Hayalleri dahi Türkiye realitesine yetişemez!

Merkez Bankası (TCMB), faizi sabit tuttuğu son Ekim ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur seviyesinin gelecek dönemde dış ticaret dengesiyle birlikte cari işlemler açığını destekleyeceğini bildirdi.

Bazı kesimler dudak bursa da güneş balçıkla sıvanmıyor tabii… Türkiye ekonomisinin reel görüntüsü pozitif. Yani Türkiye ekonomisi dirençli, üretim, büyüme ve ihracat noktasında dengi ülkelerin üzerinde olduğu gibi, birçok gelişmiş denen devletleri de yaya bırakacak güçte.

İşte dün açıklanan Reel Kesim Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranı durumu açıkça gösteriyor. Dünyanın hiçbir ekonomisinde veya başka ülkede Türkiye’nin sahip olduğu bu verilere rastlayamazsınız.

***

Reel Kesim Güven endeksi (RKGE), reel sektör yani üreten kesim temsilcilerinin ekonomik görünüme ilişkin genel izlenimlerini ortaya koymak amacıyla, İktisadi Yönelim Anketi’nin, farklı sorularına verilen yanıtların birlikte değerlendirilerek özetlendiği bir parametre.

Kapasite Kullanım Oranı (KKO) da bir işletme ya da ülke ölçeğinde toplam üretim kapasitesinin ne kadarının kullanıldığını gösteren data.

Daha açalım, mesela bir fabrikanın gerçekte 100 birim mal üretebilecek kapasitesi varken 60 birim üretim yapıyor olması o işletmenin yüzde 60 kapasite oranı ile çalıştığına işaret ediyor.

Merkez Bankası’nın açıkladığı Ekim ayı RKGE ile KKO’nun özellikle Haziran’dan bu yana yukarı yönlü iyileştiğini görüyoruz. Nitekim Eylül ve Ekim ayı oranları ekonomideki toparlanmanın hızla arttığını ve gelecek için daha iyi rakamların geleceğini haber veriyor.

***

Nasıl mı? İzah edeyim…

RKGE bu ay 2,8 puan artarak 108,1’e çıkmış… Mevsimsellikten arındırılmış RKGE de 4 puan artış ile 109,7 seviyesine gelmiş.

RKGE’nin Eylül’de 0,9 puan azalarak yüzde 105,3’e gerilediğine pek bakmayın. Zira aynı dönemde mevsimsellikten arındırılmış RKGE-MA 0,5 puan yükselerek 105,7’ye çıkmış ve artışın Ekim ayında devam edeceğine dikkat çekmiş.

Diğer taraftan Ekim ayı Kapasite Kullanım Oranı da 0,8 puan artışla yüzde 75,4 olurken mevsimsellikten arındırılmış oran yüzde 74,9 seviyesinde gerçekleşmiş. KKO Eylül'de de bir önceki aya göre 1,3 puan artarak yüzde 74,6 seviyesine yükselmiş.

Açıkçası her iki veride de giderek artan sağlıklı bir ivme göze çarpıyor.

***

Bu yazıyı okuyan bazı kişilerin, “Dolar 8 lirayı geçti… Euro 10 liraya gidiyor… Banka faizleri yüzde 20’ye dayandı… Sen hâlâ ekonomi sağlam diyorsun!” ithamlarını duyar gibiyim…

Dövizin veya faizlerin yukarılarda gezinmesi, reel ekonominin genel görüntüsünü vermez. Zira döviz piyasaları speküle edilebilmeye ardına kadar açık bir alan. Tabii borsa da öyle. Küçük bir haber veya piyasanın hoşuna gitmeyen bir gelişme; rakamları birden baş aşağı çevirebileceği gibi, iyi haberler de borsayı zirvelere taşıyabilir, dövize dip yaptırabilir. Buralarda fazla gerçeklik aramak yanlış olur.

Son örneği Fransa… Türkiye’nin jeopolitik risklerini artırmada ABD ile birlikte yarışan devletlerden Fransa’nın bölgede müstevli siyasetini artırması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa mallarına karşı boykot çağrısı finansal piyasalarda oynaklığa yol açtı. Borsa yüzde 3’ün üzerinde düşerken dolar ve Euro yaklaşık yüzde 1,5 değer kazandı.

***

Şimdi döviz değer kazandı, borsa değer kaybetti diye üretim mi düştü? İhracat mı geriledi? İşsizlik mi arttı? Yoksa Türkiye ekmek bulamayacak duruma mı düştü?

Tabii ki hiçbiri değil. Türkiye verilerin de gösterdiği gibi reel ekonomisi dimdik ayakta. Tüm engellemelere rağmen üretmekten geri kalmıyor.

Fransa’nın rakamları, söylemleri ve duruşu gerçeği yansıtmıyor ama Türkiye realitesi bir güneş gibi parlıyor.

Türkiye’nin son 3 yıldır Fransa’dan gerçekleştirdiği ithalat düşüyor. Türkiye’nin Fransa’ya yaptığı ihracat ise son 5 yılın zirvesinde. 2020 yılı söz konusu gerçeği daha pekiştirecek.

Doğru olmayan söylemlerle Türkiye’yi her ortamda kötülemeye, küçümsemeye, piyasalarını bozmaya çalışan Fransa mı üretiyor, yoksa KKO’sunu, sanayi üretimini, büyümesini ve ihracatını giderek artıran, dış ticarette Fransa’yı paspas yapan Türkiye mi?

Mamafih Fransa’nın hayalleri bile Türkiye gerçeklerine yetişemez!

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar