsonu TÜFE eklentisi yüzde 10,8 olarak tahmin edilse de dolar/TL kurundaki yükselişler enflasyon tahminlerini bozuyor. TCMB üçüncü enflasyon raporunda yılsonu enflasyon tahminini yüzde 7,4’ten yüzde 6,9 – 10,9 aralığında yüzde 8,9’a yükseltmiş, Temmuz ayından itibaren enflasyonda bir gerilemenin olacağını duyurmuştu.

Ancak TCMB’nin 20 Ağustos’ta Para Politikası Kurulu’nun (PPK) peşinden yayınlanan raporunda daha önce söylem haline getirdiği talep yönlü dezenflasyonist etkilerin belirginleşmesinin beklendiğine dair ifadelerin olmaması dikkatlerden uzak kalmamıştı. Dolayısıyla TCMB’nin 4’üncü ve son enflasyon raporunda yılsonu enflasyonunun yukarı yönlü revize edilme ihtimali yüksek görünüyor.

Enflasyon görünümü açısından yılın geri kalanında ekonomideki toparlanma ve salgın kaynaklı gelişmeler ile kur tarafındaki seyir belirleyici olacak.

Dolayısıyla genel beklenti; haftalık repo ihalelerinin daha uzun bir müddet yapılmayacağı, likidite sıkılaştırma adımlarının geleneksel yöntemli repo ihaleleriyle sürdürüleceği, ortalama fonlama faizinin faiz koridorunun üst bandı veya gecelik likidite penceresindeki (GLP) yüzde 11,257lik borç verme faizine doğru yaklaşacağı yönünde. Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ayki toplantısı ise 24 Eylül’de gerçekleştirilecek.

TCMB’den yatırımcılara sunum

Merkez Bankası (TCMB) yerli ve yabancı yatırımcılara sunum yaptı. TCMB’nin internet sitesinde yer alan açıklamada, iletişim stratejisinin bir parçası olarak bir süredir yürüttüğü yatırımcı toplantıları çerçevesinde bir video konferans düzenlendiği bildirildi.

TCMB toplantısında, arz yönlü unsurların normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağının öngörüldüğü belirtildi. Salgına bağlı birim maliyet artışlarına ilave olarak döviz kuru ve kredilerde yaşanan gelişmelerin talep yönlü dezenflasyonist etkileri sınırladığını ve buna bağlı çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde yükselişler gözlendiği dile getirilen toplantıda, “Seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle turizm gelirlerinde kısmi bir iyileşme başlarken, mal ihracatındaki toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir” denildi.

Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedefleri doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmayı sürdüreceği vurgulanan toplantıda şu başlıklar verildi:

“Normalleşme adımları ile birlikte ekonomik toparlanma başladı. İhracattaki toparlanma ve düşük emtia fiyatı cari dengeyi destekleyecek Özel sektör, Döviz borçlarını azaltmayı sürdürüyor. Merkez bankası rezervleri kısa vadeli döviz borcunu karşılayabiliyor. Enflasyonun orta vadede düşmesi bekleniyor. Orta vadeli enflasyon beklentilerinde kısmi artış görüldü. Çekirdek enflasyonda trend yukarı yönlü. Ağustos ayında likidite önlemleri ile sıkılaşma adımları atıldı. Ağustos’ta politika faizi sabit bırakılırken, bir dizi likidite önlemi alındı. Kredi gelişmeleri talep yönlü enflasyon baskılarını azaltacak. Maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının azalmasını bekliyoruz. 2020 olağan dışı önlemlerin alındığı olağan dışı bir yıl oldu. Salgın belirsizliği sürdüğünden politika faizini değiştirmedik likidite tedbiri aldık.”

Kredi gelişmelerinin talep yönlü enflasyon baskılarını azaltacağı ve maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının azalmasının beklendiğine işaret edilen toplantıda, “Kur geçişgenliği geçmiş trendlere göre daha kuvvetli olabilir. Kur geçişgenliğinin enflasyon tahminimiz üzerindeki etkisini değerlendireceğiz. Altın fiyatlarındaki yükseliş mevduat sahiplerinin ilgisini artırdı. Bankaların swap mekanizmasından çekilmesini beklemiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Kuru belirsizlik yükseltiyor

Analistler Ağustos enflasyonunu ayını yorumlarken yılın son çeyreğinde fiyat artışlarının daha fazla olabileceği üzerinde durdular. Salgının artma riskinin doğduğunu böyle bir ortamda enflasyonun tekrar hareketlenebileceğine değinen uzmanlar, TCMB’nin halen uyguladığı politika ile yılsonu enflasyonunun yüzde 13’e kadar çıkabileceği üzerinde tahmin yürüttüler. Enflasyonun ve özellikle kurun belirsizlik sebebiyle yükseldiğine değinen uzmanlar, kurdaki dalgalanmanın ve fiyat istikrarının mutlaka sağlanması gerektiğine işaret ettiler.

TÜFE tarafında enflasyonun beklentiler dahilinde geldiğini fakat üretici fiyatlarında beklentinin aşıldığını belirten uzmanlar, çekirdek verilerin yükseliş trendine girmesinin enflasyondaki artış hızının artacağını gösterdiğini belirttiler. Uzmanlar, bir ay içinde dolar/TL kurunun 6,85’ten 7,43’lere dayanmasının enflasyona en az yüzde 1 yansıdığını vurgulayarak, kurdaki yükselişte Doğu Akdeniz’in başını çektiği jeopolitik risklerin de olduğunu hatırlattılar.

Uzmanlar, gerek dünyada ve gerekse Türkiye’de para ve maliye politikalarıyla sağlanan genişlemenin reel ekonomiye değil piyasa enstrümanlarına gittiğine ve söz konusu yatırım araçlarında bir balon oluştuğuna dair yorumlar yaptılar. Uzmanlar genişlemeci politikaların paranın nereye gittiğine dair yapılacak kontrollü yaklaşımların soruna çözüm getirebileceğine dikkat çektiler.

Dikkatler para politikasında

Tera Yatırım ekonomisti Enver Erkan ise Ağustos enflasyonundan sonra sürdürülen para politikalarına yönelik izlenimin artacağını söyledi. Erkan, Türkiye’nin ekonomik canlandırma politikalarına ağırlık verdiği bir dönemin akabinde rekor seviyelerine doğru değer kaybeden Türk Lirası’nın ve bu kapsamda Merkez Bankası’nın fonlama maliyetini artırarak uyguladığı sıkılaştırmanın enflasyon üzerinde belirleyici etkiye sahip olmasını beklediklerini kaydetti.

Ekonomist Enver Erkan, “Önümüzdeki dönemde daraltıcı para politikalarının etkisiyle faizlerde meydana gelen artışın etkileri talebi baskılayacak olsa da, enflasyona gelecek asıl etkinin maliyet kanalından olacağını düşünüyoruz. Ağustos enflasyonunda da bu maliyet etkisini ÜFE tarafında görmekteyiz. Çekirdek veriler artışını sürdürecek gibi görünüyor. Otomotiv, enerji, temel mal ve hizmetler döviz duyarlılığına yüksek gruplar” dedi.

Commerzbank'tan Tatha Ghose ise, “Enflasyonu sihirli bir şekilde aşağı çekerek TL’yi desteklemeye yardımcı olacak herhangi bir dinamik mevcut değil. Enflasyon-kur sarmalı kötüleşiyor” yorumunu yaptı.

TL’ye ağırlık verilecek

Capital Economics ekonomisti Jason Tuvey de, “Merkez Bankası’nın sonraki adımlarını enflasyondan ziyade TL’nin belirlemesi muhtemel. Eğer TL’nin son zamanlardaki istikrarının kısa süreli olduğu ortaya çıkarsa -ki mümkün - para politikasında daha fazla sıkılaşmanın faiz koridoru ile gerçekleştirilebileceğini düşünüyoruz. Enflasyonun gelecek 6-9 ay için şu anki seviyesinde seyredeceğini düşünüyoruz. Son zamanlarda para politikasında sıkılaştırma TL’yi istikrara kavuşturmuş olsa da; TL özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerin gerilmesiyle yaşanabilecek yeni bir satıcılı seyre karşı hâlâ dayanaksız” dedi.

Şekerbank Başekonomisti Gülay Girgin de, Ağustos ayında TL’deki hızlı değer kaybının, kur geçirgenliğini TÜFE’ye göre daha hızlı gösteren Yİ-ÜFE’de bayağı bir baskın olduğunu gördüklerini söyledi. Girgin, hem Yİ-ÜFE, hem de TL’deki değer kaybının ve akabinde yapılan vergi düzenlemelerinin önümüzdeki dönemde TÜFE üzerinde baskın olacağını düşündüklerini, yılsonu için enflasyon tahmini yüzde 11 olsa da yukarı yönlü riskleri gözardı edemediklerini sözlerine ekledi.

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar