Enflasyonda gıda baskısı genişliyor

Dünyada 2014'ten bu yana en sert yükselişini gerçekleştiren gıda fiyatları Türkiye'de de enflasyonu artırdı. Kasım'da fiyatı yıllık yüzde 21,08 artan gıda ürünleri, manşet enflasyonu yüzde 14'ün üzerine çıkardı. Faizle kur baskısından kurtulmaya çalışan Türkiye, şimdi gıda fiyatlarındaki çıkışa çâre arıyor.

Kur baskısının devam ettiği ve kur geçişgenliğinin bariz olarak hissedildiği enflasyonda gıda fiyatları baskısı etkisini artırıyor.  Merkez Bankası (TCMB) enflasyondaki yükselişin temel sürükleyicisinin gıda ve temel mal grupları olduğunu bildiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) son raporunda gıda fiyatlarının salgın ve yaşanan küresel kuraklığın etkisiyle 2014 yılından bu yana en sert artışını gösterdiğini ve son 6 yılın zirvesine çıktığını haber veriyor.

Türkiye’de tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,03 artış gösterdi. Endeks bir önceki aya göre de yüzde 2,3 artış gösterdi. Ekim ayında yüzde 11,48 olan çekirdek enflasyon yıllık yüzde 13,26 olarak ölçülürken gıda fiyatlarında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,08'lik artış gerçekleşti.

TCMB, aylık fiyat gelişmeleri değerlendirmesinde Kasım’da enflasyondaki yükselişin sürükleyicisinin gıda ve temel mal grupları olduğunu belirtti. Hizmet ve enerjinin enflasyon artışında sınırlı kaldığını dile getiren TCMB, gıda enflasyonundaki yükselişte birikimli döviz kuru etkilerinin, temel girdi niteliğindeki tarımsal emtia fiyatlarının seyrinin ve mevsim geçişine bağlı arz yönlü unsurların rol oynadığını aktardı.

İşlenmemiş gıda tutulmuyor

TCMB enflasyon raporunda işlenmemiş gıda grubunda yıllık fiyat artışının yüzde 27,02 olduğunu bildirdi. Rapora göre, gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu 4,57 puan artarak yüzde 21,08’e yükseldi. Bu dönemde yıllık enflasyon, işlenmiş gıda grubunda 1,43 puan artışla yüzde 15,92, işlenmemiş gıda grubunda ise 8,24 puan artışla yüzde 27,02 oldu. İşlenmemiş gıda grubunda mevsimsellikten arındırılmış veriler, gerek meyve ve sebze gerekse diğer işlenmemiş gıda fiyatlarının önemli ölçüde yükseldiğine işaret etti. Bu gelişmelerle, taze meyve-sebze dışı gıda grubu yıllık enflasyonu yüzde 18,35’e yükseldi.

TCMB, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki yükselişi de, mevsim geçişine bağlı arz yönlü unsurların yanı sıra döviz kurundaki birikimli değer kayıplarının etkili olduğu şeklinde açıkladı. Banka, diğer işlenmemiş gıdada, girdi fiyatlarındaki gelişmeleri takiben tavuk ve yumurta kalemleriyle birlikte döviz kuruna duyarlılığı yüksek pirinç ve bakliyat fiyatlarının enflasyonla güçlü yansıdığını kaydetti.

Dünyaya bağlı bizde de arttı

Merkez Bankası (TCMB) raporuna göre, işlenmiş gıdada olumsuz görünüm kasım ayında da devam etti ve aylık fiyat artışı yüzde 2,26 oldu. Bazı ülkelerce salgın karşısında alınan ihtiyati tedbirler uluslararası tahıl fiyatlarını olumsuz etkilemeye devam etti.

Artan maliyetler sonucunda ekmek ve tahıllar grubunda süregelen yüksek fiyat artışları kasım ayında yüzde 3,32 ile belirgin şekilde hızlandı. Diğer işlenmiş gıda fiyatları yüzde 1,6 artarken, gerek döviz kuru gelişmeleri gerekse uluslararası fiyatlara bağlı olarak katı ve sıvı yağ fiyatları aylık yüzde 5,11 yükselişle öne çıktı. Özetle, gıda grubu enflasyonundaki yükselişte döviz kuru gelişmeleri, uluslararası tarımsal emtia fiyatlarının seyri ve mevsim geçişine bağlı arz yönlü unsurların etkisi hissedildi.

Gıdada fiyat artışlarını körükleyenlerin arasında beklentiler de yer alıyor. Sanayiciler, fiyatları artıranların stokçu ve spekülatörler olduğunu, var olan buğdayın bile piyasaya çıkarılmadığından şikayet ediyor. Sanayiciler, bu ay için buğdayda fahiş denebilecek yüzde 45 civarında zam beklenildiğini belirtiyorlar.  

Diğer taraftan dünya da merkez bankalarının genişleme politikaları sebebiyle piyasada oluşan paralarla rekor seviyede tarım emtiası vadeli işlem sözleşmelerinin el değiştirdiği ve söz konusu işlemlerin de gıda fiyatlarını yükselttiğinden bahsediliyor. Hükümetler ise yükselen gıda fiyatları karşısında endişelerini gizleyemiyorlar.

Türkiye’ye enflasyon uyarısı

Kasım ayı enflasyonu beklentilerin  2 puan üzerinde yüzde 14,03 çıkan Türkiye’ye ABD’li banka JP Morgan enflasyon uyarısında bulundu. TÜFE rakamının kırılganlıkları yeniden hatırlattığı ifade edilen JP Morgan raporunda, yeni ekonomi yönetiminin yapısal reformları da gündemine alarak piyasaya moral verdiği ancak söz konusu politikalara eksiksiz uyulması gerektiğine dikkat çekti.

Hükümetin özellikle ekonomideki yeni yol haritasında hata yapma lüksünün olmadığını, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’dan gelen açıklamaların TCMB Başkanı Naci Ağbal’dan da beklenildiğini kaydetti.  JP Morgan raporunda yılsonu enflasyonunu yüzde 12,8’den yüzde 14,1’e yükselttiklerini belirterek, fiyat istikrarı konusunda sıkı finansal duruşun devam etmesi gereğine inandıklarını belirtti. JP Morgan 2021 yılsonu enflasyon rakamını da tek haneli değil 10,5 olarak değerlendirdiklerini raporuna ekledi.

Dünyada 6 yılın en yükseği

BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) Kasım endeksine göre gıda fiyatları son 6 yılın en yüksek seviyesine çıktı. FAO gıda endeksi Ekim ayına göre yüzde 3,9 ve geçen yılın Kasım ayına göre yüzde 6,5 artarak 105 puana gerçekleşti. FAO söz konusu fiyat artışının 2014 yılından bu yana zirve olduğunu bildirdi.

FAO endeksine göre gıdada en yüksek üçüncü fiyat artış yüzde 14,5 ile stokların i daralması sebebiyle bitkisel yağda gerçekleşti. Palm yağı, ayçiçek, soya ve kolza tohumu yağı fiyatlarındaki artış gıdada grubu birinci sıraya taşıdı. Soya yağındaki artışta Güney Amerika’da azalan ihracat ve Hindistan’da artan ithalat etkili oldu.  

Tahıl fiyatları endeksi ise Kasım'da bir önceki aya göre yüzde 2,5 ile ılımlı bir yükseldi. Bu artış ise yıllık yüzde 19,9 olarak ölçüldü. Tahıl endeksi 5 aydır aralıksız artış gösteriyor. Tahıl fiyatlarındaki artışa yüksek ihracat rakamları neden oluyor. Arjantin’de düşük hasat ve azalan ihracat, ABD ve Ukrayna’da zayıf üretim beklentileri ile Çin’den gelen yüksek talep tahıl fiyatlarını yükseltiyor.

Hayvancılığı da etkiliyor

Dünyada yemlik tahıllar da aynı ölçüde artışlarını sürdürüyor. Söz konusu fiyat artışlarının hayvancılığı da olumsuz etkileyeceği ve et fiyatlarını yukarı çekeceği kaydediliyor. FAO, pandemi, kuraklık ve diğer olaylar sebebiyle 2020 yılı için küresel tahıl üretim tahminini 2 milyar 742 milyon tona düşürdü.

Yağ ve tahıl ile birlikte şeker fiyatları da yükselişte. Ekim ayına göre yüzde 3,3 yükselen şeker fiyatlarını Nikaragua, Honduras ve Guatemala’daki kasırgalar etkiledi. Ayrıca şeker fiyatlarındaki artış olumsuz hava koşulları nedeniyle Avrupa Birliği, Rusya ve Tayland'daki hasadın azalacağı ve küresel üretimin yetersiz kalacağı kaygılarıyla devam etti. Süt ürünleri fiyatları da aylık olarak yüzde 0,9 artarak yaklaşık 18 ayın en yüksek düzeyine ve et fiyatları da dokuz aylık düşüş trendini sonlandırarak yüzde 0,9 yükselse de geçen yılın yüzde 13,7 altında kaldı. FAO, sadece hububat ve bakliyat fiyatlarının son 7 ayda yüzde 30 arttığını vurguluyor.

Gıdada ne yapmak gerekiyor

Birçok analist gıda enflasyonundaki artışın küresel kaynaklı olması hasebiyle Türkiye’de de devam edeceğini, ancak yurt içinde yapılacak iyileştirmelerle gıda fiyat artışı baskısının hafifletilebileceğini söylediler. Ekonomi yönetiminin dünyaya da bakarak bekle-gör politikasını devam ettireceğini ve faiz artışlarını her an gerçekleştirebileceğini belirten analistler, 24 Aralık’taki Para Piyasası Kurulu (PPK) toplantısında 100-150 baz puanlık bir artışın TCMB’nin elini rahatlatabileceğini, kur baskısının hafiflemesiyle gıda fiyatları üzerindeki etkinin minimize edilebileceğini kaydettiler .

Sadece para politikalarıyla enflasyonun düşürülmesinin mümkün olmadığını dile getiren analistler, gıda fiyatlarının gerilemesi için tarla, hal ve tüketici üçgeninde yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu anlattılar. Analistler, ürün artışının yanında ürün toplama, depolama, lojistik alan ve hallerdeki iyileştirmelerle ıskarta ürün miktarının azaltılabileceği, içerisinde vergi de dahil girdi maliyetlerini düşüren uygulamalar ve israftan kaçınarak gıda fiyatlarındaki yükselişteki hızın azaltılabileceğini vurguladılar.

Yüksek gelen enflasyon piyasanın hızını kesemedi

Yeni ekonomi yönetimi birikimli kur geçişgenliği ve gıda fiyatları etkisiyle beklentilerin ötesinde yüksek Kasım ayı enflasyonu ile karşılaştı. Enflasyonun Aralık ve 2021’in ilk çeyreğinde ne yapabileceği ekonomi yönetimi uygulamalarının sahaya inmesiyle belli olacak. Ekonomi ve hukuk alanında atılan adımların hızlandırılması ve çeşitlendirmesi enflasyondaki başarıyı ortaya koyacak. Yeni ekonomi yönetimine güvenen piyasa yüksek gelen Kasım ayı enflasyon rakamlarını önemsemedi ve gelecek aylar için borsa, tahvil ve dövizde bugünden yatırımlarına başladı.

Birçok ekonomist para politikasında etkin bir iletişim beklediklerini, hatta enflasyonun düşürülmesinde faiz hamlesine bile gerek olmayabileceğine vurgu yaptılar. Ekonomistler, kurdaki istikrarın korunabilmesi ve gıda enflasyonuna yönelik yapılacak hamlelerin enflasyonun geçici etkilerini ortadan kaldırabileceğine dair mesajlar verilmesi halinde hamlenin faiz artışından daha etkili olabileceğine dikkat çektiler.

Geçen hafta rekor fiyat artışı yapan bakırın yerini bu hafta demir aldı. Demir fiyatları rekor artışla tonu 142,75 dolara kadar çıktı. Demir fiyatlarının artmasında arz sıkışıklığı, stok zayıflığı ve Çin’in yüksek talebi etkili oldu. Diğer yandan Japonya'nın 2030'lu yılların ortalarında konvansiyonel araç satışlarını yasaklayacağı ve 2050'den itibaren de tamamen elektrikli araçlara geçilmesine yönelik hazırlıklar yaptığına ilişkin haberlerin etkisiyle platin fiyatları ons başına yüzde 2 çıkışla 1035 dolara kadar yükseldi. Bazı bakır ve nikel cevherlerinde bulunan platin, kuyumculukta, laboratuvar cihazlarında, elektrik kontaktlarında, diş hekimliğinde ve otomobil egzoz kontrol cihazlarında kullanılıyor.

Yurt içinde beklenti dışı gelen yüksek Kasım enflasyonuna fazla aldırış etmeyen piyasada ise bu hafta borsa yüzde 0,16 değer kazandı. Euro yüzde 1,13 prim yaparken altın yatırımcısı yüzde 2,81 ile haftanın en fazla kazananı oldu. Dolar ise yüzde 0,66 oranında değer yitirdi.

Piyasada 1000 TL’lik yatırım borsada 1001,6 lira, euroda 1011,3 lira, altında 1028,1 lira, dolarda 993,4 lira oldu.

Gelecek hafta piyasalar yurt içinde Kasım ayı hazine nakit gerçekleşmeleri, Hazine 2 ve 5 yıl vadeli tahvil ihracı (7 Aralık Pazartesi), Hazine 10 yıl vadeli tahvil ihracı (8 Aralık), 5,3 milyar liralık Hazine borç itfası (9 Aralık), Eylül ayı işsizlik oranları, yabancıların piyasa yatırımları (10 Aralık) ve cari işlemler dengesi (11 Aralık) verilerini takip edecek. Yurt dışında ise, Euro Bölgesi’nde Sentix yatırımcı güveni, Almanya’da Ekim ayı sanayi üretimi (7 Aralık), Euro Bölgesi’nde istihdam, ZEW araştırması, büyüme, AB dışişleri bakanları toplantısı, ABD’de istihdam (8 Aralık), Almanya’da dış ticaret dengesi, cari işlemler dengesi, ABD’de mortgage başvuruları, toptan stoklar, JOLTS iş imkanları verisi (9 Aralık), Euro Bölgesi ECB faiz kararı, AB liderler zirvesi, ABD TÜFE (10 Aralık), Euro Bölgesi AB liderler zirvesi, ABD ÜFE, Michigan tüketici güven endeksi (11 Aralık Cuma) gelişmeleri izlenecek.

BIST 100… Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi, en düşük 1.283,58, en yüksek 1.338,95 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,16 artarak 1.330,87 puandan tamamladı. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye kararını bekleyen borsa, hafta başı bu veriyi gündemine alacak. Borsada tek olumsuzluk bankacılık endeksinin yüzde 0,68 kaybetmesi oldu. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın müspet açıklamaları borsadaki enflasyonun olumsuz etkisini kırdı. Hazine ihaleleri ve itfasının borsayı sürükleyeceği düşünülüyor. Endeksin haftaya 1320 – 1350 arasında hareket edeceği tahmin ediliyor.

DOLAR/TL… ABD doları Türk Lirası karşısında yüzde 0,66 değer kaybederek 7,7890 liraya düştü. İyimser havayla dolardaki düşüş devam ederse halen 7,80 seviyesinde bulunan kur 7,78’i aşağı yönlü kırarsa 7,75’lere kadar inebilir. 7,84’ün yukarı yönlü kırılması durumunda ise yeniden 7,9’lu rakamlar gündeme gelebilir. Türkiye’nin CDS’lerinin 368’lerde olması da TL’ye destek veriyor.

EURO/TL… Avrupa parası euro, TL’ye karşı yüzde 1,13 yükseldi ve 9,4640 liradan haftayı kapattı. ABD’de teşvik paketindeki belirsizlik 90,7’ye inen doların değer kaybetmesine sebep olurken Euro Bölgesi’nin ekonomiye ve pandemiye yönelik daha net duruşu euroya değer kazandırıyor. Bakan Lütfi Elvan’ın müspet açıklamaları TL’nin euro karşısında daha fazla değer kaybetmesini önledi. Euronun TL’ye karşı orta vadeli yükseliş trendinde olmasına karşılık TL’nin yeni ekonomi yönetimiyle birlikte kazandığı direnç euro/TL kurunu 9,40’ların altına çekmesi beklenebilir. Direnç olarak ise yukarıda 9,50’li rakamlar görünüyor.

ALTIN… Haftanın en fazla kazandıran yatırım aracı altın oldu. Yurt dışında ABD’deki teşvik paketi belirsizliği ve gerileyen dolar fiyatları altına yukarı yönlü ivme kazandırıyor. Hafta içinde en yüksek 1844 doları gören ons altın dolara göre seyrini yukarı yönlü sürdürme peşinde. Doların gerilemesi altını 1870’li seviyelere yeniden taşıyabilir. Dolardaki düşük seyre karşılık yurt dışı altın fiyatları yurt için altın fiyatlarını etkiliyor. Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 2,81 kazanımla 460,40 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 2,76 artışla 3.054,00 liraya yükseldi. Geçen hafta 726,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 746,00 liraya çıktı. Gram altın 460 desteğinde hareketini devam ettirirken 465-470’li rakamlar ilk etapta gündeme gelebilir. ABD’den gelecek haberler ise altının yönünde önemli etken.

PETROL… Pandemi, aşı ve emtia fiyatlarının etkisindeki petrol fiyatları dalgalanmaya devam ediyor. Altındaki yukarı yönlü hareket de petrolün aşağı yöneleceğini gösteriyor. Halen 49 dolar seviyesindeki brent petrolde hafta içi gelişmelere göre 45 dolara kadar inebilir. Petrol fiyatlarındaki yüksek dalgalanma sebebiyle OPEC ve petrol koalisyon ülkeleri her ay toplanma kararı aldı. Söz konusu toplantılarda OPEC 500 bin varili geçmeyecek artışları kararlaştıracaklar.

analizgazetesi.com.tr / yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar