Eylül ayı yeniden bir doğuştur.

Eylül aslında bir şeylerin bitişi ve yeni bir şeylerin başlangıcıdır

Eylül ayı geldiğinde ayrı bir hüzün kaplar insanı.

Tabiat bir başka bahara kadar vedaya hazırlanır.

Sarının, kızılın her tonu sarar her yeri.

Yapraklar rüzgarların peşi sıra koşturup durur. Eylül hüzünlerin ve ayrılıkların ayıdır.

Tabiatın farklı bir yüzünü görmeye başlarız. Bu farklı yüz bize başlangıçların bir sonu olduğunu, hayatın ve ölümün iç içe olduğunu hatırlatır.

Yeniden doğuşa hazırlanmak için tüm hüzünlerimizi, kırgınlıklarımızı, kızgınlıklarımızı rüzgara bırakma zamanının geldiğini de hatırlatır bizlere.

Aynı zamanda hayatta kalabilmek için zamanın tüm şartlarına rağmen direnebilmeyi ve hayata tutunmak ve yeniden doğmak için fazlalıkları atmayı.

Şimdi tüm yapraklarımızı döküp, ruhumuzu yağmurlarla yıkama zamanı.

Eylülü sadece hüzün olarak adlandırmakta eylülün ruhuna yapılan bir haksızlıktır.

Hani diyor ya;  Şair Ümit Yaşar Oğuzcan,

Bir eylüldü başlayan içimde

Ağaçlar dökmüştü yapraklarını

Çimenler sararmıştı

Rengi solmuştu tüm çiçeklerin

Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı

Katar gidiyordu kuşlar uzaklara

Deli deli esiyordu rüzgar

Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa

Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar…

Kalın Sağlıcakla

 

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar